İçinde ağla olan 8 harfli 42 kelime var. İçerisinde AĞLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağla olan kelimeler listesine ya da Sonu ağla ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A A L Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

AĞA, ALA

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞLAKLIK
...
AĞLANMAK

  1. [nsz] Ağlama işi yapılmak
    • "Atatürk'ün arkasından çok ağlandı."

ÇAĞLAMAK

  1. [nsz] Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak
    • "Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden." (Ömer Bedrettin Uşaklı)
  2. Coşmak
    • "Musiki, gönüllerin hüzünleriyle zevklerinin birleştiği sınırda çağlayan sesleridir." (Abdülhak Şinasi Hisar)

ÇAĞLAYAN

  1. [isim] Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar
    • "Yüksekten karşıda çağlayanın şırıltısı duyuluyordu." (Ömer Seyfettin)

SAĞLANIŞ

  1. [isim] Sağlanma işi veya biçimi

BAĞLAŞIK

  1. [sıfat] Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik
  2. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim)

AĞLAŞMAK

  1. [nsz] Birlikte ağlamak
    • "Onlar, hanım, evlatlık bir türlü birbirlerinden ayrılamayarak karanlıkta ağlaşıyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [nsz] Sızlanmak

BAĞLAŞMA

  1. [isim] Bağlaşmak işi, ittifak

BAĞLAYIŞ

  1. [isim] Bağlama işi veya biçimi

AĞLAMALI

  1. [sıfat] Ağlayacak gibi olan
    • "O içeride kızı dövüyor, biz burada ağlamalı oluyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Acıma duygusu uyandıracak durumda olan

AĞLAYICI

  1. [isim] Ölünün ardından ağlamak için para ile tutulan kimse, ağıtçı, yasçı
    • "Eskiden tabutlar arkasında para ile tutulmuş ağlayıcılar giderdi." (Falih Rıfkı Atay)

DAĞLAYIŞ

  1. [isim] Dağlama işi veya biçimi

BAĞLANIM

  1. [isim] Bağlanma işi veya biçimi
  2. Siyasal veya sosyal konularda yan tutma

SAĞLAMAK

  1. [-i] Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
    • "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık." (Haldun Taner)
  2. Elde etmek, sahip olmak
    • "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti." (Yaşar Nabi Nayır)
  3. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak

AĞLATMAK

  1. [-i] Ağlamasına yol açmak

YAĞLAMAK

  1. [-i] Yağ sürmek
  2. Sürtünen iki yüzey arasına, kaymayı kolaylaştırmak için yağlı bir madde sürmek
  3. Dalkavukça övmek, yağ çekmek

AĞLATICI

  1. [isim] Ağlamaya yol açan şey

YAĞLANIŞ
...
ÇAĞLAYIŞ

  1. [isim] Çağlama işi veya biçimi

SAĞLAMCA

  1. [sıfat] Oldukça sağlam, sağlama yakın
  2. [zarf] (sağla'mca) Sağlam olarak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü