İçinde ağl olan 9 harfli 21 kelime var. İçerisinde AĞL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağl olan kelimeler listesine ya da sonu ağl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ağl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L Ğ

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞLAYICI

  1. [sıfat] Bağlama niteliği olan
  2. [dil bilgisi] Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan
    • "Yan cümlede bağlayıcı sözcükler, temel birleşende ise söz konusu bağlayıcı unsurlara uygun olarak karşılık sözcükler kullanılır." (Mehman Musaoğlu)
  3. Uyulması zorunlu
    • "Anayasanın bağlayıcı hükümleri."
  4. [kimya] Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü
YAĞLIDERE

  1. [isim] Giresun iline bağlı ilçelerden biri
BAĞLATMAK

  1. [-i] Bağlama işini yaptırmak
    • "Şu telefonu bağlatmış olsan haberin olurdu, diyerek içeri girdi." (Nihal Yeğinobalı)
YAĞLANMAK

  1. [nesnesiz] Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak
  2. Yağ oluşmak
    • "Kısacık boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Yağdan kirlenmek
    • "Saçlarını taramış, yakası pek yağlanan eski cübbesini değiştirmiş..." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Yağ sürünmek
    • "Artık çayırlıklarda soyunup yağlanıp güreşemiyorlardı." (Ömer Seyfettin)
DAĞLATMAK

  1. [-e, -i] Dağlama işini yaptırmak
YAĞLATMAK

  1. [-i] Yağlama işini yaptırmak
    • "Maslak’ta, mobil istasyonunda arabayı yağlatmak, yağını değiştirmek için sıra bekliyorum." (Necati Cumalı)
BAĞLAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek
    • "Yumuşak kalpli çocuklar etraflarında birbirleriyle bağlaşan büyüklerin aralarında daima daha fazla muhabbet bulunduğunu görmek isterler." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TEREYAĞLI

  1. [sıfat] Tereyağı ile yapılmış
    • "Tereyağlı baklava."
SAĞLIKSIZ

  1. [sıfat] Sağlık durumu iyi olmayan, sağlığı bozuk; sıhhatsiz
  2. Sağlığa zararlı; gayrisıhhi
  3. [mecaz] Sağlam, doğru, güvenilir olmayan
SAĞLIKSAL

  1. [sıfat] Sağlıkla ilgili; hijyenik
SAĞLATMAK

  1. [-i] Sağlama işini yaptırmak
BAĞLANMAK

  1. [-e] Bağlama işine konu olmak
    • "Ceviz ağacının bir dalına bağlanmış salıncak, hafif hafif kıpırdanıyordu."
  2. Sevmek, içten bağlı olmak
    • "Ona bağlandığım kadar / Hiçbirine bağlanmadım / Sade kadın değil, insan" (Orhan Veli Kanık)
  3. Yalnızca belli bir işle uğraşmak
  4. [nesnesiz] Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek
    • "Gülseren abla yiğit kadın, Yıldırım'ın ölümünden sonra, bağlanan emekli maaşını kabul etmedi." (Ahmet Ümit)
  5. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak; angaje olmak
  6. [nesnesiz, mecaz] Beklenen şey elde edilmez olmak
SAĞLANMAK

  1. [nesnesiz] Sağlama işine konu olmak
    • "Bu evin geçimi nasıl sağlanıyor?" (İhsan Oktay Anar)
AĞLAMAKLI

  1. [sıfat] Ağlar gibi olan, neredeyse ağlayacak durumda olan; ağlamalı, ağlamsı
    • "Çoğu ağlamaklı bu türlü şarkıları aslında sevmediklerini anlamışlar." (Necati Cumalı)
KARADAĞLI

  1. [isim] Bir tür toplu tabanca
SAĞLAMLIK

  1. [isim] Sağlam olma durumu; berklik, kavilik
    • "Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
BAĞLAMACI

  1. [isim] Bağlama yapan veya satan kimse
    • "Erzurumlu Hafız Kemal adında bir bağlamacı, kendi yaptığı çalgıdan bilgi verirken asıl âşık sazı meydan sazı olup bugün Anadolu’da emsali kalmamıştır, diyor." (Salih Turhan)
  2. Bağlama çalan kimse
    • "Bağlamanın teknesini parçalayıp yeniden tutkallamakla sesinin açılacağına inanıldığından bağlamacılarca yamalı bağlama daha makbul sayılır." (Nail Tan)
DAĞLANMAK

  1. [nesnesiz] Dağlama işine konu olmak
YAĞLAYICI

  1. [isim, teknik] Makine, motor vb.ni oluşturan parçaları yağlama işinde kullanılan araç
BAĞLAMSAL

  1. [sıfat] Bağlam ile ilgili
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü