Başında ağl olan 29 kelime var. Ağl ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ağl olan kelimeler listesine ya da sonu ağl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ağl bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
AĞLATABİLMEK, AĞLAYABİLMEK, AĞLAYIVERMEK
AĞLATABİLME, AĞLAYABİLME, AĞLAYICILIK, AĞLAYIVERME
AĞLAMAKLIK
AĞLAMAKLI
AĞLAKLIK, AĞLAMALI, AĞLANMAK, AĞLAŞMAK, AĞLATICI, AĞLATMAK, AĞLAYICI
AĞLAMAK, AĞLAMSI, AĞLANMA, AĞLANTI, AĞLAŞMA, AĞLASUN, AĞLATIŞ, AĞLATMA, AĞLAYIŞ
AĞLAMA, AĞLATI
AĞLAK
AĞLI
Ağl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞLAYABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Ağlama ihtimali bulunmak
-
Ağlama becerisi bulunmak
-
[nesnesiz]
Ağlama ihtimali bulunmak
- AĞLAYIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak ağlamak, ağlamayı alışkanlık edinmek
-
[nesnesiz]
Çabucak ağlamak, ağlamayı alışkanlık edinmek
- AĞLATABİLMEK
-
-
[-i]
Ağlatma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Ağlatmaya gücü yetmek
-
[-i]
Ağlatma ihtimali veya imkânı bulunmak
- AĞLATABİLME
-
-
[isim]
Ağlatabilmek işi
-
[isim]
Ağlatabilmek işi
- AĞLAYABİLME
-
-
[isim]
Ağlayabilmek işi
- "Ağlayabilme yeteneğimin ruhuma geri dönmesi için meçhul bir şeye yalvarmayı deniyorum."
-
[isim]
Ağlayabilmek işi
- AĞLAYICILIK
-
-
[isim]
Bakınız ağıtçılık
-
[isim]
Bakınız ağıtçılık
- AĞLAYIVERME
-
-
[isim]
Ağlayıvermek işi
-
[isim]
Ağlayıvermek işi
- AĞLAMAKLIK
-
-
[isim]
Ağlamaklı olma durumu
-
[isim]
Ağlamaklı olma durumu
- AĞLAMAKLI
-
-
[sıfat]
Ağlar gibi olan, neredeyse ağlayacak durumda olan; ağlamalı, ağlamsı
- "Çoğu ağlamaklı bu türlü şarkıları aslında sevmediklerini anlamışlar."
-
[sıfat]
Ağlar gibi olan, neredeyse ağlayacak durumda olan; ağlamalı, ağlamsı
- AĞLAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birlikte ağlamak
- "İhtiyarlar, analar, çocuklar ağlaşıyor / Gökten geniş bir yürek matemimi taşıyor"
-
[nesnesiz, -le]
Birlikte ağlamak
- AĞLAKLIK
-
-
[isim]
Ağlak olma durumu
-
[isim]
Ağlak olma durumu
- AĞLAYICI
-
-
[isim]
Bakınız ağıtçı
- "Eskiden tabutlar arkasında para ile tutulmuş ağlayıcılar giderdi."
-
[isim]
Bakınız ağıtçı
- AĞLATICI
-
-
[sıfat]
Ağlatan, insanı ağlatacak kadar duygulandıran
-
[sıfat]
Ağlatan, insanı ağlatacak kadar duygulandıran
- AĞLAMALI
-
-
[sıfat]
Bakınız ağlamaklı
-
[sıfat]
Bakınız ağlamaklı
- AĞLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ağlama işi yapılmak
- "Atatürk'ün arkasından çok ağlandı."
-
[nesnesiz]
Ağlama işi yapılmak
- AĞLATMAK
-
-
[-i]
Ağlamasına yol açmak
- "Meşrutiyet onun için ölümdür; o zulmetmeden, öldürtmeden, ağlatmadan, kan ve gözyaşı döktürmeden yaşayamaz, ölür."
-
[-i]
Ağlamasına yol açmak
- AĞLANTI
-
-
[isim]
Hafif hafif ağlama
- "Şehrin dar sokaklarında günlerce ağlantı, inilti işitiliyor."
-
Bakınız şikâyet
- "Her otelin ağlantı defteri var. Yatağını, yemeğini beğenmezsen ağlantı defterine yazarsın."
-
[isim]
Hafif hafif ağlama
- AĞLATIŞ
-
-
[isim]
Ağlatmak işi
-
[isim]
Ağlatmak işi
- AĞLAMSI
-
-
[sıfat]
Bakınız ağlamaklı
- "Sesi karıncalandı, ağlamsı bir hâl aldı."
-
[sıfat]
Bakınız ağlamaklı
- AĞLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek
- "Annemi ölmüş gördüm rüyamda / Ağlayarak uyanmışım"
-
[mecaz]
Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak
-
[-den, mecaz]
Herhangi bir şeyden yakınmak
-
[-e, mecaz]
Bir duruma üzülmek
- "Şu kara bahtıma ağlıyorum."
-
[nesnesiz]
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek