İçinde ağl olan 8 harfli 50 kelime var. İçerisinde AĞL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağl olan kelimeler listesine ya da Sonu ağl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAĞLAMAK

  1. [-i] Yağ sürmek
  2. Sürtünen iki yüzey arasına, kaymayı kolaylaştırmak için yağlı bir madde sürmek
  3. Dalkavukça övmek, yağ çekmek

SAĞLAMCA

  1. [sıfat] Oldukça sağlam, sağlama yakın
  2. [zarf] (sağla'mca) Sağlam olarak

SAĞLAYIŞ
...
AĞLAYICI

  1. [isim] Ölünün ardından ağlamak için para ile tutulan kimse, ağıtçı, yasçı
    • "Eskiden tabutlar arkasında para ile tutulmuş ağlayıcılar giderdi." (Falih Rıfkı Atay)

NAMAĞLUP

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Mağlup olmamış, hiçbir yenilgi almamış

BAĞLAŞMA

  1. [isim] Bağlaşmak işi, ittifak

BAĞLAŞIK

  1. [sıfat] Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik
  2. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim)

BAĞLANMA

  1. [isim] Bağlanmak işi

AĞLANMAK

  1. [nsz] Ağlama işi yapılmak
    • "Atatürk'ün arkasından çok ağlandı."

BAĞLILIK

  1. [isim] Bağlı olma durumu, merbutiyet
  2. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat
    • "Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz." (Anayasa)
  3. Bağlılaşım

ÇAĞLAYIK

  1. [isim] Yerden ses çıkararak, gürültüyle kaynayarak çıkan genellikle sıcak su, kaynak

AĞLAMALI

  1. [sıfat] Ağlayacak gibi olan
    • "O içeride kızı dövüyor, biz burada ağlamalı oluyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Acıma duygusu uyandıracak durumda olan

SAĞLANIŞ

  1. [isim] Sağlanma işi veya biçimi

BAĞLAÇLI

  1. [sıfat] Bağlacı olan

BAĞLAŞIM

  1. [isim] Eşleme
  2. Aralarında ortak çıkar bulunan devletler ilişkisi
  3. Bir dizgenin veya alt dizgenin başka bir dizge üzerindeki etkisi

YAĞLATMA

  1. [isim] Yağlatmak işi

DAĞLAMAK

  1. [-i] Kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak
  2. Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak
    • "Kızgın maşa demirini al da kollarını dağla dese dağlayacakmışım." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Çok sıcak, soğuk veya acı, bir şey, yakmak
    • "Soğuk yüzünü dağladı. Biber ağzını dağladı."
  4. Acısı yüreğine işlemek

DAĞLANIŞ

  1. [isim] Dağlanma işi veya biçimi

AĞLATMAK

  1. [-i] Ağlamasına yol açmak

ÇAĞLAMAK

  1. [nsz] Su, köpürerek ve ses çıkararak coşkun bir biçimde akmak
    • "Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden." (Ömer Bedrettin Uşaklı)
  2. Coşmak
    • "Musiki, gönüllerin hüzünleriyle zevklerinin birleştiği sınırda çağlayan sesleridir." (Abdülhak Şinasi Hisar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü