İçinde ağl olan 8 harfli 50 kelime var. İçerisinde AĞL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağl olan kelimeler listesine ya da Sonu ağl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞLAŞMA

  1. [isim] Bağlaşmak işi, ittifak

AĞLANMAK

  1. [nsz] Ağlama işi yapılmak
    • "Atatürk'ün arkasından çok ağlandı."

BAĞLAŞIK

  1. [sıfat] Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik
  2. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim)

YAĞLIKÇI

  1. [isim] Havlu, çevre, çamaşır vb. satan kimse
  2. Gelinlik, tel, duvak vb.ni kira ile veren kimse

SAĞLANMA

  1. [isim] Sağlanmak işi

YAĞLATMA

  1. [isim] Yağlatmak işi

AĞLAKLIK
...
SAĞLATMA
...
SAĞLIKLA
...
SAĞLIKÇI
...
BAĞLAMAK

  1. [-i] Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak
    • "Gemiyi iskeleye bağlamak."
  2. Düğümlemek
    • "İpi ipe bağlamak."
  3. [-i] Yara ilaç koyup bezle sarmak
    • "Yarayı bağlamak."
  4. [-i] Denk yapmak, paket yapmak
    • "Yatakları bağlamak. Eşyayı bağlamak."
  5. [nsz] Oluşmak, tutmak, meydana gelmek
    • "Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı / Her yüze çiziyordu bir hüzün kırışığı." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  6. Bir iş veya kimse için ayırmak, tahsis etmek
    • "Birine haftalık bağlamak."
  7. Anlaşma yapmak
    • "İşleri sözleşmeye bağlamak."
  8. [-i] Uyulması zorunlu olmak
    • "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır." (Anayasa)
  9. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak
    • "Bu iş beni çok bağladı."
  10. [-i] Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak
  11. [-i] Geçişi engellemek
    • "Bütün yolları bağlamışlar."
  12. [-i] Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek
  13. [-i] Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek
  14. Gönlünü kazanmak
    • "Bu davranışınız beni size bağladı."
  15. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak
  16. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak
    • "Kızım, ne yapsak da seni bu eve bağlayabilsek acaba?" (Reşat Nuri Güntekin)

ZAĞLAMAK

  1. [-i] Bileylemek

BAĞLAYIŞ

  1. [isim] Bağlama işi veya biçimi

DAĞLILIK
...
DAĞLATMA

  1. [isim] Dağlatmak işi

BAĞLANAK

  1. [isim] Bağlantı
    • "Bu kopuk kopuk, küçük yaşantıların ekseni, tek bağlanağı da kendisi." (Haldun Taner)

BAĞLAÇLI

  1. [sıfat] Bağlacı olan

YAĞLANMA

  1. [isim] Yağlanmak işi

AĞLAMALI

  1. [sıfat] Ağlayacak gibi olan
    • "O içeride kızı dövüyor, biz burada ağlamalı oluyoruz." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Acıma duygusu uyandıracak durumda olan

DAĞLATIŞ

  1. [isim] Dağlatma işi veya biçimi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü