İçinde ağl olan 6 harfli 15 kelime var. İçerisinde AĞL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağl olan kelimeler listesine ya da sonu ağl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ağl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L Ğ

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞLIK

  1. [isim] Bağ yeri, üzüm bağları çok olan yer
    • "Düşman buradan sonra gerek ordugâha ve gerek bağlık sırtı istihkâmına ateşe başladı." (Talat Bey)
BAĞLAR

  1. [isim] Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
DAĞLIÇ

  1. [isim, hayvan bilimi] Kıvırcık koç ile Karaman koyununun birleşmesinden doğan melez koyun
BAĞLAM

  1. [isim] Bakınız demet
  2. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı; kontekst
    • "Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir." (Ahmet Cemal)
  3. [dil bilimi] Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü; kontekst
  4. [edebiyat] Bakınız bent
ÇAĞLAR

  1. [isim] Bakınız çağlayan
AĞLATI

  1. [isim, tiyatro] Bakınız trajedi
SAĞLIK

  1. [isim] Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği; keyif, sıhhat
    • "Ayrıca bu dönemde seyircinin haklarını ve sağlığını korumak amacıyla bir de tiyatro yönetmeliği hazırlanmıştır." (Metin And)
  2. Sağ, canlı, diri olma durumu
    • "Hatta kilise yetkilileri onun sağlığından endişeye düştüler." (İhsan Oktay Anar)
YAĞLIK

  1. [sıfat] Yağ için ayrılmış, yağ elde etmeye özgü
    • "Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve kalmadığında yağ oranının en yüksek seviyeye çıktığı zaman toplanır." (Eren Akçiçek)
  2. [isim] Sırma işlemeli, büyük mendil; çevre
    • "Osmanlı kadınlığının göz nurunu, el emeğini, üstün zevkini yüzyıllardan beri yiğitçe taşımış, işlemeli, yağlıklar, dantelalar, oyalar..." (Kemal Tahir)
DAĞLIK

  1. [sıfat] Birçok dağın bulunduğu, dağlarla kaplı (bölge)
    • "Memleketimiz geniş kıyıları, göllük, dağlık bölgeleri ile çekici bir turist memleketi olabilir." (Necati Cumalı)
SAĞLAM

  1. [sıfat] Bozulmadan, değişmeden uzun süre varlığını koruyabilen, dayanıklı olan; bek (I), berk, muhkem
    • "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Zarar görmemiş, bozulmamış
    • "Hangi evden istedilerse gittim, dama çıktım, akan delik kiremidi buldum, yerine sağlam kiremit koydum." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  3. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli
    • "Zaten bünyesi pek sağlam değildi, sık sık hastalanıyordu." (Ahmet Ümit)
  4. Belgeye dayanan, doğru, doğruluğuna güvenilen; mevsuk
  5. Gerçek, inanılır bir temeli olan
    • "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın." (Memduh Şevket Esendal)
  6. [zarf] Her hâlde, muhakkak
    • "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
AĞLAMA

  1. [isim] Ağlamak işi
    • "Çocuk haykırarak ağlamaya başlamıştı." (Ayşe Kulin)
SAĞLAK

  1. [sıfat] İşlerini daha çok sağ eliyle gören; solak karşıtı
CAĞLIK

  1. [isim] Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa
BAĞLAÇ

  1. [isim, dil bilgisi] Eş görevli kelimeleri veya söz dizimi unsurlarını birbirine bağlayan kelime türü; rabıt (II), rabıt edatı: ve, ya, veya, ya da vb
MAĞLUP

Kelime Kökeni: Arapça maġlūb

  1. [sıfat] Bakınız yenik (II)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü