İçinde ağl olan 13 harfli 17 kelime var. İçerisinde AĞL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağl olan kelimeler listesine ya da sonu ağl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L Ğ
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇAĞLAYIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak veya ansızın çağlamak
-
[nesnesiz]
Çabucak veya ansızın çağlamak
- BAĞLATABİLMEK
-
-
[-i]
Bağlatma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Onu, herhangi bir vali, bir emniyet amiri bir polise, bir jandarmaya tutturup ellerini bağlatabilir."
-
Bağlatmaya gücü yetmek
- "İsteyen müracaat ederek kok kömüründen elde edilen hava gazını evine bağlatabilir ve böylece evinde gaz ocağı kullanmaktan kurtulurdu."
-
[-i]
Bağlatma ihtimali veya imkânı bulunmak
- ÇAĞLAYANCERİT
-
-
[isim]
Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri
- BAĞLANIVERMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Çabucak bağlanmak
- "Önüme düşenler, benden önce baş salladılar ve iş de kaşla göz arasında iyi bir sonuca bağlanıverdi."
-
[-e, nesnesiz]
Çabucak bağlanmak
- TEKİRDAĞLILIK
-
-
[isim]
Tekirdağlı olma durumu
-
[isim]
Tekirdağlı olma durumu
- YAĞLAYABİLMEK
-
-
[-i]
Yağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Yağlamaya gücü yetmek
-
[-i]
Yağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAĞLANTILILIK
-
-
[isim]
Bağlantılı olma durumu; irtibatlılık
-
[isim]
Bağlantılı olma durumu; irtibatlılık
- ÇAĞLAYABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Çağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Çağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- SAĞLANABİLMEK
-
-
[nesnesiz, -den]
Sağlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Meclisteki kaynaşmalar yatıştı ve normal bir durum sağlanabildi mi?"
-
[nesnesiz, -den]
Sağlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DAĞLAYIVERMEK
-
-
[-i]
Çabucak dağlamak
-
[-i]
Çabucak dağlamak
- DAĞLANIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak dağlanmak
-
[nesnesiz]
Çabucak dağlanmak
- SAĞLAYABİLMEK
-
-
[-i, nesnesiz]
Sağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Sağlamaya gücü yetmek
- "Günlük, bazen da en çok bir haftalık gıdamızı sağlayabilecek kadar bir para veriliyordu."
-
[-i, nesnesiz]
Sağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAĞLAYABİLMEK
-
-
[-e, -i]
Bağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Büyük bir sevinç içinde olan Mevlâna, artık onu muhitine bağlayabilmek için bir çare düşünmüştü."
-
Bağlamaya gücü yetmek
- "O gün lakayıt gibi bir şey olmuş idiyse de bugün mektupları helecanından tıkana tıkana, bayılmaya ramak kalmak bir hâlde olarak bağlayabildi."
-
[-e, -i]
Bağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- DAĞLAYABİLMEK
-
-
[-i]
Dağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Dağlamaya gücü yetmek
-
[-i]
Dağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAĞLATTIRILMA
-
-
[isim]
Bağlattırılmak işi
-
[isim]
Bağlattırılmak işi
- BAĞLANABİLMEK
-
-
[-e, nesnesiz]
Bağlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Denize öyle bağlıdırlar ki ancak bir ülkü adamı ülküsüne böyle bağlanabilir."
-
[-e, nesnesiz]
Bağlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- BAĞLAYIVERMEK
-
-
[-e, -i]
Çabucak bağlamak
- "Hüseyin Ağa, sağlam konuşmasıyla sarsılan gönülleri kendine bağlayıverdi."
-
[-e, -i]
Çabucak bağlamak