İçinde ağa olan 8 harfli 35 kelime var. İçerisinde AĞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağa olan kelimeler listesine ya da sonu ağa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ağa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A Ğ

3 Harfli Kelimeler

AĞA

2 Harfli Kelimeler

AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAKSAĞAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Kargagillerden, karnı beyaz, kanatları ve kuyruğu kül rengi diğer yerleri parlak, kara, uzun kuyruklu kuş; alacakarga, alakarga (Pica pica)
AĞARTMAK

  1. [-i] Bakınız beyazlatmak
    • "O zaman da denizde sakal ağartmış olanların çoğu bu işte bir bit yeniği var diye işkillenmişler." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bakınız beyazlaştırmak
  3. Kuyumculukta gümüşü temizlemek
ÇAYAĞACI

  1. [isim, argo] Tavla vb. oyunlarda sürekli yenilip bir şeyler ısmarlamak zorunda kalan kimse
DAĞARCIK

  1. [isim] Meşin torba
  2. [müzik] Bir müzik topluluğunun veya sanatçının hazırlamış olduğu parçalar; repertuvar
  3. [ruh bilimi] Bakınız bellek
    • "Dağarcıklarındaki üç beş yüz kelimeye yeni duydukları sekiz onu da eklenince bu iş pekâlâ oluyordu." (Tarık Buğra)
HANIMAĞA

  1. [isim] Aile işlerinde söz, itibar sahibi olan, sevgi ve saygı duyulan, genellikle çift çubuk, geniş arazi sahibi, varlıklı kadın
    • "Amacı birkaç tane kamyon almak olan hanımağanın yanında takım elbiseli bir sağ kolu da var, ancak sağ kol bir önceki stantta satıcıyla konuşurken hanımağa başka bir stanttaki kamyonlara bakmak üzere ilerlemiş." (Alp Beyce)
  2. Kadınlar koğuşunda kalanlara baskıyla hükmeden, onların eşya ve mallarını yöneten kadın
    • "Hanımağa Kara Fatma da elleri arkasına bağlı volta atıyordu koğuş boyunca." (Yılmaz Yavuz)
  3. [mecaz] Hâl ve tavırlarıyla ağır başlı ve güçlü, işinde gücünde, becerikli kadın
    • "Kayınvalide de kızın annesi gibi emreden, hanımağa özelliğinde bir kadındı." (Arife Kalender Önel)
AĞACIMSI

  1. [sıfat] Bakınız ağaçsı
    • "… önünü görebilmek için gözlerinin karanlığa alışmasını beklediği sırada koridorun karşı duvarında ağacımsı şekiller belirmişti." (Lâtife Tekin)
DAĞALASI
...
AKÇAAĞAÇ

  1. [isim, bitki bilimi] Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir tür ağaç; isfendan (Acer)
    • "Yasemin’in bir kez daha ona doğru çekilmesine, başını ümitsizce sallayıp ‘Bir türlü öğrenemiyorum, kaç çeşit akçaağaç var?’ diye mırıldanarak bir kez daha uzağına kaçmasına neden oldu." (Lâtife Tekin)
ÇOKRAĞAN

  1. [isim] Gür kaynak
DARAĞACI

  1. [isim] İdam cezası alanları asmak için kurulan sehpa; idam sehpası, yağlı ilmek, yağlı ip, yağlı urgan
    • "Atımı bağladım darağacına / Perçemim dolaştı dolambacıma" (Halk türküsü)
MÜBALAĞA

Kelime Kökeni: Arapça mubālaġa

  1. [isim] Bakınız abartı
  2. [edebiyat] Sözün etkisini artırmak için bir şeyi olamayacağı biçimde yahut olduğundan çok veya az gösterme sanatı
SAĞALTMA

  1. [isim] Sağaltmak işi
KOLAĞASI

  1. [isim, tarih] Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe
    • "Karşı taraftan konuşanın kolağası Mustafa Kemal oluşu hepsini çileden çıkarır." (Falih Rıfkı Atay)
YASTAĞAÇ

  1. [isim, ağızlardan] Üzerinde hamur açılan veya yemek yenilen kısa ayaklı, genellikle yuvarlak veya dikdörtgen biçiminde bir çeşit tahta
KIRKAĞAÇ

  1. [isim] Manisa iline bağlı ilçelerden biri
SAĞANLAR

  1. [isim, hayvan bilimi] Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımının bir alt takımı
SAĞALTIM

  1. [isim] Sağaltmak işi
  2. [ruh bilimi] Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi; terapi
SAĞALMAK

  1. [nesnesiz] Sağlığa kavuşmak; iyileşmek
DARDAĞAN

  1. [isim, bitki bilimi] Palmiye cinsinden bir ağaç (Celtis tournefortii)
    • "Bu dardağan ağacının yakınında bir şahıs yatmaktadır ve bu şahsın yattığı yer çevrilerek ziyaret hâline getirilmiştir." (Pervin Ergun)
  2. Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde, sert çekirdekli tatlı yemişi
SÜTAĞACI

  1. [isim, bitki bilimi] Isırgangillerden, Güney Amerika ormanlarında yetişen, sütlü öz suyu çok olan bitki (Galactodendron)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü