İçinde ağa olan 8 harfli 35 kelime var. İçerisinde AĞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağa olan kelimeler listesine ya da sonu ağa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A Ğ
3 Harfli Kelimeler
AĞA
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAKSAĞAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kargagillerden, karnı beyaz, kanatları ve kuyruğu kül rengi diğer yerleri parlak, kara, uzun kuyruklu kuş; alacakarga, alakarga (Pica pica)
-
[isim, hayvan bilimi]
Kargagillerden, karnı beyaz, kanatları ve kuyruğu kül rengi diğer yerleri parlak, kara, uzun kuyruklu kuş; alacakarga, alakarga (Pica pica)
- AĞARTMAK
-
-
[-i]
Bakınız beyazlatmak
- "O zaman da denizde sakal ağartmış olanların çoğu bu işte bir bit yeniği var diye işkillenmişler."
-
Bakınız beyazlaştırmak
-
Kuyumculukta gümüşü temizlemek
-
[-i]
Bakınız beyazlatmak
- ÇAYAĞACI
-
-
[isim, argo]
Tavla vb. oyunlarda sürekli yenilip bir şeyler ısmarlamak zorunda kalan kimse
-
[isim, argo]
Tavla vb. oyunlarda sürekli yenilip bir şeyler ısmarlamak zorunda kalan kimse
- DAĞARCIK
-
-
[isim]
Meşin torba
-
[müzik]
Bir müzik topluluğunun veya sanatçının hazırlamış olduğu parçalar; repertuvar
-
[ruh bilimi]
Bakınız bellek
- "Dağarcıklarındaki üç beş yüz kelimeye yeni duydukları sekiz onu da eklenince bu iş pekâlâ oluyordu."
-
[isim]
Meşin torba
- HANIMAĞA
-
-
[isim]
Aile işlerinde söz, itibar sahibi olan, sevgi ve saygı duyulan, genellikle çift çubuk, geniş arazi sahibi, varlıklı kadın
- "Amacı birkaç tane kamyon almak olan hanımağanın yanında takım elbiseli bir sağ kolu da var, ancak sağ kol bir önceki stantta satıcıyla konuşurken hanımağa başka bir stanttaki kamyonlara bakmak üzere ilerlemiş."
-
Kadınlar koğuşunda kalanlara baskıyla hükmeden, onların eşya ve mallarını yöneten kadın
- "Hanımağa Kara Fatma da elleri arkasına bağlı volta atıyordu koğuş boyunca."
-
[mecaz]
Hâl ve tavırlarıyla ağır başlı ve güçlü, işinde gücünde, becerikli kadın
- "Kayınvalide de kızın annesi gibi emreden, hanımağa özelliğinde bir kadındı."
-
[isim]
Aile işlerinde söz, itibar sahibi olan, sevgi ve saygı duyulan, genellikle çift çubuk, geniş arazi sahibi, varlıklı kadın
- AĞACIMSI
-
-
[sıfat]
Bakınız ağaçsı
- "… önünü görebilmek için gözlerinin karanlığa alışmasını beklediği sırada koridorun karşı duvarında ağacımsı şekiller belirmişti."
-
[sıfat]
Bakınız ağaçsı
- DAĞALASI
- ...
- AKÇAAĞAÇ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir tür ağaç; isfendan (Acer)
- "Yasemin’in bir kez daha ona doğru çekilmesine, başını ümitsizce sallayıp ‘Bir türlü öğrenemiyorum, kaç çeşit akçaağaç var?’ diye mırıldanarak bir kez daha uzağına kaçmasına neden oldu."
-
[isim, bitki bilimi]
Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir tür ağaç; isfendan (Acer)
- ÇOKRAĞAN
-
-
[isim]
Gür kaynak
-
[isim]
Gür kaynak
- DARAĞACI
-
-
[isim]
İdam cezası alanları asmak için kurulan sehpa; idam sehpası, yağlı ilmek, yağlı ip, yağlı urgan
- "Atımı bağladım darağacına / Perçemim dolaştı dolambacıma"
-
[isim]
İdam cezası alanları asmak için kurulan sehpa; idam sehpası, yağlı ilmek, yağlı ip, yağlı urgan
- MÜBALAĞA
-
Kelime Kökeni: Arapça mubālaġa
-
[isim]
Bakınız abartı
-
[edebiyat]
Sözün etkisini artırmak için bir şeyi olamayacağı biçimde yahut olduğundan çok veya az gösterme sanatı
-
[isim]
Bakınız abartı
- SAĞALTMA
-
-
[isim]
Sağaltmak işi
-
[isim]
Sağaltmak işi
- KOLAĞASI
-
-
[isim, tarih]
Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe
- "Karşı taraftan konuşanın kolağası Mustafa Kemal oluşu hepsini çileden çıkarır."
-
[isim, tarih]
Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe
- YASTAĞAÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Üzerinde hamur açılan veya yemek yenilen kısa ayaklı, genellikle yuvarlak veya dikdörtgen biçiminde bir çeşit tahta
-
[isim, ağızlardan]
Üzerinde hamur açılan veya yemek yenilen kısa ayaklı, genellikle yuvarlak veya dikdörtgen biçiminde bir çeşit tahta
- KIRKAĞAÇ
-
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
- SAĞANLAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımının bir alt takımı
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfının, gökkuzgunumsular takımının bir alt takımı
- SAĞALTIM
-
-
[isim]
Sağaltmak işi
-
[ruh bilimi]
Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi; terapi
-
[isim]
Sağaltmak işi
- SAĞALMAK
-
-
[nesnesiz]
Sağlığa kavuşmak; iyileşmek
-
[nesnesiz]
Sağlığa kavuşmak; iyileşmek
- DARDAĞAN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Palmiye cinsinden bir ağaç (Celtis tournefortii)
- "Bu dardağan ağacının yakınında bir şahıs yatmaktadır ve bu şahsın yattığı yer çevrilerek ziyaret hâline getirilmiştir."
-
Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde, sert çekirdekli tatlı yemişi
-
[isim, bitki bilimi]
Palmiye cinsinden bir ağaç (Celtis tournefortii)
- SÜTAĞACI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Isırgangillerden, Güney Amerika ormanlarında yetişen, sütlü öz suyu çok olan bitki (Galactodendron)
-
[isim, bitki bilimi]
Isırgangillerden, Güney Amerika ormanlarında yetişen, sütlü öz suyu çok olan bitki (Galactodendron)