Sonunda ağa olan 15 kelime var. AĞA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ağa olan kelimeler listesine ya da başında ağa olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KAPLUMBAĞA
YEŞİLBAĞA
HANIMAĞA, HIYARAĞA, MÜBALAĞA, YENİÇAĞA
DAĞDAĞA, HACIAĞA, KURBAĞA, ODUNAĞA, TOSBAĞA
ALİAĞA
BAĞA, ÇAĞA
AĞA
Ağa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AĞA
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAPLUMBAĞA
-
-
[isim]
Kaplumbağalardan, çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır ağır yürüyen, dört ayaklı, sürüngen hayvan; bağa, tosbağa (Testudo)
-
[isim]
Kaplumbağalardan, çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır ağır yürüyen, dört ayaklı, sürüngen hayvan; bağa, tosbağa (Testudo)
- YEŞİLBAĞA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yeşil renkli bir tür küçük kurbağa; yaprak kurbağası
-
[isim, hayvan bilimi]
Yeşil renkli bir tür küçük kurbağa; yaprak kurbağası
- MÜBALAĞA
-
Kelime Kökeni: Arapça mubālaġa
-
[isim]
Bakınız abartı
-
[edebiyat]
Sözün etkisini artırmak için bir şeyi olamayacağı biçimde yahut olduğundan çok veya az gösterme sanatı
-
[isim]
Bakınız abartı
- HANIMAĞA
-
-
[isim]
Aile işlerinde söz, itibar sahibi olan, sevgi ve saygı duyulan, genellikle çift çubuk, geniş arazi sahibi, varlıklı kadın
- "Amacı birkaç tane kamyon almak olan hanımağanın yanında takım elbiseli bir sağ kolu da var, ancak sağ kol bir önceki stantta satıcıyla konuşurken hanımağa başka bir stanttaki kamyonlara bakmak üzere ilerlemiş."
-
Kadınlar koğuşunda kalanlara baskıyla hükmeden, onların eşya ve mallarını yöneten kadın
- "Hanımağa Kara Fatma da elleri arkasına bağlı volta atıyordu koğuş boyunca."
-
[mecaz]
Hâl ve tavırlarıyla ağır başlı ve güçlü, işinde gücünde, becerikli kadın
- "Kayınvalide de kızın annesi gibi emreden, hanımağa özelliğinde bir kadındı."
-
[isim]
Aile işlerinde söz, itibar sahibi olan, sevgi ve saygı duyulan, genellikle çift çubuk, geniş arazi sahibi, varlıklı kadın
- YENİÇAĞA
-
-
[isim]
Bolu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bolu iline bağlı ilçelerden biri
- HIYARAĞA
-
-
[sıfat, argo]
Bakınız hıyarağası
-
[sıfat, argo]
Bakınız hıyarağası
- TOSBAĞA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaplumbağa
- "Çölde karıncalar tosbağaları taşır, bunlar nedir ki diye bir yalan uyduruyor, oğluna yutturuyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaplumbağa
- HACIAĞA
-
-
[isim, alay yollu]
Gereksiz, yersiz para harcayan taşralı zengin
-
[isim, alay yollu]
Gereksiz, yersiz para harcayan taşralı zengin
- ODUNAĞA
-
-
[sıfat, kaba konuşmada]
Bakınız kalın kafalı
-
[sıfat, kaba konuşmada]
Bakınız kalın kafalı
- DAĞDAĞA
-
Kelime Kökeni: Arapça daġdaġa
-
[isim]
Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum
- "Hayat, mütemadi ihtiyaçları yerine getirmeye uğraşmaktan ibaret çetin bir dağdağa."
-
[isim]
Gürültü, patırtı, telaş, karmakarışık durum
- KURBAĞA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan
-
[isim, hayvan bilimi]
Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan
- ALİAĞA
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- ÇAĞA
-
-
[isim, ağızlardan]
Küçük çocuk
-
[isim, ağızlardan]
Küçük çocuk
- BAĞA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaplumbağa
-
Deniz kaplumbağasının kabuğu
-
Kaplumbağa kabuğu
- "Bağanın ne olduğunu biliyorsun değil mi Meryem, kaplumbağanın sırtını kaplayan kabuktur."
-
Bakınız ur
-
[sıfat]
Kaplumbağa kabuğundan yapılmış veya bu kabuğu andırır biçimde olan
- "Bağa gözlük."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaplumbağa
- AĞA
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim]
Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen ünvan
-
Genellikle köy ve kasabalarda geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse
- "Sonra köy ağası hazretleri bizim de kıçımıza atacak tekmeyi."
-
Bakınız ağabey
- "Köye varınca ağamdan parasını muhakkak alır, sana veririm."
-
Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san
- "Mehmet Ağa çöplerden ekmek, kâğıt toplayıp evini geçindirirmiş."
-
[sıfat, mecaz]
Cömert, eli açık olan
-
[ağızlardan]
Bakınız koca (I)
-
[tarih]
Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî ünvan
- "Böyle gece yarısına yakın değil, hatta yatsıdan sonra sokakta, bahusus böyle şehir kenarında kimsenin dolaşmasına ağamızın razı olmadığını bilmiyor musun?"
-
Şenlik düzenleme geleneğinde ev sahibi ve şenliğin düzenleyicisi olarak öne çıkan kimse
- "Kırkpınar ağaları da genellikle Kırkpınar’a yakın köylerin ağaları arasından, güreşi gerçekten seven, özü sözü doğru, saygı duyulan ve hâli vakti yerinde olan kişiler arasından seçilirdi."
-
[isim]
Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen ünvan