İçinde ağa olan 6 harfli 16 kelime var. İçerisinde AĞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağa olan kelimeler listesine ya da sonu ağa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ağa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A Ğ

3 Harfli Kelimeler

AĞA

2 Harfli Kelimeler

AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞALIK

  1. [isim] Ağa olma durumu
    • "Yayla şenliklerinde yer alan etkinliklerden belki de en önemlisi ağalık seçimidir." (Mehmet Özdemir)
AKAĞAÇ

  1. [isim, bitki bilimi] Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia)
URAĞAN

Kelime Kökeni: Fransızca ouragan

  1. [isim, coğrafya] Beraberinde yağmur getirmeyen güçlü fırtına
ZAĞARA

Kelime Kökeni: Arapça ẓihāre

  1. [isim, eskimiş] Yakanın üzerine dikilen kürk
AĞACIK

  1. [isim] Ağalara sevgiyle yaklaşıldığında söylenen bir söz
ALİAĞA

  1. [isim] İzmir iline bağlı ilçelerden biri
AĞARIK

  1. [sıfat] Beyazlaşmış
    • "O, kış ortancalarının, küpe çiçeklerinin, yediveren güllerinin kireçle badanalanmış saksıları, ağarık yüzleriyle ışıl ışıl gülen bir annenin dişleri oldu sanki." (Ayşe Kilimci)
  2. Rengi solmuş
AĞAÇSI

  1. [sıfat] Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi; ağacımsı
    • "Cevizin içi gibi yeşil kabuğu ve ağaçsı yemiş kabuğu da ekonomik değere sahiptir." (Nurettin Aydın)
AĞARMA

  1. [isim] Bakınız beyazlaşma
    • "Bu esnada şafak sökmeye ve gök ağarmaya başlamıştı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
AĞARIŞ

  1. [isim] Bakınız beyazlayış
AĞABEY

  1. [isim] Büyük erkek kardeş; ağa, aka, ede, efe
    • "Ağabeyimiz övünmeyi çok seviyordu." (Ayla Kutlu)
  2. [ünlem] Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü
    • "Geçmiş olsun ağabey, ne oldu sana böyle?" (Osman Cemal Kaygılı)
AĞARTI

  1. [isim] Bakınız beyazlık
    • "Şafağın ağartısıyla beraber foklar uyanıp derilerini giydikten sonra birer ikişer denize açılmışlar." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [ağızlardan] Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler
    • "Bir evde inek varsa ağartı olur, tavuk varsa yumurtası olur diye söylenen eski bir sözümüz de vardır." (Müjgân Üçer)
AĞAÇLI

  1. [sıfat] Ağacı olan
    • "İki yanı ağaçlı yol ta dış kapıya kadar uzayıp gidiyordu." (Mithat Cemal Kuntay)
MAĞAZA

Kelime Kökeni: Fransızca magasin

  1. [isim] Büyük dükkân
    • "O yandaki duvarın dış yüzünde, demir kepenkleri bulunan birkaç mağaza da vardı." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Eşya ve azık deposu
OLAĞAN

  1. [sıfat] Sık sık olan, olagelen, doğal biçimde olan, olmadık karşıtı
    • "Dilimizi doğru yazmak, doğru konuşmak olağan değil ulusal bir görevdir." (Tarık Buğra)
  2. Bakınız normal
    • "Mutluluğa, bolluğa alışmayacak, bunları olağan görmeyecek insan yoktur." (Halide Edip Adıvar)
MAĞARA

Kelime Kökeni: Arapça maġāre

  1. [isim] Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu; in (I)
    • "Şu karşıki dağda derin bir mağara vardır." (Aka Gündüz)
  2. [coğrafya, jeoloji] Yer altında erime veya çökme sonucu oluşan boşlukların genel adı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü