İçinde ağa olan 6 harfli 16 kelime var. İçerisinde AĞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağa olan kelimeler listesine ya da sonu ağa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A Ğ
3 Harfli Kelimeler
AĞA
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞALIK
-
-
[isim]
Ağa olma durumu
- "Yayla şenliklerinde yer alan etkinliklerden belki de en önemlisi ağalık seçimidir."
-
[isim]
Ağa olma durumu
- AKAĞAÇ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia)
-
[isim, bitki bilimi]
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia)
- URAĞAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca ouragan
-
[isim, coğrafya]
Beraberinde yağmur getirmeyen güçlü fırtına
-
[isim, coğrafya]
Beraberinde yağmur getirmeyen güçlü fırtına
- ZAĞARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ẓihāre
-
[isim, eskimiş]
Yakanın üzerine dikilen kürk
-
[isim, eskimiş]
Yakanın üzerine dikilen kürk
- AĞACIK
-
-
[isim]
Ağalara sevgiyle yaklaşıldığında söylenen bir söz
-
[isim]
Ağalara sevgiyle yaklaşıldığında söylenen bir söz
- ALİAĞA
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- AĞARIK
-
-
[sıfat]
Beyazlaşmış
- "O, kış ortancalarının, küpe çiçeklerinin, yediveren güllerinin kireçle badanalanmış saksıları, ağarık yüzleriyle ışıl ışıl gülen bir annenin dişleri oldu sanki."
-
Rengi solmuş
-
[sıfat]
Beyazlaşmış
- AĞAÇSI
-
-
[sıfat]
Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi; ağacımsı
- "Cevizin içi gibi yeşil kabuğu ve ağaçsı yemiş kabuğu da ekonomik değere sahiptir."
-
[sıfat]
Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi; ağacımsı
- AĞARMA
-
-
[isim]
Bakınız beyazlaşma
- "Bu esnada şafak sökmeye ve gök ağarmaya başlamıştı."
-
[isim]
Bakınız beyazlaşma
- AĞARIŞ
-
-
[isim]
Bakınız beyazlayış
-
[isim]
Bakınız beyazlayış
- AĞABEY
-
-
[isim]
Büyük erkek kardeş; ağa, aka, ede, efe
- "Ağabeyimiz övünmeyi çok seviyordu."
-
[ünlem]
Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü
- "Geçmiş olsun ağabey, ne oldu sana böyle?"
-
[isim]
Büyük erkek kardeş; ağa, aka, ede, efe
- AĞARTI
-
-
[isim]
Bakınız beyazlık
- "Şafağın ağartısıyla beraber foklar uyanıp derilerini giydikten sonra birer ikişer denize açılmışlar."
-
[ağızlardan]
Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler
- "Bir evde inek varsa ağartı olur, tavuk varsa yumurtası olur diye söylenen eski bir sözümüz de vardır."
-
[isim]
Bakınız beyazlık
- AĞAÇLI
-
-
[sıfat]
Ağacı olan
- "İki yanı ağaçlı yol ta dış kapıya kadar uzayıp gidiyordu."
-
[sıfat]
Ağacı olan
- MAĞAZA
-
Kelime Kökeni: Fransızca magasin
-
[isim]
Büyük dükkân
- "O yandaki duvarın dış yüzünde, demir kepenkleri bulunan birkaç mağaza da vardı."
-
Eşya ve azık deposu
-
[isim]
Büyük dükkân
- OLAĞAN
-
-
[sıfat]
Sık sık olan, olagelen, doğal biçimde olan, olmadık karşıtı
- "Dilimizi doğru yazmak, doğru konuşmak olağan değil ulusal bir görevdir."
-
Bakınız normal
- "Mutluluğa, bolluğa alışmayacak, bunları olağan görmeyecek insan yoktur."
-
[sıfat]
Sık sık olan, olagelen, doğal biçimde olan, olmadık karşıtı
- MAĞARA
-
Kelime Kökeni: Arapça maġāre
-
[isim]
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu; in (I)
- "Şu karşıki dağda derin bir mağara vardır."
-
[coğrafya, jeoloji]
Yer altında erime veya çökme sonucu oluşan boşlukların genel adı
-
[isim]
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu; in (I)