İçinde ağ olan 9 harfli 155 kelime var. İçerisinde AĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağ olan kelimeler listesine ya da Sonu ağ ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAYAĞILIK
-
-
[isim]
Bayağı olma durumu veya bayağıca davranış
- "Nerede kibarlık ararsak orada bayağılığa rastlarız." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Bayağı olma durumu veya bayağıca davranış
- BAĞIRTKAN
-
-
[sıfat]
Çok bağırıp çağıran (kimse)
- "Ak sakallı, uzun boylu bağırtkan bir ihtiyardı." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Çok bağırıp çağıran (kimse)
- DANAAYAĞI
-
-
[isim]
Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki (Arum)
-
[isim]
Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki (Arum)
- SAĞBEĞENİ
-
-
[isim]
Güzeli çirkinden ayırt edebilme yetkisinin en yükseği
-
[isim]
Güzeli çirkinden ayırt edebilme yetkisinin en yükseği
- SAĞMALLIK
- ...
- AĞARTILMA
-
-
[isim]
Ağartılmak işi
-
[isim]
Ağartılmak işi
- BAĞRIŞMAK
-
-
[nsz]
Birlikte veya karşılıklı bağırmak
- "Çocuklar bağrışıyor. Demin kiminle bağrışıyordunuz?"
-
[nsz]
Birlikte veya karşılıklı bağırmak
- CANKULAĞI
-
-
[isim]
Çok yakın dost, sırdaş
- "Derdimizi dökecek bir dert ortağı, şikâyetimizi dinleyecek bir cankulağı bulunsun." (Abdülhak Şinasi Hisar)
- "Atölyede duyduğum kelimeleri, cümleleri cankulağı ile dinliyor, bunları aynen Fransızlar gibi kullanmak için can atıyordum." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[isim]
Çok yakın dost, sırdaş
- AĞIRLATMA
-
-
[isim]
Ağırlatmak işi
-
[isim]
Ağırlatmak işi
- YAVRUAĞZI
-
-
[isim]
Kavuniçi ile pembe arası bir renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Kavuniçi ile pembe arası bir renk
- YAĞLANMAK
-
-
[nsz]
Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak
-
Yağ oluşmak
- "... şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var." (Memduh Şevket Esendal)
-
Yağdan kirlenmek
- "... saçlarını taramış, yakası pek yağlanan eski cübbesini değiştirmiş..." (Memduh Şevket Esendal)
-
Yağ sürünmek
- "Ayşe yağlandı. Kispetler giydi." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak
- YARÜAĞYAR
- ...
- BAĞBANLIK
- ...
- BAĞIŞLAMA
-
-
[isim]
Bağışlamak işi, yarlıgama, mağfiret, gufran
-
Hibe etme
-
[isim]
Bağışlamak işi, yarlıgama, mağfiret, gufran
- KAĞITHANE
- ...
- OTAĞCILIK
- ...
- YAĞDANLIK
-
-
[isim]
Makineleri yağlamakta kullanılan, ince, uzun bir borusu olan yağ kabı
-
Dalkavuk
-
[isim]
Makineleri yağlamakta kullanılan, ince, uzun bir borusu olan yağ kabı
- LAĞVOLMAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[nsz]
Bir kuruluşun faaliyeti sona ermek
-
Hükümsüz kılınmak, dağıtılmak
-
[nsz]
Bir kuruluşun faaliyeti sona ermek
- SAĞALTMAK
-
-
[-i]
Sağlığa kavuşturmak, iyileştirmek, iyi etmek, tedavi etmek
-
[-i]
Sağlığa kavuşturmak, iyileştirmek, iyi etmek, tedavi etmek
- YAYLADAĞI
- ...