İçinde aza olan 7 harfli 37 kelime var. İçerisinde AZA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aza olan kelimeler listesine ya da sonu aza ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aza Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A Z

3 Harfli Kelimeler

AZA

2 Harfli Kelimeler

AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAHFAZA

Kelime Kökeni: Arapça maḥfaẓa

  1. [isim] İçinde küpe, yüzük, bilezik vb. mücevherlerin saklandığı küçük, kapalı kutu
    • "Kadife bir mahfazayı usulcacık karısının yastığının altına koydu." (Ercüment Ekrem Talu)
KAZANCI

  1. [isim] Kazan yapan, satan veya onaran usta
  2. Bakınız ateşçi
AZATSIZ

  1. [sıfat] Azat edilemeyen
    • "Ömrümce baş koydum güzelliğine / Azatsız köleyim belki sana ben" (Bâki Süha Ediboğlu)
LAZANYA

Kelime Kökeni: İtalyanca lasagna

  1. [isim] Bir tür İtalyan makarnası
    • "Emre, tepsisinin üstündeki üstü kapalı tabağın içinde lazanya mı yoksa tavuk mu olduğundan emin olamadı." (Fatih Erdoğan)
BORAZAN

Kelime Kökeni: Türkçe boru + Farsça -zen

  1. [isim, müzik] Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı; boru
    • "Borazanlar acı acı ötüyor, ana caddede atlı postaların kaldırımları şakırdatarak koşuştukları duyuluyordu." (Kemal Tahir)
  2. Bakınız borazancı
    • "Borazanları alayın önünde topluyorlar." (Ömer Seyfettin)
BAZASIZ

  1. [sıfat] Bazası olmayan
NAZARLI

  1. [sıfat] Nazara uğrayan
    • "İlk hatunum Zühre Hanım onun kolay nazara uğradığını söyler, kalabalıklarda hemen seçilecek kadar dikkati çeken Selvi’den ‘nazarlı’ diye söz ederdi." (Sevinç Çokum)
AZAPSIZ

  1. [sıfat] Sıkıntı, acı vermeyen
HAZARCA

  1. [isim] Bakınız Hazar Türkçesi
AZALTIM

  1. [isim] Azaltmak işi
MUVAZAA

Kelime Kökeni: Arapça muvāżaʿa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız danışık
  2. [hukuk] Hukuki işlemlerde tarafların, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında bir hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmaları
KAZASKA

Kelime Kökeni: Rusça

  1. [isim] Kafkasya kökenli, hızlı oynanan bir halk dansı
  2. Bu dansın müziği
AZALTIŞ

  1. [isim] Azaltmak işi
HAZAKAT

Kelime Kökeni: Arapça ḥaẕāḳat

  1. [isim, eskimiş] Bakınız uzluk
AZALTMA

  1. [isim] Azaltmak işi; azlaştırma
  2. Bakınız kısıntı
ABAZACA

  1. [isim] Abazalar tarafından kullanılan dil; Abhazca
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan; Abhazca
MUARAZA

Kelime Kökeni: Arapça muʿāraża

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çekişme
AZALMAK

  1. [nesnesiz] Az denecek bir miktara inmek; daralmak
    • "Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan / Mevsimler soğumuş, sular azalmış" (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
  2. Eskisinden az bir duruma gelmek
    • "Ana caddeden uzaklaştıkça yolun gürültüsü azalıyor, hafif bir uğultu hâline giriyor, tarla kuşlarının cıvıltıları işitiliyordu." (Ömer Seyfettin)
  3. Etkisini yitirmek
    • "Sancısı azaldı."
PAZARCI

  1. [isim] Değişik günlerde kurulan pazarlarda mal satan kimse
NAZARAN

Kelime Kökeni: Arapça naẓaran

  1. [edat] “Göre, oranla, kıyasla” anlamlarında kullanılan bir söz
    • "Buna nazaran şimdi vereceğim malumat ve izahatı anlamak daha kolay olacaktır." (Atatürk)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü