İçinde aza olan 6 harfli 26 kelime var. İçerisinde AZA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aza olan kelimeler listesine ya da sonu aza ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aza Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A Z

3 Harfli Kelimeler

AZA

2 Harfli Kelimeler

AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAZAĞI

  1. [isim] Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç
AZATLI

  1. [isim, eskimiş] Azat edilmiş cariye veya köle
    • "Haminnenin azatlıları bayramdan birkaç gün evvel geldiler." (Halide Edip Adıvar)
HALAZA

  1. [isim, ağızlardan] Ekinler biçilirken tarlaya dökülen tanelerden ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin
KAZANÇ

  1. [isim, ticaret] Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para; getiri, temettü
    • "Sırtında hep aynı kahverengi elbise bulunduğuna göre fazla bir kazanç da sağlamıyordu." (Cahit Külebi)
  2. Bakınız ekmek (I)
  3. [mecaz] Bakınız yarar
    • "Yarı keyif, yarı kazanç için balıkçılık sanatında karar kılmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
EZKAZA

Kelime Kökeni: Farsça ez + Arapça ḳażā

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız kazara
    • "Ezkaza hastalandı mı bir Allah'ın kulu çıkıp hatırını sormaz." (Attilâ İlhan)
AZAPLI

  1. [sıfat] Sıkıntı, acı veren
    • "Dünyada yataktan daha azaplı mezar var mı?" (Ömer Seyfettin)
AZAMET

Kelime Kökeni: Arapça ʿaẓamet

  1. [isim] Bakınız ululuk
  2. Bakınız gurur
    • "Arkadaşlarımdan ayrılıp onun yanına geçmek azametime dokundu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Bakınız görkem
    • "Azamet ve muvaffakıyeti içinde büyüdüğünüz bu muazzam hükûmetin taksim planı yapılmış." (Ömer Seyfettin)
  4. Bakınız kurum (III)
FARAZA

Kelime Kökeni: Arapça farażā

  1. [zarf] Diyelim ki, sayalım ki, tutalım ki, varsayalım ki
    • "Faraza on defa gidip gelseler her birinde ayrı adam olarak göze çarparlardı." (Necip Fazıl Kısakürek)
ABAZAN

  1. [sıfat, argo] Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek)
  2. Karnı aç olan (kimse)
BAZALT

Kelime Kökeni: Fransızca basalte

  1. [isim, jeoloji] Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi
NAZARİ

Kelime Kökeni: Arapça naẓarī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kuramsal
    • "Bazı nazari dersler bir kısım talebeye hiç şüphesiz daha eğlenceli gelecektir." (Halit Fahri Ozansoy)
BAZALI

  1. [sıfat] Bazası olan
ZAZACA

  1. [isim] Zazaların kullandığı dil
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
AZALMA

  1. [isim] Azalmak işi
    • "Nüfusun yüksek derecede durgun olduğu bu aşamayı yüksek doğurganlığın devam ettiği fakat ölümlerin azalmaya başladığı ikinci aşama izler." (Halil İbrahim Bahar)
HAZARİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥażarī

  1. [sıfat, eskimiş] Barışla ilgili, seferî karşıtı
RAZAKI

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, bitki bilimi] Kalınca kabuklu, iri ve uzunca taneli, şekeri çok bir tür üzüm
YAKAZA

Kelime Kökeni: Arapça yaḳaẓa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız uyanıklık
    • "Hain bir hastalık onun kavi ve güzel vücudunu ve uyuşmaz bir menfaatperestlik yakazası da onun ahlaki mesleğini yendi ve yere serdi." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
KAZARA

Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ + Farsça -rā

  1. [zarf] Kaza sonucu, yanlışlıkla, bilmeden; kazaen, ezkaza
    • "Kazara çarptım herifçioğluna, koyduğu şeytan minarelerinin üstüne kıçüstü düşüverdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız tesadüfen
    • "Köşkün kapısından kazara postacı geçse sapsarı kesilirdi." (Ömer Seyfettin)
KAZAEN

Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾen

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız kazara
AZALIŞ

  1. [isim] Azalmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü