İçinde az olan 8 harfli 216 kelime var. İçerisinde AZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında az olan kelimeler listesine ya da Sonu az ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AZLETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-i] Bir kişiyi görevinden almak, uzaklaştırmak
    • "Beni bir daha devlet işlerinde kullanılmamak üzere azlettiler." (Reşat Nuri Güntekin)

KÜFÜRBAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kaba sövgüleri çok kullanan, ağzı bozuk

AZIMSAMA

  1. [isim] Azımsamak işi

MÜTEVAZİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Birbirine paralel olan

KAMİKAZE

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] İkinci Dünya Savaşı yıllarında Japonların kullandığı intihar uçağı

NANIAZİZ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Ekmek
    • "Ah mübarek nimet, sana evvelden nanıaziz derlerdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

YOBAZLIK

  1. [isim] Yobaz olma durumu, yobazca davranış
    • "Halit'in bu sövüşlerini yobazlığına, kaba sofuluğuna verdiler." (Memduh Şevket Esendal)

NAZARLIK

  1. [isim] Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler
    • "Aman nazar değmesin, buna derhâl bir nazarlık astırmalı!" (Abdülhak Şinasi Hisar)

YANAZLIK
...
ALİNAZİK

  1. [isim] Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılan bir çeşit yemek

İSTİKRAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ödünç alma, borçlanma

MÜTEVAZI

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Alçak gönüllü
    • "Çok mütevazı bir kadın olan annesinden edep, erkân, ev kadınlığı ve el hüneri almış." (Samiha Ayverdi)
  2. Gösterişsiz, iddiasız
    • "Mütevazı bir ev."

NAZLAŞMA

  1. [isim] Nazlaşmak işi

GAZİEMİR
...
FARAZİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Varsayım
    • "Faraziyenizi çok yanlış ön yargılara oturtuyorsunuz." (Haldun Taner)

KAZASKER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi
    • "Aslında Lale, eski konakları pek bilmez değildi. Bir kazasker kızıydı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Osmanlı döneminde mahkemelerin en yetkilisi

ARLANMAZ

  1. [sıfat] Utanmaz, sıkılmaz

YAZGISAL

  1. [sıfat] Kadere, mukadderata ait
    • "Yazgısal diye daha çok, insan iradesiyle değiştiremediğimiz talihsizliklere diyoruz." (Haldun Taner)

YAZIŞMAK

  1. [nsz] Karşılıklı yazılı olarak haberleşmek

OLMAZLIK

  1. [isim] Olmazlı olma durumu veya olmazlı olan şey

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü