İçinde az olan 7 harfli 190 kelime var. İçerisinde AZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında az olan kelimeler listesine ya da Sonu az ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FAZLACA
-
-
[zarf]
Gereğinden biraz daha çok olarak, bir hayli
- "Tuzak olsun diye bu şaşkın beye fazlaca sokuluyorlar." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Gereğinden biraz daha çok olarak, bir hayli
- TARAZLI
- ...
- YARAMAZ
-
-
[sıfat]
Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan
-
Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı
- "Annesine bakabilmek için akşama kadar elliye yakın yaramazın kahrını çekiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Çapkın
-
[sıfat]
Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan
- MAZERET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kendini veya başka birini özürlü göstermek için ileri sürülen sebep, özür, bahane
- "Kabahatime mazeret, haklı sebep aramıyorum." (Aka Gündüz)
- "Kendini gösterdiğine pişman olmuş gibi görünüyor, bir mazeret bulmaya çalışıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bir şeyden kurtulmak veya kaçınmak için ileri sürülen gerekçe, bahane
-
[isim]
Kendini veya başka birini özürlü göstermek için ileri sürülen sebep, özür, bahane
- YAZANAK
-
-
[isim]
Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri veya tespit edilenleri bildiren yazı, rapor
- "Bankaya ve bağlı kuruluşlarına el konulmasıyla ortaya çıkan genel durum konusunda istenen dördüncü bilirkişi yazanağı konusunda avukatlara söz verdi." (Tahsin Yücel)
-
[isim]
Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri veya tespit edilenleri bildiren yazı, rapor
- BOZYAZI
- ...
- PAZARCI
-
-
[isim]
Değişik günlerde kurulan pazarlarda mal satan kimse
-
[isim]
Değişik günlerde kurulan pazarlarda mal satan kimse
- VAZEDİŞ
- ...
- AZALTIM
- ...
- İŞVEBAZ
- ...
- İTTİHAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sayma, tutma
- "Sözünüzü senet ittihaz ediyorum."
-
Alma
- "Tedbir ittihaz etmek."
-
[isim]
Sayma, tutma
- GAZİLİK
-
-
[isim]
Gazi olma durumu
-
Gazi unvanı
-
Yiğitlik
- "Hepimiz Mustafa Kemal'e borçluyuz. Onun en büyük gazası ve gaziliği bizim mesleğimizi yetiştirmesindedir." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Gazi olma durumu
- HAZİRAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yılın otuz gün süren, altıncı ayı
-
[isim]
Yılın otuz gün süren, altıncı ayı
- KAZINMA
-
-
[isim]
Kazınmak işi
-
[isim]
Kazınmak işi
- NÜVAZİŞ
- ...
- YAZMACI
-
-
[isim]
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse
- "İki yazmacı, kenarda kayaların üstünde yazmalarını sermiş, kurutuyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
-
Yazma satan kimse
-
[isim]
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse
- AZDIRIŞ
- ...
- GAZOJEN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sıvı veya katı yakıtı hava, oksijen etkisiyle gazlaştırmaya yarayan araç
-
[isim]
Sıvı veya katı yakıtı hava, oksijen etkisiyle gazlaştırmaya yarayan araç
- KAZIMAK
-
-
[-i]
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
- "Tahtanın boyasını kazımak."
-
Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak
- "O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin."
-
Sertçe ovmak
-
Tıraş etmek
- "Sakalını kazımak."
-
[nsz]
Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek
- "Mühür kazımak."
-
Aslını, kökünü çok detaylı araştırmak
- "Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek
- "Çıbanı kazıyarak aldılar."
-
[-i]
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
- PAZVANT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Rumeli'de gece bekçisi
-
[isim]
Rumeli'de gece bekçisi