İçinde az olan 10 harfli 229 kelime var. İçerisinde AZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında az olan kelimeler listesine ya da sonu az ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PARAZİTSİZ

  1. [sıfat] Paraziti olmayan
  2. [zarf] Pürüzü olmayan bir biçimde
    • "Dünyaya ne yapmak için gelmişse engelsiz, parazitsiz kendini o işe adayabiliyor." (Haldun Taner)
AZLETTİRME

  1. [isim] Azlettirmek işi
DEREPAZARI

  1. [isim] Rize iline bağlı ilçelerden biri
DOKUNULMAZ

  1. [sıfat] İlişilmez, el sürülmez, taarruzdan korunmuş
    • "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir." (Anayasa)
  2. [mecaz] Hiçbir biçimde eleştirilemez
    • "Dokunulmaz, yan bakılmaz, müstesna bir mahluktur." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MUVAZENELİ

  1. [sıfat] Bakınız dengeli
    • "Beyaz kalın boynu üzerinde kafası çok muvazeneli, çok yerinde, çok erkek görünüyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [mecaz] Bakınız ölçülü
    • "Birinci ciltte garip, kaçık, bön, saf gördüğümüz Don Kişot, ikinci ciltte nasihatçi, oldukça muvazeneli bir adam oluyor." (Ömer Seyfettin)
TAZELENMEK

  1. [nesnesiz] Tazeleme işi yapılmak
    • "Çaylar tazelendi, doğduğuna pişman ihtiyar garson, fincanları masaya gelişigüzel dehleyip gitti." (Attilâ İlhan)
  2. Taze duruma gelmek, tazelik kazanmak
    • "O gün gelsin, neşemiz tazelensin de gör / Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör" (Melih Cevdet Anday)
ARLANMAZCA

  1. [zarf] Bakınız utanmazca
    • "Düğünden sonra utanmazca, arlanmazca çıkıp geldi." (Şükran Engin Atmaca)
VAZOLUNMAK

Kelime Kökeni: Arapça vażʿ + Türkçe olunmak

  1. [nesnesiz] Bakınız konulmak
HAZIRCILIK

  1. [isim] Hazırcı olma durumu
  2. Hazır giysi satma işi
  3. Hazıra konma, emek harcamadan her şeyi hazır elde etme durumu
UYUŞMAZLIK

  1. [isim] Uyuşmama durumu; bağdaşmazlık
    • "Zamanı ve ortamı ile uyuşmazlığı buradan geliyordu." (Haldun Taner)
RAMAZANLIK

  1. [sıfat] Ramazan için ayrılmış (yiyecek)
    • "… kol, yaka, ön düğmeleri; sakal, bıyık tarakları, diş fırçaları ve benzeri malların altında gizli, ramazanlık öteberi bulunduğunu anlatır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
İZAZUİKRAM

Kelime Kökeni: Arapça iʿzāz + ikrām

  1. [isim, eskimiş] Saygı gösterme ve ağırlama
HAZIRLATMA

  1. [isim] Hazırlatmak işi
AZIKSIZLIK

  1. [isim] Azıksız olma durumu
AZITTIRMAK

  1. [-i] Azıtma işini yaptırmak
ÇAPRAZVARİ

Kelime Kökeni: Farsça çep + rāst + -vārī

  1. [zarf] Bakınız çaprazlama
    • "İki zayıf el harmaniden çıktı, göğsünün üstünde çaprazvari kavuştu." (Halide Edip Adıvar)
KAZDIRTMAK

  1. [-e, -i] Kazdırma işini yaptırmak
UYMAMAZLIK

  1. [isim] Bakınız uymazlık
TIRKAZLAMA

  1. [isim] Tırkazlamak işi
PALAZLAMAK

  1. [nesnesiz] Kuş yavrusu irileşip semirmek
  2. [mecaz] Küçük çocuk gelişmek
  3. [mecaz] Varlığı artmak, zenginlemek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü