İçinde atık olan 20 kelime var. İçerisinde ATIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında atık olan kelimeler listesine ya da sonu atık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇATIKLAŞMAK, KATIKSIZLIK
ÇATIKLAŞMA, KATIKÇILIK, KATIKLAMAK, KATIKSIZCA
KATIKLAMA, NATIKASIZ
ÇATIKLIK, KATIKSIZ, NATIKALI
KATIKÇI, KATIKLI, YARATIK
NATIKA
BATIK, ÇATIK, KATIK, YATIK
ATIK
Atık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ATIK, ATKI, KATI, KITA, TAKI
3 Harfli Kelimeler
AKI, KAT, KIT, TAK, TIK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇATIKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Çatık duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Çatık duruma gelmek
- KATIKSIZLIK
-
-
[isim]
Katıksız olma durumu
-
[isim]
Katıksız olma durumu
- ÇATIKLAŞMA
-
-
[isim]
Çatıklaşmak işi
-
[isim]
Çatıklaşmak işi
- KATIKÇILIK
-
-
[isim]
Katıkçının yaptığı iş
- "Birazı da her sarayda katıkçılık işini gördükleri gibi birtakımı dahi inşaatta kullanılmış ve bahriye hizmetlerinde istihdam olunmak üzere…"
-
[isim]
Katıkçının yaptığı iş
- KATIKLAMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Katık etmek
-
Çorbayı yoğurtlamak
-
[-i, ağızlardan]
Katık etmek
- KATIKSIZCA
-
-
[zarf]
Katıksız bir biçimde
-
[zarf]
Katıksız bir biçimde
- NATIKASIZ
-
-
[sıfat]
Natıkası olmayan
-
[sıfat]
Natıkası olmayan
- KATIKLAMA
-
-
[isim]
Katıklamak işi
-
[isim]
Katıklamak işi
- ÇATIKLIK
-
-
[isim]
Çatık olma durumu
- "İki gözün arasında, burnun üstündeki çatıklık ödün vermezliğin işaretidir."
-
[isim]
Çatık olma durumu
- NATIKALI
-
-
[sıfat]
Düzgün ve iyi konuşan
-
[sıfat]
Düzgün ve iyi konuşan
- KATIKSIZ
-
-
[sıfat]
Katığı olmayan; yavan
- "Biraz da katıksız ekmek yiyin."
-
Yabancı bir şeyle karışmamış
- "Katıksız süt."
-
[mecaz]
Belli bir yerden, belli bir soydan gelen
- "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o."
-
[mecaz]
Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan
- "Öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam."
-
[sıfat]
Katığı olmayan; yavan
- KATIKLI
-
-
[sıfat]
İçinde katık bulunan
-
[sıfat]
İçinde katık bulunan
- KATIKÇI
-
-
[isim]
Süt ürünleri satan kimse
-
Süt ürünleri satılan dükkân
- "Fırınlar, katıkçı dükkânları, helvacı dükkânları, aşçılar, kebapçılar, fırın kebapçıları, lokantalar."
-
[isim]
Süt ürünleri satan kimse
- YARATIK
-
-
[isim]
Yaratılmış canlı varlık; mahluk
- "Her varlık bir yaratıktır. Her yaratık da canlı."
-
[isim]
Yaratılmış canlı varlık; mahluk
- NATIKA
-
Kelime Kökeni: Arapça nāṭiḳa
-
[isim]
Düşünüp söyleme yeteneği
-
Düzgün ve iyi konuşma yeteneği
-
[isim]
Düşünüp söyleme yeteneği
- YATIK
-
-
[sıfat]
Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan; yatkın
- "Hafiften sarışına çalık bıyıklarına, berrak kahverengi gözlerine, düzgün taranmış yana yatık saçlarına bakarak güzel Türk efendisi derim ona."
-
Çevrilmiş, devrik olan
- "Yatık yaka."
-
Zamanla dayanıklılığını yitirmiş
- "Yatık kumaş."
-
[isim, ağızlardan]
Yayvan su kabı
-
[sıfat]
Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan; yatkın
- BATIK
-
-
[sıfat]
Batmış olan
- "Batık gemi on kulaçta yan yatıyordu."
-
[isim]
Herhangi bir nedenle su altında kalmış yerleşim birimi, gemi vb
- "Batıkta dört ceset daha bulunmuş."
-
[isim]
Genellikle ayak başparmağında görülen tırnağın kenarındaki derinin tırnağın üstüne doğru büyümesi veya tırnağın deriyi delerek batması
-
[mecaz]
İflas etmiş olan
-
[sıfat]
Batmış olan
- KATIK
-
-
[isim]
Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek
- "Birkaç günlük ekmeğini, katığını köyden getirirdi."
-
Yağı alınmış yoğurt, ayran
-
[isim]
Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek
- ÇATIK
-
-
[sıfat]
Çatılmış olan; çatkın
- "O çatık, kara kaşlı, al yanaklı hanımın kucağına oturmak lazım gelmişti."
-
[sıfat]
Çatılmış olan; çatkın
- ATIK
-
-
[isim]
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde
-
Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı
-
[sıfat]
Atılmış, atılan
-
[isim]
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde