İçinde atm olan 9 harfli 123 kelime var. İçerisinde ATM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında atm olan kelimeler listesine ya da Sonu atm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MAT, TAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AT, MA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOLLATMAK
-
-
[-i]
Yollama işini yaptırmak
-
[-i]
Yollama işini yaptırmak
- CIRLATMAK
-
-
[-i]
Cırlamasına yol açmak
-
[-i]
Cırlamasına yol açmak
- KAVLATMAK
-
-
[-i]
Kavlamasına yol açmak
-
[-i]
Kavlamasına yol açmak
- DAĞLATMAK
-
-
[-i]
Dağlama işini yaptırmak
-
[-i]
Dağlama işini yaptırmak
- KARAFATMA
-
-
[isim]
Kın kanatlılardan, böcek, kurt ve sümüklü böceklerle beslenen, tarıma yararlı, parlak siyah renkli bir böcek, ağılı böcek (Carabus)
-
[isim]
Kın kanatlılardan, böcek, kurt ve sümüklü böceklerle beslenen, tarıma yararlı, parlak siyah renkli bir böcek, ağılı böcek (Carabus)
- UYGULATMA
-
-
[isim]
Uygulatmak işi
-
[isim]
Uygulatmak işi
- ÇITLATMAK
-
-
[-i]
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak
- "Asabiyetle parmaklarını çıtlattı." (Aka Gündüz)
-
Antep fıstığının kabuğunu aralamak
-
İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek
-
[-i]
Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek
- "Kim bana bu sevdanın sonu çıkmaz olduğunu hafif yollu çıtlatacak olsa kırılarak karşı çıkıyor, çıtlatana düşman kesiliyordum." (Necati Cumalı)
-
[-i]
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak
- HOPLATMAK
-
-
[-i]
Hoplamasını sağlamak
-
Çocuğu koltuklarından tutup hafifçe havaya fırlatarak eğlendirmek
-
[-i]
Hoplamasını sağlamak
- BAŞLATMAK
-
-
[-i]
Başlamasına yol açmak
- "Kendini küçük yaşta zorla kemana başlatan amcasını o anda şefkatle hatırladı." (Haldun Taner)
-
Birinin kötü konuşmasına yol açmak
-
[-i]
Başlamasına yol açmak
- AFALLATMA
-
-
[isim]
Afallatmak işi
-
[isim]
Afallatmak işi
- KİRALATMA
- ...
- PARLATMAK
-
-
[-i]
Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak
- "Derdini anlayan birini bulmak sevinci küçük gözlerini parlatmıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
İçki içmek
- "Bir iki kadeh parlatmadan edemez."
-
[nsz]
Güzel, etkili, alışılmamış söz söylemek
-
[-i]
Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak
- PIRTLATMA
- ...
- AYARLATMA
-
-
[isim]
Ayarlatmak işi
-
[isim]
Ayarlatmak işi
- AVUÇLATMA
- ...
- TAŞLATMAK
-
-
[-i]
Taş attırmak, taşa tutturmak
-
[-i]
Taş attırmak, taşa tutturmak
- HIRLATMAK
-
-
[-i]
Hırlamasına sebep olmak
-
[-i]
Hırlamasına sebep olmak
- PULLATMAK
- ...
- TAVSATMAK
-
-
[-i]
Tavsamasına sebep olmak, yavaşlatmak, gevşetmek
-
[-i]
Tavsamasına sebep olmak, yavaşlatmak, gevşetmek
- ALGILATMA
-
-
[isim]
Algılatmak işi veya durumu
-
[isim]
Algılatmak işi veya durumu