İçinde atm olan 8 harfli 116 kelime var. İçerisinde ATM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında atm olan kelimeler listesine ya da Sonu atm ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A M T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MAT, TAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AT, MA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAMATMAK
-
-
[-i]
Yamama işini yaptırmak
-
[-i]
Yamama işini yaptırmak
- TIKLATMA
-
-
[isim]
Tıklatmak işi
-
[isim]
Tıklatmak işi
- YILLATMA
-
-
[isim]
Yıllatmak işi veya durumu
-
[isim]
Yıllatmak işi veya durumu
- YARATMAK
-
-
[-i]
Allah, olmayan bir şeyi var etmek
- "Allah, mutlaka dünyayı kullarına sevdirmek için baharı yaratmış olacaktı!" (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak
- "Bir cazibe yaratmak için ne yapmalı diye düşünüyorduk." (Falih Rıfkı Atay)
-
[nsz]
Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak
- "Bu haber sinirli bir hava yarattı. Yangın büyük tehlike yarattı."
-
[-i]
Allah, olmayan bir şeyi var etmek
- BULATMAK
-
-
[-i]
Bulaştırmak
- "Onların canı ciğeri taze fidanları kana bulatmak, yaşlı başlı insanlara yakışmaz." (Haldun Taner)
-
[-i]
Bulaştırmak
- ANLATMAK
-
-
[-i]
Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak, bilgi vermek, izah etmek
- "Gece sabaha kadar düşündüğü şeyleri babasına da anlatmak isterdi." (Peyami Safa)
-
İnandırmak, ikna etmek
- "Derdinizi ona anlatmak kolay değil."
-
[nsz]
Söylemek, nakletmek
- "Sonra bir hikâye anlattı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[-i]
Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak, bilgi vermek, izah etmek
- YATMALIK
-
-
[isim]
Yatılacak yer veya bölüm
- "Bu buluşmadan az önce, çadırının yatmalığına geçmeden önce..." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Yatılacak yer veya bölüm
- ZIRLATMA
-
-
[isim]
Zırlatmak işi
-
[isim]
Zırlatmak işi
- BATMANLI
- ...
- PULLATMA
- ...
- KUŞATMAK
-
-
[-i]
Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
- "Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu." (Necati Cumalı)
-
Çevrelemek, çokça bulunmak
-
Kaplamak
- "Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı."
-
Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak
-
[-i]
Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
- DAMLATMA
-
-
[isim]
Damlatmak işi
-
[isim]
Damlatmak işi
- HARCATMA
-
-
[isim]
Harcatmak işi
-
[isim]
Harcatmak işi
- MATMAZEL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Türkçede evlenmemiş Hristiyan kızlar için "bayan" sözü yerine kullanılan bir söz
- "Matmazelin saçı başı birbirine karışmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Türkçede evlenmemiş Hristiyan kızlar için "bayan" sözü yerine kullanılan bir söz
- DOĞRATMA
-
-
[isim]
Doğratmak işi
-
[isim]
Doğratmak işi
- COPLATMA
-
-
[isim]
Coplatmak işi
-
[isim]
Coplatmak işi
- ŞAKLATMA
-
-
[isim]
Şaklatmak işi
-
[isim]
Şaklatmak işi
- OKŞATMAK
-
-
[-i]
Okşama işini yaptırmak
-
[-i]
Okşama işini yaptırmak
- AVLATMAK
-
-
[-i]
Avlanma işini yaptırmak
- "Valinin bunları avlatıp yemesi oralılara çirkin, biraz da iğrenç görünürdü." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Avlanma işini yaptırmak
- KATMERLİ
-
-
[sıfat]
Katmeri olan, kat kat olan
- "Katmerli çiçek."
-
Çok fazla olan, aşırı
- "Hem vuruyor hem de suratına birbirinden ağır, birbirinden katmerli küfürler savuruyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Katmeri olan, kat kat olan