İçinde atl olan 7 harfli 37 kelime var. İçerisinde ATL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında atl olan kelimeler listesine ya da Sonu atl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ALT, TAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AT, LA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ATLATMA
-
-
[isim]
Atlatmak işi
-
[isim]
Atlatmak işi
- SÜRATLE
-
-
[zarf]
Çabucak
- "Gözlerinin bir şeyden ürkmüş gibi korkunç bir süratle birkaç defa oynadığını ve iki yana gidip geldiğini gördüm." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Çabucak
- TATLICA
-
-
Biraz tatlı, az tatlı
-
İçten, hoş, güzel
- "Hikâyemizi böyle tatlıca anlatışından onu kucaklamak içimden geçiyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[zarf]
Hoş, yumuşak bir biçimde
- "Hükûmetin kendilerini okşayarak tatlıca yöneterek zararlarını hafifletmek yolundaki siyasisi artık geçersiz kalacaktı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Biraz tatlı, az tatlı
- SAVATLI
-
-
[sıfat]
Savatı olan, savatlanmış
- "Belindeki yirmi sene evvel hediye gelen kayışın savatlı gümüş sarkıntıları pırıl pırıl parlıyorlar." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Savatı olan, savatlanmış
- ÇATLAMA
-
-
[isim]
Çatlamak işi
-
Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak
-
Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması
-
Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma
-
[isim]
Çatlamak işi
- İFRATLI
- ...
- KANATLI
-
-
[sıfat]
Kanadı olan
- "Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az." (Ahmet Haşim)
-
[sıfat]
Kanadı olan
- ATLAMAK
-
-
[-den]
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
- "Duvardan atlamak. Hendekten atlamak."
-
[-den]
Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek biçimde kendini bırakmak
- "Çukura atlamak."
-
[-e]
Binmek
- "Atlasam bir vapura, şehre insem diyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek
-
[-i]
Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek
-
[-i]
Sınıfı okumadan geçmek
- "Birinci sınıfı atladı."
-
Çıkmak, inmek
- "Otomobilden atlayıp vapura doğru seğirten bir adama tutup sual sorulur mu?" (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-de]
Yanılmak, aldanmak
-
[-den]
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
- TATLISU
- ...
- İNATLIK
- ...
- MURATLI
- ...
- PUSATLI
-
-
[sıfat]
Pusatı olan
-
Zırh giymiş
-
[sıfat]
Pusatı olan
- SURATLI
-
-
[sıfat]
Yüzü gülmez, somurtkan
-
[sıfat]
Yüzü gülmez, somurtkan
- TATLICI
-
-
[isim]
Tatlı yapan veya satan kimse
-
Tatlı satılan yer
-
Tatlıyı seven kimse
-
[isim]
Tatlı yapan veya satan kimse
- TATLILI
-
-
[sıfat]
Tatlısı olan, içinde tatlı bulunan
- "Tatlılı, börekli bir yemek."
-
[sıfat]
Tatlısı olan, içinde tatlı bulunan
- ATLAYIŞ
-
-
[isim]
Atlama işi veya biçimi
-
[isim]
Atlama işi veya biçimi
- FAKATLI
- ...
- TOKATLI
- ...
- FİYATLI
-
-
[sıfat]
Fiyatı olan
-
Pahalı
-
[sıfat]
Fiyatı olan
- TEZATLI
-
-
[sıfat]
Birbirinin karşıtı olan, karşıtlı, çelişkili, kontrastlı
-
[sıfat]
Birbirinin karşıtı olan, karşıtlı, çelişkili, kontrastlı