İçinde at olan 9 harfli 544 kelime var. İçerisinde AT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında at olan kelimeler listesine ya da Sonu at ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BATIRTMAK
- ...
- HATIRAMSI
- ...
- KATIVERME
- ...
- LÜMENSAAT
-
-
[isim]
Işık miktarı birimi lümenlik ışık akısıyla 1 saatte yayılan ışık ölçüsü
-
[isim]
Işık miktarı birimi lümenlik ışık akısıyla 1 saatte yayılan ışık ölçüsü
- ÖMRÜHAYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Geçirilen, yaşanılan bütün süre
- "Ben ömrühayatımda bir gün bile şekvacı olmadım." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Geçirilen, yaşanılan bütün süre
- İNFİRATÇI
-
-
[isim]
Yalnızcı
-
[isim]
Yalnızcı
- KODLATMAK
-
-
[-i]
Kodlama işini yaptırmak
-
[-i]
Kodlama işini yaptırmak
- PATLANGAÇ
-
-
[isim]
Kamış veya ağaç dalından yapılıp tabanca gibi ses veren pistonlu çocuk oyuncağı
-
Yere vurulmak yoluyla patlatılarak eğlenilen bir çeşit şenlik fişeği
-
[isim]
Kamış veya ağaç dalından yapılıp tabanca gibi ses veren pistonlu çocuk oyuncağı
- TATMİNSİZ
-
-
[sıfat]
Tatmin olmayan
- "Meydan tatminsizlerin tatmin arayışlarına mı kalırdı?" (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Tatmin olmayan
- KOLALATMA
-
-
[isim]
Kolalatma işi
-
[isim]
Kolalatma işi
- SALATALIK
-
-
[isim]
Hıyar
- "Küçük bostanda, yere çömelmiş, salatalıkları koparıyordu." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Salata yapmak için kullanılan
- "Salatalık domates."
-
[isim]
Hıyar
- ONOMATOPE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yansıma
-
[isim]
Yansıma
- SATABİLME
- ...
- SIRALATMA
-
-
[isim]
Sıralatmak işi veya durumu
-
[isim]
Sıralatmak işi veya durumu
- YAĞLATMAK
-
-
[-i]
Yağlama işini yaptırmak
-
[-i]
Yağlama işini yaptırmak
- ÇATILDAMA
-
-
[isim]
Çatıldamak durumu
-
[isim]
Çatıldamak durumu
- İKTİSATÇI
-
-
[isim]
Ekonomi uzmanı, ekonomist
-
[isim]
Ekonomi uzmanı, ekonomist
- KATAMARAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Birbirine paralel tutulmuş iki ağaç kütükten yapılan tekne
-
[isim]
Birbirine paralel tutulmuş iki ağaç kütükten yapılan tekne
- ÇITLATMAK
-
-
[-i]
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak
- "Asabiyetle parmaklarını çıtlattı." (Aka Gündüz)
-
Antep fıstığının kabuğunu aralamak
-
İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek
-
[-i]
Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek
- "Kim bana bu sevdanın sonu çıkmaz olduğunu hafif yollu çıtlatacak olsa kırılarak karşı çıkıyor, çıtlatana düşman kesiliyordum." (Necati Cumalı)
-
[-i]
Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak
- GAZELİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü
-
[isim]
Bir şairin divanında bulunan gazeller bölümü