İçinde at olan 5 harfli 206 kelime var. İçerisinde AT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında at olan kelimeler listesine ya da sonu at ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
At Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇATKI
-
-
[isim]
Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü
- "Tüfek çatkısı."
-
Bakınız sehpa
-
Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ; kaşbastı
- "Alnında, başı ağrıdığı vakitlerdeki gibi beyaz tülbentten bir çatkı vardı."
-
Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem
-
[isim]
Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü
- SUVAT
-
-
[isim]
Hayvan suvaracak yer; sıvat
-
[isim]
Hayvan suvaracak yer; sıvat
- BATON
-
Kelime Kökeni: Fransızca bâton
-
[isim]
Kayakta dengeyi veya hızı sağlamak, beyzbol, hokey, kriket gibi sporlarda itmek veya vurmak amacıyla kullanılan sopa
-
[isim]
Kayakta dengeyi veya hızı sağlamak, beyzbol, hokey, kriket gibi sporlarda itmek veya vurmak amacıyla kullanılan sopa
- FİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça fīʾāt
-
[isim]
Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri; bedel, eder, hediye, kemal, paha
- "Fiyatı her ne ise derhâl tediye ederim."
-
[ekonomi]
Bir mal veya hizmet için uygun görülen para karşılığı
-
[ekonomi]
Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki
- "Fiyat yükselişlerini de beş yüz mislinde durdurmayı bildi."
-
[isim]
Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri; bedel, eder, hediye, kemal, paha
- VÜSAT
-
Kelime Kökeni: Arapça vusʿat
- IRGAT
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Tarım işçisi; rençper
- "Ayakaltında bir ırgat veya başüstünde bir ana işlerinizi görür."
-
Yapı işçisi
-
[denizcilik]
Gemilerde ve yapılarda yatay kollarla ve birkaç kişi tarafından çevrilen bocurgat
- "İçlerinden bir gönüllü istedim, başüstüne gidip ırgatı çalıştıracak güçte bir adam."
-
[isim]
Tarım işçisi; rençper
- ATLAS
-
Kelime Kökeni: Arapça aṭlas
-
[isim]
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü; saten
- "Adamcağız üşenmeden çarşı pazar dolaşıyor, kızına üşenmeden çerçeveletmek ve işletmek için ucuz atlaslar, kadifeler, ipekler satın alıyordu."
-
[isim]
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü; saten
- NATIR
-
Kelime Kökeni: Arapça nāṭir
-
[isim]
Kadınlar hamamında hizmet eden ve müşterileri yıkayan kadın
-
[isim]
Kadınlar hamamında hizmet eden ve müşterileri yıkayan kadın
- MUHAT
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥāṭ
-
[sıfat, eskimiş]
Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş
-
Kitabın sırt kâğıdı ile mukavvasının arasında isteka ile bastırılarak oluşturulmuş hafif çukurluk
-
[sıfat, eskimiş]
Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş
- FAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça faḳaṭ
-
[bağlaç]
Aykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir söz
- "El fenerim de çantanın üstündeymiş sözde fakat göremiyorum."
-
[bağlaç]
Aykırılık bildirmek amacıyla başına geldiği cümleyi önceki cümleye bağlayan bir söz
- ZATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕāten
-
[zarf]
Doğrusu, doğrusunu isterseniz; esasen, zati
- "Şehir son elli yılda zaten mahşerleşmişti."
-
[zarf]
Doğrusu, doğrusunu isterseniz; esasen, zati
- KATRE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳaṭre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız damla
-
[isim, eskimiş]
Bakınız damla
- VASAT
-
Kelime Kökeni: Arapça vasaṭ
-
[sıfat]
Bakınız orta
-
[sıfat]
Bakınız orta
- SEBAT
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱ebāt
-
[isim]
Sözünden veya kararlarından dönmeme; direşme
-
Bir işi sonuna değin sürdürme; direşme
-
[isim]
Sözünden veya kararlarından dönmeme; direşme
- KATMA
-
-
[isim]
Katmak işi
-
[sıfat]
Katılmış, eklenmiş, ulanmış; zammetme
-
[ağızlardan]
Kıldan veya yünden yapılmış ip
-
[isim]
Katmak işi
- HATİF
-
Kelime Kökeni: Arapça hātif
-
[sıfat, eskimiş]
Sesi işitilen fakat kendisi görülmeyen
-
[isim]
Gaipten işitilen ses
-
[isim, din bilimi]
Gaipten seslenir gibi haber veren melek
-
[sıfat, eskimiş]
Sesi işitilen fakat kendisi görülmeyen
- ATİNA
-
-
[isim]
Yunanistan'ın başkenti
-
[isim]
Yunanistan'ın başkenti
- KATİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳātil
-
[isim]
İnsan öldüren kimse
- "Öldürdüğü güzele ağlayan bu katilin / Elleri kanlı fakat gözyaşları temizdi"
-
[sıfat]
Öldürücü, ölüme neden olan
- "Tam bir katil kurşun. Bu kurşun eşinizin kafasını sıyırmakla onu cidden sarsmış ve üzgünüm ama ölürken çok büyük acılar çekmiş."
-
[isim]
İnsan öldüren kimse
- KATIR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan, gennelikle kısır olan melez hayvan
- "Otomobilimizi gören katırlar ejderha görmüşcesine kaçışıyorlar."
-
[sıfat, mecaz]
Kaba, bayağı, görgüsüz (kimse)
-
[isim, hayvan bilimi]
Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan, gennelikle kısır olan melez hayvan
- FATİH
-
Kelime Kökeni: Arapça fātiḥ
-
[sıfat]
Zafer kazanan, fetheden (kimse)
- "Milletler tarihte fatihlerden fazla adillere bağlıdırlar."
-
[mecaz]
Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse)
- "Gazinoya bir fatih olarak giriyorum."
-
[isim, tarih]
İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen ünvan
- "Bizans fatihi kartal burunlu II. Mehmet ve Mısır fatihi yıldırım bakışlı Selim, birer dar çukura nasıl sığdılar?"
-
[sıfat]
Zafer kazanan, fetheden (kimse)