İçinde at olan 3 harfli 15 kelime var. İçerisinde AT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında at olan kelimeler listesine ya da sonu at ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
At Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MAT
-
Kelime Kökeni: Farsça māt
-
[isim]
Satranç oyununda taraflardan birinin yenilgisi
-
[isim]
Satranç oyununda taraflardan birinin yenilgisi
- TAT
-
-
[isim, eskimiş]
Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar
-
Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı
-
[isim, eskimiş]
Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar
- ŞAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca chatte
-
[isim, denizcilik]
Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz bir çeşit tekne
- "Bordadan aşağı şatlara inip torbaları şata bırakarak eli boş geri dönüyor."
-
[isim, denizcilik]
Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz bir çeşit tekne
- VAT
-
Kelime Kökeni: İngilizce watt
-
[isim, fizik]
Saniyede bir jullük iş yapan bir motorun güç birimi
-
[isim, fizik]
Saniyede bir jullük iş yapan bir motorun güç birimi
- HAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaṭṭ
-
[isim]
Bakınız çizgi
-
Bakınız yazı (I)
-
Ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü
- "Demir yolu hattı. Otobüs hattı."
-
Elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi
- "Bir kablodan muhtelif hatlar çıkar."
-
Bakınız kanal
-
Savunma veya saldırma amacıyla bir araya getirilmiş asker dizisi
- "Dalga dalga ilerleyen hücum hatlarımız birinci düşman siperlerine girdi."
-
Arap alfabesiyle güzel yazı yazma sanatı ve bu biçimde yazılmış yazı
-
Yüzü biçimlendiren çizgi veya kırışıklık
- "Kumral bıyıkları ve ölçülü yüz hatlarıyla her zamanki kadar yakışıklıydı."
-
Bakınız biçim (II)
- "Vücut hatlarını korumak lazım."
-
[isim]
Bakınız çizgi
- BAT
-
-
[isim, ağızlardan]
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü
-
[isim, ağızlardan]
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü
- KAT
-
-
[isim]
Bir yapıda yer alan daire veya odaların bütünü
- "Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık."
-
Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey
- "Bir kat yufka, bir kat peynir."
-
Üst üste konulmuş şeylerden her biri; katman, tabaka
-
Giyeceklerde takım
- "Birer kat elbise ile kalacağız."
-
Apartman dairesi
-
Birinin gözünde
- "Salim, Sait Faik'in Yaşar Nabi katındaki telif ücretini artırmakta büyük rol oynamıştır."
-
Bakınız huzur
-
Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı
- "Kumaşın katı."
-
Bakınız makam
-
Karşılaştırma anlamı taşıyan cümlelerde sayı sıfatlarıyla kullanıldığı zaman sözü edilenin karşılaştırıldığı şeye göre nitelik ve nicelik bakımından derecesini bildiren bir söz; misil
- "Bu, ondan iki kat pahalı."
-
[matematik]
Tekrarlanan bir sayının toplamı
- "6, 9, 12 ve 15 sayıları 3 sayısının katlarındandır."
-
[isim]
Bir yapıda yer alan daire veya odaların bütünü
- ATİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ātī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gelecek
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gelecek
- YAT
-
-
[isim, tarih]
Kalkan, zırh vb. korunma aracı
-
[isim, tarih]
Kalkan, zırh vb. korunma aracı
- PAT
-
-
[sıfat]
Yassı, basık
- "Ne de ıslak pat burnundaki mor mor meneviş."
-
[sıfat]
Yassı, basık
- ATE
-
Kelime Kökeni: Fransızca athée
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız tanrıtanımaz
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız tanrıtanımaz
- ATA
-
-
[isim]
Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri; baba, dede, cet
- "Ey kız gözüme huri görünürsün / Atan sevmez seni benden ziyade"
-
Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri; ağababa
-
[isim]
Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri; baba, dede, cet
- ZAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ẕāt
- ATV
-
Kelime Kökeni: İngilizce (İng. all terrain vehicle sözünden)
-
[isim]
Tüm arazi ve hava koşullarında çalışmak üzere tasarlanmış, genellikle dört tekerlekli olarak üretilen, tek veya çift kişilik, benzinli, içten yanmalı motorlarla çalışan araç
- "Safari atv ile yapıldığında daha çok zevk veriyor."
-
[isim]
Tüm arazi ve hava koşullarında çalışmak üzere tasarlanmış, genellikle dört tekerlekli olarak üretilen, tek veya çift kişilik, benzinli, içten yanmalı motorlarla çalışan araç
- ÇAT
-
-
[isim]
Sert bir şeyin kırılırken çıkardığı ses
-
[isim]
Sert bir şeyin kırılırken çıkardığı ses