İçinde asi olan 7 harfli 22 kelime var. İçerisinde ASİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında asi olan kelimeler listesine ya da Sonu asi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A S İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ASİ, İSA

2 Harfli Kelimeler

AS, İS, Sİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ASİSTAN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yardımcı
    • "Doktorun asistanı. Teknisyenin asistanı."
  2. Araştırma görevlisi

LEASİNG

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Bakınız kiralama

ASİTSİZ
...
NASİHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Öğüt
    • "Nasihatleri sonuna kadar dinler ve bitince hiç sesini çıkarmaz." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Dinle sana bir nasihat edeyim / Hatırdan gönülden geçici olma." (Karacaoğlan)
    • "Ayrılırlarken anası, Ayşe'ye son bir nasihat verdi." (Necati Cumalı)

ASİMİLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] "Benzeşmek, kendine uydurmak" anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz

BORASİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı

MUHASİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sayman

KASİYER

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Kasa başında oturarak para alıp kasa fişi veren kimse, kasadar

VASİLİK

  1. [isim] Vasi olma durumu, vasinin yaptığı iş, vesayet

BASİTÇE

  1. [zarf] Basit olarak, kolay tarafından

HASİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Özgülük, hassa
  2. Yiyecek ve içecek için yarar, etki

GLASİYE
...
NASİPLİ

  1. [sıfat] Nasibi olan, kısmetli
  2. Her istediğine kolayca ulaşan

ASİLLİK

  1. [isim] Asil olma durumu, asalet
  2. Soylu olma durumu, soyluluk

ASİTANE
...
MÜNASİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Uygun, yerinde
    • "O şekilde yaşayacak olsam İstanbul daha münasiptir." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Karısını affederek onunla barışmayı daha münasip bulduğunu bildiriyordu." (Haldun Taner)
    • "O makama daha gayur bir zat münasip düşüyordu." (Atilla İlhan)
    • "Kendi çocukları hep kız olduğu için yeğeni Bilâl'i bu işe münasip gördü." (Halide Edip Adıvar)
  2. Beğenilen, hoşa giden
    • "Yaşta küçük amma boyda münasip / Sallanıyor bir fidanca dal gibi." (Dadaloğlu)

MÜMASİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Benzeyen, andıran
    • "Adapazarı havalisinde de buna mümasil bir hadise vukua geldi." (Atatürk)

MERASİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tören
    • "Herkes Taksim'e merasime gitmiş, kalabalık orada birikmiştir, diye avundu." (Haldun Taner)
  2. Resmî işlerde yol yöntem, yol yordam

ASİLANE
...
VASİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey
    • "Şimdiki hür Türkiye halkının yarınki hür Türkiye halkına vasiyeti işte budur." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Vasiyetname

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü