İçinde asa olan 9 harfli 41 kelime var. İçerisinde ASA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında asa olan kelimeler listesine ya da sonu asa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Asa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A S

3 Harfli Kelimeler

ASA

2 Harfli Kelimeler

AS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TASARLAMA

  1. [isim] Tasarlamak işi
    • "Gök Korsan konusunu açtığımda, henüz tasarlama hâlindeyken yazdığım bazı sahneleri okumuştu." (Cahit Uçuk)
KASAVETLİ

  1. [sıfat] Bakınız sıkıntılı
    • "Oğullarından biri, sanki bir ölüm haberi getirir gibi kasavetli bir yüzle yanına sokuldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KASALAMAK

  1. [-i] Kasalara yerleştirmek
    • "Sapsız kasalanan elmaya Almanya’da alıcı yoktu." (Fakir Baykurt)
ASABİLMEK

  1. [-e, -i] Asma ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Asmaya gücü yetmek
ASANLIKLA

  1. [zarf] Bakınız kolaylıkla
    • "Bu manada takvim mitleri Oğuz Destanı’nda asanlıkla inşa edilebilir." (Fuzuli Bayat)
ATASARISI

  1. [isim, bitki bilimi] Ege Bölgesi'nde ve Akdeniz Bölgesi'nde sofralık olarak üretilen, beyaz renkli, iri ve yuvarlak taneli bir tür üzüm
MASAJLAMA

  1. [isim] Masajlamak işi
KASAPHANE

Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣṣāb + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesimevi
    • "Sonraları kasaphane, derenin batısındaki Çendirlik’in bulunduğu yere nakledildi." (Sezgin Kaymaz)
RASATHANE

Kelime Kökeni: Arapça raṣad + Farsça ḫāne

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız gözlemevi
    • "Şimdi rasathane korusuna çıkarız, ben her şeyi hesapladım, korkma..." (Peyami Safa)
YASALAŞMA

  1. [isim] Yasalaşmak işi; kanunlaşma, kanuniyet
ASABİYECİ

  1. [isim] Sinir hastalıkları uzmanı
    • "Üç gün evvel gazetede patron Şeref Bey’le asabiyeci Nevzat Bey buluştular." (Necip Fazıl Kısakürek)
ASANSÖRCÜ

  1. [isim] Asansör üretimi yapan ve binalara yerleştiren kimse
    • "Tesisatçıya, asansörcüye, güvenlik sistemini kuranlara senet vermişti hep, vadeleri yakındı." (Behçet Çelik)
  2. Asansörün bakım ve onarımını yapan kimse
  3. Otel, hastane vb. büyük kuruluşlarda asansörün düzenli çalışmasını sağlayan kimse
    • "Yonca, önünde üniformalı asansörcünün beklediği açık asansöre girer." (Necip Fazıl Kısakürek)
BASAMAKSI

  1. [sıfat] Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi
BOĞASAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] İnek boğa istemek veya boğaya gelmek
MASATLAMA

  1. [isim] Masatlamak işi
KARASAKIZ

  1. [isim] Bakınız zift
DEVASALIK

  1. [isim] Devasa olma durumu
BEYAZMASA

  1. [isim] Halkın şikâyet, istek ve görüşlerini ilettikleri belediye birimi
YASAKLAMA

  1. [isim] Yasaklamak işi; men
    • "Yasaklamaların dönem dönem gerekçeleri de değişiyordu." (Metin And)
KASALANMA

  1. [isim] Kasalanmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü