İçinde arı olan 6 harfli 34 kelime var. İçerisinde ARI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arı olan kelimeler listesine ya da sonu arı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Arı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I R
3 Harfli Kelimeler
ARI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAŞARI
-
-
[sıfat]
Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk)
- "Köy kahvesinden yetişen birkaç delikanlı bu haşarıları darmadağın etmişti."
-
Huysuz, azgın (hayvan)
-
[sıfat]
Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk)
- ARITMA
-
-
[isim]
Arıtmak işi
- "Kendi gövdesini arıtmayı bilmeyen bir adamın ülkesini kurtarmaya kalkışması inandırıcı olamaz."
-
[isim]
Arıtmak işi
- FARIMA
-
-
[isim]
Farımak işi
-
[isim]
Farımak işi
- KARIMA
-
-
[isim]
Bakınız yaşlanma
-
[isim]
Bakınız yaşlanma
- DARICA
-
-
[isim]
Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri
- BAŞARI
-
-
[isim]
Başarma işi; muvaffakiyet
- "Bu başarı, onu garip bir yolda boşluk ve yalnızlık içinde bırakmıştı."
-
[isim]
Başarma işi; muvaffakiyet
- ARIKÇI
-
-
[isim]
Su yolu yapan kimse
- "O günlerde on beş liraydı usta bir arıkçının gündeliği."
-
[isim]
Su yolu yapan kimse
- ARINIK
-
-
[sıfat]
Her çeşit mikroptan arınmış; steril, sterilize
-
[mecaz]
Arı (I) duruma gelmiş olan
- "Atiye, gözlerinin arınık bakışıyla, altın tası buz gibi suyla doldurup yedi kez başından aşağı dökmüştü."
-
[sıfat]
Her çeşit mikroptan arınmış; steril, sterilize
- YUKARI
-
-
[isim]
Bir şeyin üst bölümü; fevk, mafevk, aşağı karşıtı
-
[mecaz]
Yetkili kimse
- "Emir yukarıdan gelince çaresiz kaldık."
-
[sıfat]
Benzerleri arasında üstte bulunan
- "Yukarı kat."
-
[sıfat, mecaz]
Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan
- "O bizden yukarı sınıftandı."
-
[zarf]
Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya
- "Yukarı, kocasının odasına çıktı."
-
[isim]
Bir şeyin üst bölümü; fevk, mafevk, aşağı karşıtı
- MUARIZ
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāriż
-
[sıfat, eskimiş]
Karşı koyan, karşı çıkan
- "Dışarı çıktığında kulağında kalmış rivayetleri ileri sürerek muarızlarını iknaya çalıştı."
-
[sıfat, eskimiş]
Karşı koyan, karşı çıkan
- UYARIŞ
-
-
[isim]
Uyarmak işi
- "O susuyor, ben bunu Kâmuran'ın yüzüne bakmak için bir uyarış sayıyordum."
-
[isim]
Uyarmak işi
- DIŞARI
-
-
[isim]
Dış çevre, dış yer, içeri karşıtı
- "Dışarıda karlar erimeye başlamış."
-
Kişinin konutundan ayrı olan yer
- "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı."
-
Bakınız yurt dışı
- "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik."
-
[zarf]
Dışa, dış çevreye
- "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı."
-
[isim]
Dış çevre, dış yer, içeri karşıtı
- ARINIŞ
-
-
[isim]
Arınmak işi
- "Büyük heyecanla anlatıyor, o yıkılışta boş yüceliklerden bütün bir arınışı algılatmaya uğraşıyordu."
-
[isim]
Arınmak işi
- AKDARI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız darı
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız darı
- UYARIM
-
-
[isim, biyoloji]
Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki; tembih
-
Bir uyarma sebebiyle herhangi bir kasta, salgı bezinde olan açık veya gizli değişme; tembih
-
[isim, biyoloji]
Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki; tembih
- YARICI
-
-
[isim]
Bakınız ortakçı
-
[isim]
Bakınız ortakçı
- ARILIK
-
- TASARI
-
-
[isim]
Olması veya yapılması düşünülen bir şeyin zihinde aldığı biçim
- "Kafamdaki hayaller ve tasarılar epeyce açık saçık şeylerdi."
-
[hukuk]
Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin; layiha
- "Bütçe Kanunu tasarısı üzerine yazdığım bir yazı."
-
[isim]
Olması veya yapılması düşünülen bir şeyin zihinde aldığı biçim
- ARILAR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası
-
[isim, hayvan bilimi]
Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası
- KARILI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelik veya nicelikte karısı olan
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelik veya nicelikte karısı olan