İçinde arı olan 6 harfli 34 kelime var. İçerisinde ARI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arı olan kelimeler listesine ya da sonu arı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Arı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I R

3 Harfli Kelimeler

ARI, IRA

2 Harfli Kelimeler

AR, IR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAŞARI

  1. [sıfat] Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk)
    • "Köy kahvesinden yetişen birkaç delikanlı bu haşarıları darmadağın etmişti." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Huysuz, azgın (hayvan)
ARITMA

  1. [isim] Arıtmak işi
    • "Kendi gövdesini arıtmayı bilmeyen bir adamın ülkesini kurtarmaya kalkışması inandırıcı olamaz." (İnci Aral)
FARIMA

  1. [isim] Farımak işi
KARIMA

  1. [isim] Bakınız yaşlanma
DARICA

  1. [isim] Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri
BAŞARI

  1. [isim] Başarma işi; muvaffakiyet
    • "Bu başarı, onu garip bir yolda boşluk ve yalnızlık içinde bırakmıştı." (Halide Edip Adıvar)
ARIKÇI

  1. [isim] Su yolu yapan kimse
    • "O günlerde on beş liraydı usta bir arıkçının gündeliği." (Necati Cumalı)
ARINIK

  1. [sıfat] Her çeşit mikroptan arınmış; steril, sterilize
  2. [mecaz] Arı (I) duruma gelmiş olan
    • "Atiye, gözlerinin arınık bakışıyla, altın tası buz gibi suyla doldurup yedi kez başından aşağı dökmüştü." (Adnan Binyazar)
YUKARI

  1. [isim] Bir şeyin üst bölümü; fevk, mafevk, aşağı karşıtı
  2. [mecaz] Yetkili kimse
    • "Emir yukarıdan gelince çaresiz kaldık."
  3. [sıfat] Benzerleri arasında üstte bulunan
    • "Yukarı kat."
  4. [sıfat, mecaz] Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan
    • "O bizden yukarı sınıftandı."
  5. [zarf] Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya
    • "Yukarı, kocasının odasına çıktı." (Memduh Şevket Esendal)
MUARIZ

Kelime Kökeni: Arapça muʿāriż

  1. [sıfat, eskimiş] Karşı koyan, karşı çıkan
    • "Dışarı çıktığında kulağında kalmış rivayetleri ileri sürerek muarızlarını iknaya çalıştı." (Haldun Taner)
UYARIŞ

  1. [isim] Uyarmak işi
    • "O susuyor, ben bunu Kâmuran'ın yüzüne bakmak için bir uyarış sayıyordum." (Halide Edip Adıvar)
DIŞARI

  1. [isim] Dış çevre, dış yer, içeri karşıtı
    • "Dışarıda karlar erimeye başlamış." (Ahmet Ümit)
  2. Kişinin konutundan ayrı olan yer
    • "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı." (Attilâ İlhan)
  3. Bakınız yurt dışı
    • "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik." (Burhan Felek)
  4. [zarf] Dışa, dış çevreye
    • "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı." (Attilâ İlhan)
ARINIŞ

  1. [isim] Arınmak işi
    • "Büyük heyecanla anlatıyor, o yıkılışta boş yüceliklerden bütün bir arınışı algılatmaya uğraşıyordu." (Selim İleri)
AKDARI

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız darı
UYARIM

  1. [isim, biyoloji] Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki; tembih
  2. Bir uyarma sebebiyle herhangi bir kasta, salgı bezinde olan açık veya gizli değişme; tembih
YARICI

  1. [isim] Bakınız ortakçı
ARILIK

  1. [isim] Yabancı şeylerden arınmış olma durumu
  2. Bakınız temizlik
  3. Bakınız masumluk
    • "Aynı anda, gözlerini ovuşturduğunu, sonra bir çocuk arılığıyla gülümsediğini gördü." (Tahsin Yücel)
TASARI

  1. [isim] Olması veya yapılması düşünülen bir şeyin zihinde aldığı biçim
    • "Kafamdaki hayaller ve tasarılar epeyce açık saçık şeylerdi." (Halide Edip Adıvar)
  2. [hukuk] Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin; layiha
    • "Bütçe Kanunu tasarısı üzerine yazdığım bir yazı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ARILAR

  1. [isim, hayvan bilimi] Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası
KARILI

  1. [sıfat] Herhangi bir nitelik veya nicelikte karısı olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü