İçinde ari olan 8 harfli 54 kelime var. İçerisinde ARİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ari olan kelimeler listesine ya da sonu ari ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ari Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R İ

3 Harfli Kelimeler

ARİ

2 Harfli Kelimeler

AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAHARİYE

Kelime Kökeni: Farsça bahār + Arapça -iyye

  1. [isim] Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside
    • "Nefi’nin IV. Murat için yazdığı ünlü bahariyesi musammat bir kasidedir." (Cem Dilçin)
TARİFSİZ

  1. [sıfat] Tarifi olmayan
  2. Tarif edilemeyen, tarif edilemez
    • "İstanbul'da Boğaziçi'nde / Bir fakir Orhan Veli'yim / Veli'nin oğluyum / Tarifsiz kederler içinde" (Orhan Veli Kanık)
MUSTARİP

Kelime Kökeni: Arapça mużṭarib

  1. [sıfat] Bakınız muzdarip
İKTİDARİ

Kelime Kökeni: Arapça iḳtidārį

  1. [sıfat] İktidarla ilgili, güçle ilgili
TARİHSİZ

  1. [sıfat] Tarihi yazılmamış, yazıldığı gün, ay veya yıl belirtilmemiş
    • "Kudret Bey’in elinde kaç tane tarihsiz, rakam yeri açık senet var, Sevil’in imzası ile biliyor musun sen?" (Vasıf Öngören)
  2. Tarihi olmayan, uzun bir geçmişi olmayan
VARİSSİZ

  1. [sıfat] Mirasçısı olmayan
  2. [zarf] Mirasçısı olmadan
    • "Böyle hayallerle uğraşman doğru değil, ülkemizi vârissiz bırakamayız." (Sait Faik Abasıyanık)
ARİSTOCU

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız Aristotelesçi
TARİFELİ

  1. [sıfat] Belli bir tarifeye göre olan
MUZDARİP

Kelime Kökeni: Arapça mużṭarib

  1. [sıfat] Izdırap ve acı çeken
    • "Büyük bir millet, gururunda, haklarında, tarihinde mağdur ve muzdaripti." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
SENARİST

Kelime Kökeni: Fransızca scénariste

  1. [isim] Bakınız senaryocu
GARİPLİK

  1. [isim] Bakınız tuhaflık
    • "Gariplikleri çok sever, dikkati çekmek için elinden geleni yaparmış." (Salâh Birsel)
  2. Bakınız acayiplik
ŞARKKARİ

Kelime Kökeni: Arapça şarḳ + Farsça kār + Arapça -i

  1. [sıfat] Doğu örneklerine benzer
    • "Şarkkâri tasvirler devrine göre başarılıdır." (Vasfi Mahir Kocatürk)
  2. Doğuya özgü
    • "Milletimin yaratmış olduğu şarkkâri medeniyeti tahlil ederken ‘noksan noksan!’ diye tenkit ettiğim gibi bugünün Garp medeniyetini seyrederken de bağırıyorum: Büsbütün noksan!" (Safiye Erol)
ZARİFLİK

  1. [isim] Zarif davranış veya zarif olma durumu; zarafet
    • "Bu kültürde zariflik, incelikle beraber Türk olan, kendilerinden olan bir şey vardı." (Asaf Halet Çelebi)
ZÜLFARİS

Kelime Kökeni: Farsça zulf + Arapça ʿarūs

  1. [isim, bitki bilimi] Baklagillerden, bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu, mor, beyaz renkli, saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği (Phaseolus caracalla)
İHBARİYE

Kelime Kökeni: Arapça iḫbāriyye

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bildirim
  2. Kaçak malı haber verenlere ödenen ücret
GARPKARİ

  1. [sıfat] Batı örneklerine benzer
    • "Asfalt yollar etrafında tam Garpkâri caddeler vardı." (Falih Rıfkı Atay)
ÇIMARİVA

Kelime Kökeni: İtalyanca ciama arriva

  1. [isim, denizcilik] Savaş gemilerinde askerî personelin selamlama töreni için küpeşte boyunca belirli aralıklarla dizilmesi için verilen komut
  2. Savaş gemilerinde askerî personelin selamlama merasimi için küpeşte boyunca belirli aralıklarla dizilmesi
  3. Savaş gemilerinde askerî personelin küpeşte boyunca belirli aralıklarla dizilerek selam vermesi
    • "Bu bir kraliçe ve kadın olduğu için büyük ihtiramla çımariva ve reverans yapmışlar, hurra diye bağırmışlar." (Esat Daybelge)
ALGARİNA

Kelime Kökeni: İtalyanca argagno

  1. [isim, denizcilik] Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi
  2. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme
MUTARİZA

Kelime Kökeni: Arapça muʿtariża

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yay ayraç
CLEARİNG

Kelime Kökeni: İngilizce clearing

  1. [isim, ticaret] Bakınız takas
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü