İçinde ari olan 6 harfli 42 kelime var. İçerisinde ARİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ari olan kelimeler listesine ya da sonu ari ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ari Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ARİ
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UTARİT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿuṭārid
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Merkür
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Merkür
- MİMARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça miʿmārī
- NEHARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça nehārī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gündüzlü
- "En arka sırada, derslerde nadiren gözüken bir nehari talebe yalnız başına oturuyordu."
-
[zarf]
Gündüzlü olarak
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gündüzlü
- TARİHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tārīḫī
-
[sıfat]
Bakınız tarihsel
- "Acaba bu cereyan ne gibi tarihî amillerin tesiriyle doğdu."
-
Tarihe geçmiş
-
[mimarlık]
Geçmiş yüzyıllardan günümüze ulaşmış olan
- "tarihî yalı, tarihî bina."
-
[mecaz]
Unutulmayan, anılma değeri olan
- "Ne bileyim ben; pek çok şey yapabilirdik, tarihî bir fırsatı kaçırdık."
-
[sıfat]
Bakınız tarihsel
- FARİSİ
-
Kelime Kökeni: Farsça fārs + Arapça -ī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Farsça
-
[isim, eskimiş]
Bakınız Farsça
- FARİKA
-
Kelime Kökeni: Arapça fāriḳa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayırmaç
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayırmaç
- ASGARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça aṣġar + Farsça -į
-
[sıfat]
En az, en aşağı, en düşük, en alt; minimal, minimum
- "Koridorda, kapımın asgari yüz metre yakınlarına kimsenin yaklaştırılmamasını emrettim."
-
[sıfat]
En az, en aşağı, en düşük, en alt; minimal, minimum
- ÇARİÇE
-
Kelime Kökeni: Rusça
-
[isim, tarih]
Çarın karısına veya kadın çara verilen ünvan
-
[isim, tarih]
Çarın karısına veya kadın çara verilen ünvan
- HARİCİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫāricī
-
[sıfat]
Dışla ilgili, dıştan olan
- "İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır."
-
[sıfat]
Dışla ilgili, dıştan olan
- İHZARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça iḥżārī
-
[sıfat, eskimiş]
Hazırlık niteliğinde olan
-
[sıfat, eskimiş]
Hazırlık niteliğinde olan
- ARİOSO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca arioso
-
[isim, müzik]
Dramatik ve lirik bakımdan yüksek bir anlatım gücü olan ağırbaşlı ezgi
-
[isim, müzik]
Dramatik ve lirik bakımdan yüksek bir anlatım gücü olan ağırbaşlı ezgi
- ÇAPARİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı
- "Çapari oltasını şöyle bir ucundan tutup havaya kaldırdığı zaman eski keyfi biraz yerine gelir gibi oluyor."
-
[isim]
Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı
- NAZARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓarī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kuramsal
- "Bazı nazari dersler bir kısım talebeye hiç şüphesiz daha eğlenceli gelecektir."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kuramsal
- GABARİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca gabarit
-
[isim]
Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya veya denetlemeye yarayan örnek
-
Motorlu veya motorsuz taşıtların köprü vb. altından rahatça geçebilmeleri için en yüksek boyutları belirten ölçüler
-
[mimarlık]
Bir binanın, yöre imar dairesinin öngördüğü azami yüksekliği
-
[isim]
Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya veya denetlemeye yarayan örnek
- TARİFE
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿrife
-
[isim]
Fiyat gösteren çizelge
- "Pazar ruhsatları tarifesi hakikaten ağırdır."
-
Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge
- "Yıpranır ceplerinde tren tarifeleri."
-
Bakınız tanıtmalık
- "Bir ilacın tarifesi."
-
[isim]
Fiyat gösteren çizelge
- KAPARİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız gebre otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız gebre otu
- ÇİTARİ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, üzerinde sarı çizgiler bulunan, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, kılçıklı bir balık (Boxsalpa)
-
İpek ve pamukla dokunan bir tür çizgili kumaş
- "Pencerelerdeki çitari perdelerden, köşedeki aynalı konsola kadar her şey, Hikmet'i çocukluğunun en samimi aşinaları gibi karşıladı."
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, üzerinde sarı çizgiler bulunan, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, kılçıklı bir balık (Boxsalpa)
- MARİNE
-
Kelime Kökeni: Fransızca mariné
-
[sıfat]
"Etleri yumuşatmak ve daha lezzetli duruma getirmek için pişirmeden önce belirli bir süre baharatlı sirke, zeytinyağı vb. ilave edilerek hazırlanan sosun içerisinde bekletmek” anlamındaki marine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- "Balıklara güzelce yedirip, buzdolabında yarım saat kadar bekletip marine edin."
-
[sıfat]
"Etleri yumuşatmak ve daha lezzetli duruma getirmek için pişirmeden önce belirli bir süre baharatlı sirke, zeytinyağı vb. ilave edilerek hazırlanan sosun içerisinde bekletmek” anlamındaki marine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- MARİNA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca marina
-
[isim, denizcilik]
Bakınız yat limanı
-
[isim, denizcilik]
Bakınız yat limanı
- HAVARİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavārī
-
[isim, din bilimi]
Hz. İsa'nın öğüt ve inançlarını yayma işiyle görevlendirdiği on iki yardımcısından her biri; apotr
-
[eskimiş]
Bakınız yardımcı
-
[mecaz]
Bağlı olduğu önderinin düşünce ve inançlarını yayan kimse; apotr
-
[isim, din bilimi]
Hz. İsa'nın öğüt ve inançlarını yayma işiyle görevlendirdiği on iki yardımcısından her biri; apotr