İçinde arama olan 22 kelime var. İçerisinde ARAMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arama olan kelimeler listesine ya da sonu arama ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
YARAMAZLAŞMAK
KARAMANLILIK, YARAMAZLAŞMA
KARAMANDOLA, KARAMANLICA
MORKARAMAN, PARAMARİBO, YARAMAZLIK
AKKARAMAN, KARAMANLI, YARAMAMAK, YARAMAZCA
KARAMAK, KARAMAN, TARAMAK, YARAMAK, YARAMAZ
ARAMAK, KARAMA, TARAMA, YARAMA
ARAMA
Arama Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
ARAMA
4 Harfli Kelimeler
ARMA
3 Harfli Kelimeler
AMA, ARA, RAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AR, MA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YARAMAZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Çocuk söz dinlememek, rahat durmamak, yasak edilen şeyleri yapmakta ayak diremek; yaramaz olmak
-
[nesnesiz]
Çocuk söz dinlememek, rahat durmamak, yasak edilen şeyleri yapmakta ayak diremek; yaramaz olmak
- YARAMAZLAŞMA
-
-
[isim]
Yaramazlaşmak işi
-
[isim]
Yaramazlaşmak işi
- KARAMANLILIK
-
-
[isim]
Karamanlı olma durumu
-
[isim]
Karamanlı olma durumu
- KARAMANDOLA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Genellikle ayakkabı yüzü yapılan bir tür sağlam ve parlak kumaş
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
- "Karamandoladan potinleri eski değilse de yürürken feracenin etekleri ziyade kalktığından o potinlerin üst tarafından beyaz tire çorapların görünüşü pek güzel gelmiyordu."
-
[isim]
Genellikle ayakkabı yüzü yapılan bir tür sağlam ve parlak kumaş
- KARAMANLICA
-
-
[isim]
Bakınız Karamanlı Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Karamanlı Türkçesi
- PARAMARİBO
-
-
[isim]
Surinam'ın başkenti
-
[isim]
Surinam'ın başkenti
- YARAMAZLIK
-
-
[isim]
Yaramaz olma durumu
-
Yaramazca davranış
-
[ağızlardan]
Kötü, uygunsuz durum veya haber
-
[isim]
Yaramaz olma durumu
- MORKARAMAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Doğu Anadolu Bölgesi ile kuzeydoğu illerimizde yetiştirilen, kızıldan mora kadar değişen renklerde, göz, ağız, burun etrafı daha açık, baş ve ayaklar vücuduna göre daha koyu renkte, kaba karışık yapağılı bir tür koyun
-
[isim, hayvan bilimi]
Doğu Anadolu Bölgesi ile kuzeydoğu illerimizde yetiştirilen, kızıldan mora kadar değişen renklerde, göz, ağız, burun etrafı daha açık, baş ve ayaklar vücuduna göre daha koyu renkte, kaba karışık yapağılı bir tür koyun
- YARAMAMAK
-
-
gereksiz olmak, boşuna yapılmış olmak
- "Ona iyilik yaramaz."
-
gereksiz olmak, boşuna yapılmış olmak
- KARAMANLI
-
-
[isim]
Karaman ilinden olan kimse
-
[isim]
Karaman ilinden olan kimse
- YARAMAZCA
-
-
[zarf]
Yaramaz bir biçimde
-
[zarf]
Yaramaz bir biçimde
- AKKARAMAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun
- YARAMAZ
-
-
[sıfat]
Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan
-
Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı
- "Annesine bakabilmek için akşama kadar elliye yakın yaramazın kahrını çekiyordu."
-
Çapkın olan
-
[sıfat]
Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan
- YARAMAK
-
-
[-e]
Bir şey yararlı olmak, yarar sağlamak
- "Sertleşmeyi bilmeyen bir iyilik, iyilik olmakta ısrar eden bir iyilik neye yarar?"
-
Bir iş için uygun olmak, kullanılır olmak
-
Sağlık bakımından elverişli olmak
-
[mecaz]
İşine gelmek
- "Seçim barajı bazı partilere yaradı."
-
[-e]
Bir şey yararlı olmak, yarar sağlamak
- KARAMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Hor görmek
- "Merhametin çoktur beni karama / Beni görüp mah yüzünü bürüme"
-
Bakınız karalamak
-
[-i, ağızlardan]
Hor görmek
- KARAMAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
- TARAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
- "Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu."
-
Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak
- "Birdenbire uzun bir ışık sol tarafımızdaki sırtları taradı."
-
Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraktan geçirmek; taraklamak
-
Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek
-
Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek
-
[-de]
Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek
- "Belleğimde taradığım yazarların yarısına yakını hastalıklı idiler."
-
[mecaz]
Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek
- "Dergileri taramak."
-
[mecaz]
Dikkatle bakmak, gözden geçirmek; süzmek
-
[bilişim]
Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resimleri veya yazıları sayısal ortama aktarmak
-
[tıp]
Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılan inceleme
-
Bir resmin bir bölümü üzerine çizgilerle koyuluk vermek
-
[-i]
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
- ARAMAK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak
- "Dükkânın içinde gözleriyle bir şeyler aradı."
-
Bir yerde bir şey bulmak için bakmak, araştırmak
- "Ceplerini aramak."
-
Ziyarete, hatır sormaya gitmek
- "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!"
-
Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek
- "Seni çok arıyorum, Ziyacığım."
-
Önem verip istemek
- "Ben böyle şeyleri aramam."
-
Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek
- "Bir adam, mütemadiyen telefonu açıp kapayarak ısrarla bir yeri arıyor."
-
[mecaz]
Şart koşmak
-
[-i]
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak
- TARAMA
-
-
[isim]
Taramak işi
-
Balık yumurtası ile yapılan bir meze türü
- "Tuzlu bademler, fıstıklar, fındıklar, kızarmış sucuklar, küçük börekler, tarama gibi şeylerden çimleniyorum."
-
[sıfat]
Gölgeleri yol yol ve çizgi çizgi olan (resim, harita)
-
[isim]
Taramak işi
- KARAMA
-
-
[isim, ağızlardan]
Karamak işi
-
[isim, ağızlardan]
Karamak işi