İçinde arama olan 22 kelime var. İçerisinde ARAMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arama olan kelimeler listesine ya da sonu arama ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

YARAMAZLAŞMAK

12 Harfli Kelimeler

KARAMANLILIK, YARAMAZLAŞMA

11 Harfli Kelimeler

KARAMANDOLA, KARAMANLICA

10 Harfli Kelimeler

MORKARAMAN, PARAMARİBO, YARAMAZLIK

9 Harfli Kelimeler

AKKARAMAN, KARAMANLI, YARAMAMAK, YARAMAZCA

7 Harfli Kelimeler

KARAMAK, KARAMAN, TARAMAK, YARAMAK, YARAMAZ

6 Harfli Kelimeler

ARAMAK, KARAMA, TARAMA, YARAMA

5 Harfli Kelimeler

ARAMA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Arama Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A A M R

5 Harfli Kelimeler

ARAMA

4 Harfli Kelimeler

ARMA

3 Harfli Kelimeler

AMA, ARA, RAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AR, MA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YARAMAZLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Çocuk söz dinlememek, rahat durmamak, yasak edilen şeyleri yapmakta ayak diremek; yaramaz olmak
YARAMAZLAŞMA

  1. [isim] Yaramazlaşmak işi
KARAMANLILIK

  1. [isim] Karamanlı olma durumu
KARAMANDOLA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Genellikle ayakkabı yüzü yapılan bir tür sağlam ve parlak kumaş
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış
    • "Karamandoladan potinleri eski değilse de yürürken feracenin etekleri ziyade kalktığından o potinlerin üst tarafından beyaz tire çorapların görünüşü pek güzel gelmiyordu." (Recaizade Mahmut Ekrem)
KARAMANLICA

  1. [isim] Bakınız Karamanlı Türkçesi
PARAMARİBO

  1. [isim] Surinam'ın başkenti
YARAMAZLIK

  1. [isim] Yaramaz olma durumu
  2. Yaramazca davranış
  3. [ağızlardan] Kötü, uygunsuz durum veya haber
MORKARAMAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Doğu Anadolu Bölgesi ile kuzeydoğu illerimizde yetiştirilen, kızıldan mora kadar değişen renklerde, göz, ağız, burun etrafı daha açık, baş ve ayaklar vücuduna göre daha koyu renkte, kaba karışık yapağılı bir tür koyun
YARAMAMAK

  1. gereksiz olmak, boşuna yapılmış olmak
    • "Ona iyilik yaramaz."
KARAMANLI

  1. [isim] Karaman ilinden olan kimse
YARAMAZCA

  1. [zarf] Yaramaz bir biçimde
AKKARAMAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun
YARAMAZ

  1. [sıfat] Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan
  2. Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı
    • "Annesine bakabilmek için akşama kadar elliye yakın yaramazın kahrını çekiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Çapkın olan
YARAMAK

  1. [-e] Bir şey yararlı olmak, yarar sağlamak
    • "Sertleşmeyi bilmeyen bir iyilik, iyilik olmakta ısrar eden bir iyilik neye yarar?" (Cemil Meriç)
  2. Bir iş için uygun olmak, kullanılır olmak
  3. Sağlık bakımından elverişli olmak
  4. [mecaz] İşine gelmek
    • "Seçim barajı bazı partilere yaradı."
KARAMAK

  1. [-i, ağızlardan] Hor görmek
    • "Merhametin çoktur beni karama / Beni görüp mah yüzünü bürüme" (Karacaoğlan)
  2. Bakınız karalamak
KARAMAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
TARAMAK

  1. [-i] Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
    • "Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu." (Yaşar Kemal)
  2. Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak
    • "Birdenbire uzun bir ışık sol tarafımızdaki sırtları taradı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraktan geçirmek; taraklamak
  4. Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek
  5. Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek
  6. [-de] Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek
    • "Belleğimde taradığım yazarların yarısına yakını hastalıklı idiler." (Haldun Taner)
  7. [mecaz] Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek
    • "Dergileri taramak."
  8. [mecaz] Dikkatle bakmak, gözden geçirmek; süzmek
  9. [bilişim] Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resimleri veya yazıları sayısal ortama aktarmak
  10. [tıp] Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılan inceleme
  11. Bir resmin bir bölümü üzerine çizgilerle koyuluk vermek
ARAMAK

  1. [-i] Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak
    • "Dükkânın içinde gözleriyle bir şeyler aradı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir yerde bir şey bulmak için bakmak, araştırmak
    • "Ceplerini aramak."
  3. Ziyarete, hatır sormaya gitmek
    • "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!" (Burhan Felek)
  4. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek
    • "Seni çok arıyorum, Ziyacığım." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  5. Önem verip istemek
    • "Ben böyle şeyleri aramam."
  6. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek
    • "Bir adam, mütemadiyen telefonu açıp kapayarak ısrarla bir yeri arıyor." (Esat Mahmut Karakurt)
  7. [mecaz] Şart koşmak
TARAMA

  1. [isim] Taramak işi
  2. Balık yumurtası ile yapılan bir meze türü
    • "Tuzlu bademler, fıstıklar, fındıklar, kızarmış sucuklar, küçük börekler, tarama gibi şeylerden çimleniyorum." (Burhan Felek)
  3. [sıfat] Gölgeleri yol yol ve çizgi çizgi olan (resim, harita)
KARAMA

  1. [isim, ağızlardan] Karamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü