İçinde arı olan 9 harfli 99 kelime var. İçerisinde ARI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arı olan kelimeler listesine ya da sonu arı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Arı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I R

3 Harfli Kelimeler

ARI, IRA

2 Harfli Kelimeler

AR, IR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARIKLATMA

  1. [isim] Arıklatmak işi
ŞIMARIKÇA

  1. [zarf] Şımarık bir biçimde
    • "Edepsizce, şımarıkça gülüyorum: Yok canım..." (Erhan Bener)
BİTPAZARI

  1. [isim, mecaz] Eski eşyanın alınıp satıldığı pazar
    • "Yangından kurtulan birkaç parça eşya bitpazarı tellallarının mezadından kurtulamadı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
CENAPLARI

  1. saygı duyulan kişilerin adlarını veya makamlarını gösteren söze başka ünvanlarla birlikte getirilen bir söz
    • "Cuma günü Fransız millî bayramı sebebiyle Miralay Mojen cenapları tarafından istasyondaki ikametgâhında bir kabul resmi icra edilmiş." (Atatürk)
ŞALPAZARI

  1. [isim] Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
KARARINDA

  1. [zarf] Bakınız yeterince
SARICALIK

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız kloroz
SARILIKLI

  1. [sıfat] Sarılık olan (kimse)
NARIBEYZA

Kelime Kökeni: Arapça nār + beyżāʾ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız akkor
KARIKLAMA

  1. [isim] Karıklamak işi
  2. Meralarda yüzey akışını önlemek ve toprak nemini uzun süre korumak amacıyla birbirine paralel küçük karıklar açma işi
    • "Bunu sağlayabilmek için mera alanlarında karıklama ... yapıldığını ve bu basit tesislerden son derece yararlanıldığını görmekteyiz." (Mehmet Arif Demirer)
ONARILMAK

  1. [nesnesiz] Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak
    • "Bir duvar onarılır öteki çöker, ardından dam akardı." (Lâtife Tekin)
KARINCALI

  1. [sıfat] İçinde, üstünde karınca bulunan
    • "Bir süre sonra gözlerimi açtığımda elimdeki karıncalı ekmeği ağaçlığa bırakırken buldum kendimi." (Bilal Özbay)
  2. Paslı veya dökülme sonucu küçük delikleri olan (metal)
  3. Üzerine karınca üşüşmüş gibi görünen ekran görüntüsü
    • "Gözlerin karıncalı televizyona kilitlendi." (Onur Sakarya)
  4. [mecaz] Rahatsızlık veren
    • "Eski, o karıncalı, sinsi, ağrılı pis şakalarını yapmaya başladı." (Özdemir Başargan)
HARILDAMA

  1. [isim] Harıldamak işi
SULARINDA

  1. [zarf] Saat gibi kelimelerle birlikte yaklaşık zaman bildiren bir söz; raddelerinde
    • "Akşam ezanı sularında sofraya oturulurdu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
KARARINCA

  1. [zarf] Gerektiği ölçüde
  2. Gerektiği gibi
ARILAŞMAK

  1. [nesnesiz] Yabancı şeylerden arınmış duruma gelmek; arılanmak
  2. Bakınız özleşmek
    • "Atatürk, dilin olabildiğince arılaşarak zenginleşmesini, ölümünden sonra da Türk Dil Kurumunun yaşamasını istemiştir." (Sami Selçuk)
TUTARIKLI

  1. [sıfat] Bakınız saralı
KARIŞLAMA

  1. [isim] Karışlamak işi
    • "Kol karışlama onun falı imiş." (Hamit Zübeyr Koşay)
DARILMACA

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] "Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz
SARIYONCA

  1. [isim, bitki bilimi] Sarı yapraklı bir tür yonca
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü