İçinde arı olan 9 harfli 99 kelime var. İçerisinde ARI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arı olan kelimeler listesine ya da sonu arı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Arı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I R
3 Harfli Kelimeler
ARI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARIKLATMA
-
-
[isim]
Arıklatmak işi
-
[isim]
Arıklatmak işi
- ŞIMARIKÇA
-
-
[zarf]
Şımarık bir biçimde
- "Edepsizce, şımarıkça gülüyorum: Yok canım..."
-
[zarf]
Şımarık bir biçimde
- BİTPAZARI
-
-
[isim, mecaz]
Eski eşyanın alınıp satıldığı pazar
- "Yangından kurtulan birkaç parça eşya bitpazarı tellallarının mezadından kurtulamadı."
-
[isim, mecaz]
Eski eşyanın alınıp satıldığı pazar
- CENAPLARI
-
-
saygı duyulan kişilerin adlarını veya makamlarını gösteren söze başka ünvanlarla birlikte getirilen bir söz
- "Cuma günü Fransız millî bayramı sebebiyle Miralay Mojen cenapları tarafından istasyondaki ikametgâhında bir kabul resmi icra edilmiş."
-
saygı duyulan kişilerin adlarını veya makamlarını gösteren söze başka ünvanlarla birlikte getirilen bir söz
- ŞALPAZARI
-
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
- KARARINDA
-
-
[zarf]
Bakınız yeterince
-
[zarf]
Bakınız yeterince
- SARICALIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kloroz
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kloroz
- SARILIKLI
-
-
[sıfat]
Sarılık olan (kimse)
-
[sıfat]
Sarılık olan (kimse)
- NARIBEYZA
-
Kelime Kökeni: Arapça nār + beyżāʾ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız akkor
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız akkor
- KARIKLAMA
-
-
[isim]
Karıklamak işi
-
Meralarda yüzey akışını önlemek ve toprak nemini uzun süre korumak amacıyla birbirine paralel küçük karıklar açma işi
- "Bunu sağlayabilmek için mera alanlarında karıklama ... yapıldığını ve bu basit tesislerden son derece yararlanıldığını görmekteyiz."
-
[isim]
Karıklamak işi
- ONARILMAK
-
-
[nesnesiz]
Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak
- "Bir duvar onarılır öteki çöker, ardından dam akardı."
-
[nesnesiz]
Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak
- KARINCALI
-
-
[sıfat]
İçinde, üstünde karınca bulunan
- "Bir süre sonra gözlerimi açtığımda elimdeki karıncalı ekmeği ağaçlığa bırakırken buldum kendimi."
-
Paslı veya dökülme sonucu küçük delikleri olan (metal)
-
Üzerine karınca üşüşmüş gibi görünen ekran görüntüsü
- "Gözlerin karıncalı televizyona kilitlendi."
-
[mecaz]
Rahatsızlık veren
- "Eski, o karıncalı, sinsi, ağrılı pis şakalarını yapmaya başladı."
-
[sıfat]
İçinde, üstünde karınca bulunan
- HARILDAMA
-
-
[isim]
Harıldamak işi
-
[isim]
Harıldamak işi
- SULARINDA
-
-
[zarf]
Saat gibi kelimelerle birlikte yaklaşık zaman bildiren bir söz; raddelerinde
- "Akşam ezanı sularında sofraya oturulurdu."
-
[zarf]
Saat gibi kelimelerle birlikte yaklaşık zaman bildiren bir söz; raddelerinde
- KARARINCA
-
-
[zarf]
Gerektiği ölçüde
-
Gerektiği gibi
-
[zarf]
Gerektiği ölçüde
- ARILAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yabancı şeylerden arınmış duruma gelmek; arılanmak
-
Bakınız özleşmek
- "Atatürk, dilin olabildiğince arılaşarak zenginleşmesini, ölümünden sonra da Türk Dil Kurumunun yaşamasını istemiştir."
-
[nesnesiz]
Yabancı şeylerden arınmış duruma gelmek; arılanmak
- TUTARIKLI
-
-
[sıfat]
Bakınız saralı
-
[sıfat]
Bakınız saralı
- KARIŞLAMA
-
-
[isim]
Karışlamak işi
- "Kol karışlama onun falı imiş."
-
[isim]
Karışlamak işi
- DARILMACA
-
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
"Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
"Sakın darılma" anlamında kullanılan darılmaca yok veya darılmaca gücenmece yok deyiminde geçen bir söz
- SARIYONCA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Sarı yapraklı bir tür yonca
-
[isim, bitki bilimi]
Sarı yapraklı bir tür yonca