İçinde arı olan 7 harfli 97 kelime var. İçerisinde ARI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arı olan kelimeler listesine ya da sonu arı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Arı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I R
3 Harfli Kelimeler
ARI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AR, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARINMIŞ
-
-
[sıfat]
Arı (I) duruma gelmiş olan
- "... Yunus, elbette çağdaş anlamda laik, başka bir deyişle dinsel yabancılaşmadan bütünüyle arınmış bir kişi değildir."
-
[sıfat]
Arı (I) duruma gelmiş olan
- YARINKİ
-
-
[sıfat]
Yarına özgü, yarın olan, yarın yapılan
-
[sıfat]
Yarına özgü, yarın olan, yarın yapılan
- YARIŞIM
-
-
[isim]
Bakınız yarışma
-
[isim]
Bakınız yarışma
- YARILMA
-
-
[isim]
Yarılmak işi
-
[isim]
Yarılmak işi
- KARILIK
-
-
[isim]
Kadın olma durumu
-
Evli kadının kocasına göre olan durumu veya görevi
-
[isim]
Kadın olma durumu
- BARINMA
-
-
[isim]
Barınmak işi
- "Fırtınalı havalarda gemilerin barınmasına pek elverişlidir."
-
[isim]
Barınmak işi
- ZIBARIŞ
-
-
[isim]
Zıbarmak işi
-
[isim]
Zıbarmak işi
- ÇARIKLI
-
-
[sıfat]
Ayağına çarık giymiş
-
[sıfat]
Ayağına çarık giymiş
- ARIZALI
-
-
[sıfat]
Arızası olan, aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.)
- "Soğutma cihazı üç gündür arızalı ve odam yanıyor."
-
[eskimiş]
Bakınız engebeli
- "Ordu arızalı fakat kısa bir yoldan yürüyüşe tekrar başladı."
-
[mecaz]
Sorunlu olan, sorun çıkaran, uyumsuzluk gösteren
- "Eniştemizin memuriyet hayatı büsbütün duraklayacağı yerde arızalı seyrine devam ediyorsa bu ancak babasının sayesinde oluyordu."
-
[argo]
Ruhsal bakımdan sıkıntılı, kurallara uymayıp toplumsal düzenin dışına çıkarak çevresini rahatsız eden (kimse)
-
[sıfat]
Arızası olan, aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.)
- TUTARIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sara
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sara
- BARIŞMA
-
-
[isim]
Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma
- "Araya adam koyup barışmanın yollarını aramaya başladı."
-
[isim]
Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma
- KARARIŞ
-
-
[isim]
Kararmak işi
-
[isim]
Kararmak işi
- KARINSA
-
-
[isim, ağızlardan]
Kuşların tüy değiştirme zamanı
-
[isim, ağızlardan]
Kuşların tüy değiştirme zamanı
- UÇARICA
-
-
[zarf]
Uçarıya yakışır bir biçimde
- "Riyazetle ibadetle geçmiş bir gündüzden sonra gece uçarıca eğlenceler yersiz görülmesin."
-
[zarf]
Uçarıya yakışır bir biçimde
- SARIAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki; zifin (Rhododendron luteun)
-
[isim, bitki bilimi]
Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki; zifin (Rhododendron luteun)
- KOTARIŞ
-
-
[isim]
Kotarmak işi
-
[isim]
Kotarmak işi
- ARITICI
-
- YAKARIŞ
-
-
[isim]
Yakarmak işi; yakarı
-
[din bilimi]
Tanrı'dan bir şey dilemek amacıyla söylenen söz; yakarı, dua, münacat
-
[isim]
Yakarmak işi; yakarı
- BOZARIŞ
-
-
[isim]
Bozarmak işi
-
[isim]
Bozarmak işi
- SARIMLI
-
-
[sıfat]
Sarılmış; burgulu
-
[sıfat]
Sarılmış; burgulu