İçinde anlamak olan 22 kelime var. İçerisinde ANLAMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında anlamak olan kelimeler listesine ya da sonu anlamak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

ŞAMPUANLAMAK

11 Harfli Kelimeler

HARMANLAMAK, KATRANLAMAK, ŞİŞMANLAMAK, TIRPANLAMAK

10 Harfli Kelimeler

ANLAMAKLIK, DUMANLAMAK, LİMANLAMAK, NİŞANLAMAK, SOĞANLAMAK, TALANLAMAK, TAPANLAMAK, YALANLAMAK, ZAMANLAMAK

9 Harfli Kelimeler

ORANLAMAK, PLANLAMAK, PUANLAMAK

8 Harfli Kelimeler

BANLAMAK, KANLAMAK, TANLAMAK, YANLAMAK

7 Harfli Kelimeler

ANLAMAK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Anlamak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A A K L M N

7 Harfli Kelimeler

AKLANMA, ALMANAK, ANLAMAK, KANLAMA

6 Harfli Kelimeler

AKLAMA, ANAMAL, ANLAMA, KANAMA

5 Harfli Kelimeler

AKALA, AKLAN, AKMAN, ALAKA, ALKAN, ALMAK, ALMAN, ANLAK, ANLAM, ANMAK, KALAN, KALMA, KAMAN, KANAL, KANMA, MALAK

4 Harfli Kelimeler

AKMA, ALAN, ALMA, AMAL, AMAN, ANAL, ANAM, ANKA, ANMA, KALA, KAMA, KANA, KLAN, LAKA, LAMA, MALA, MANA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ALA, AMA, ANA, KAL, KAM, KAN, LAK, LAM, LAN, MAL, NAL, NAM

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, AN, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞAMPUANLAMAK

  1. [-i] Şampuanla yıkamak
HARMANLAMAK

  1. [-i] Harman etmek
  2. Bir çember oluşturacak biçimde dolaşmak
  3. [denizcilik] Gemi az bir dümen açısıyla büyük bir eğri çizerek yürümek
ŞİŞMANLAMAK

  1. [nesnesiz] Şişman duruma gelmek; toplanmak
    • "Sizi biraz şişmanlamış buldum." (Halide Edip Adıvar)
KATRANLAMAK

  1. [-i] Bir yere, bir şeye katran sürerek katranla kaplamak
TIRPANLAMAK

  1. [-i] Tırpanla biçmek
  2. [mecaz] Bir topluluğu yok etmek, kırıp geçirmek
  3. [mecaz] İstemediği kişilerin görevlerine son vermek
  4. [mecaz] Bir şeyi ortadan kaldırmaya, yıkmaya girişmek
NİŞANLAMAK

  1. [-i, -le] Bir çiftin evlenme işinin kararlaştığına belirti olarak parmaklarına yüzük takmak; yavuklamak
  2. Bir hedefi vurmak için silah, taş vb.ne belli bir doğrultu vermek
  3. Bir şeyin yerini belirtmek, işaretlemek; nişan koymak
LİMANLAMAK

  1. [nesnesiz] Gemi vb. bir limana girip orada kalmak
    • "Batıdan gelen bu kıyı hattı boyunca tüm Türk vapurları ve yelkenlileri limanlamak için İnebolu’nun, Sinop’un antik taşlarıyla yapılmış bu limanına girmek zorundalar." (İsmail Deniz)
  2. [mecaz] Yatışmak, sakinleşmek
TALANLAMAK

  1. [-i] Bakınız yağmalamak
    • "XVIII. asırda Nadir Şah ... saray hazinelerini gene burada talanlamıştır." (Falih Rıfkı Atay)
YALANLAMAK

  1. [-i] Haber veya sözün gerçek olmadığını bildirmek, yalan olduğunu açıklamak; tekzip etmek
    • "Bir ön sözde yazdığını sondaki ön sözde yalanlıyor, kendinden bile hırsızlama yapıyor." (Tomris Uyar)
ZAMANLAMAK

  1. [-i] Bir konuda en iyi sonucu almak için en iyi, en uygun süreyi belirlemek
  2. Bir işin sürdürülmesi için zamanı planlamak
DUMANLAMAK

  1. [-i] Dumanlı duruma getirmek
  2. Dumana tutmak
  3. [mecaz] Sarhoş etmek
    • "Rıza bey, kafasını iyice dumanlamadan uduna uzanmazdı zaten." (Attilâ İlhan)
TAPANLAMAK

  1. [-i] Tarlaya atılan tohumu örtmek için sürgü çekmek
ANLAMAKLIK

  1. [isim] Bakınız anlama
SOĞANLAMAK

  1. [-i] Soğan katmak
PLANLAMAK

  1. [-i] Yapılacak bir işi belli plana göre düzenlemek
ORANLAMAK

  1. [-i] Ölçmek, hesaplamak, hesap etmek
  2. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak hüküm vermek, tahmin etmek
  3. Karşılaştırmak, kıyaslamak
  4. [-i, -le] Eşit tutmak
PUANLAMAK

  1. [-i] Sorulara verilen cevapları puan olarak değerlendirmek; puan vermek
  2. Herhangi bir konuda puan vermek
    • "Buna göre kullanışlılık testi hazırlayan, uygulayan, cevaplayan ve puanlayan için kolay olmalıdır." (Süleyman Dağlı)
KANLAMAK

  1. [-i] Kana bulamak
BANLAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Horoz ötmek
  2. Bakınız bağırmak
YANLAMAK

  1. [nesnesiz] Yana yatmak, yana dönmek
    • "Bu evler ne kadar mütevazı, çöküp yanlamışlar." (Aka Gündüz)
  2. [-i] Yanından geçmek
  3. [-e, mecaz] Çalışıp yorulmadan başka birisinden geçinmek
    • "Validenin yanına yanlamaktan başka çarem yok!" (Ercüment Ekrem Talu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü