İçinde ami olan 5 harfli 15 kelime var. İçerisinde AMİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ami olan kelimeler listesine ya da sonu ami ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ami Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M İ

3 Harfli Kelimeler

İMA, MAİ

2 Harfli Kelimeler

AM, İM, MA, Mİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARAMİ

Kelime Kökeni: Arapça ārāmį

  1. [isim] MÖ 11-8. yüzyıllar arasında Mezopotamya'da yaşamış halktan veya bu halkın soyundan olan kimse
ZAMİR

Kelime Kökeni: Arapça żamīr

  1. [isim, dil bilgisi] Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik anlamı vererek adların yerini tutan söz; adıl: ben, sen, o, biz, siz, onlar, kendim, kendin, kendi, kendimiz, kendiniz, bu, şu, o, kim, ne, biri
    • "Onu ya insana verilen özel adla ya da adın yerini tutan bir zamirle gösterir." (Azra Erhat)
ESAMİ

Kelime Kökeni: Arapça esāmį

  1. [isim] Bakınız esame
    • "Pusulada başkâtipliğe namzet gösterilen bazı kimselerin esamisi yazılı idi." (Tahsin Paşa)
AGAMİ

Kelime Kökeni: Fransızca agami

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız borazan kuşu
AMİGO

Kelime Kökeni: İspanyolca amigo

  1. [isim] Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse
    • "Sabahattin patlak gözlü, biraz hidrosefal, toraman bir çocuktu; her fırsatta Beşiktaş'ın amigosu olduğunu belli ederdi." (Ahmet Murat)
KAMİL

Kelime Kökeni: Arapça kāmil

  1. [sıfat] Bakınız olgun
CAMİT

Kelime Kökeni: Arapça cāmid

  1. [sıfat] Bakınız cansız
    • "Bir kenara bırakılıvermek, bir camit eşya gibi ayak ucuyla itilmek ne korkunç." (Peyami Safa)
  2. Donmuş olan
TAMİK

Kelime Kökeni: Arapça taʿmīḳ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız derinleştirme
TAMİM

Kelime Kökeni: Arapça taʿmīm

  1. [isim] Bakınız genelge
    • "Askerî tamimlerin, nizamların, kanunların, tefsirlerin, göreneklerin çeşidi, vergi kâtibinin hafızasına yerleşti." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [eskimiş, felsefe] Bakınız genelleştirme
  3. [eskimiş, mantık] Bakınız genelleme
CAMİA

Kelime Kökeni: Arapça cāmiʿa

  1. [isim] Ortak eğilimleri nedeniyle bir araya gelerek birlik oluşturan insan topluluğu
    • "Millî şairler camiaların millet hâline geldikleri zamanlarda ortaya çıkarlar." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız dünya
TAMİR

Kelime Kökeni: Arapça taʿmīr

  1. [isim] Bakınız onarım
  2. [mecaz] Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma
    • "Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu?" (Reşat Nuri Güntekin)
ŞAMİL

Kelime Kökeni: Arapça şāmil

  1. [sıfat] İçine alan, kaplayan, kapsayan
HAMİL

Kelime Kökeni: Arapça ḥāmil

  1. [sıfat, eskimiş] Elinde bulunduran, üzerinde taşıyan
  2. [isim] Bakınız destek
AZAMİ

Kelime Kökeni: Arapça aʿẓamī

  1. [sıfat] En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimal
    • "Ben azami derecede haşarı ve uçarı bir çocuktum." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [matematik] Bakınız maksimum
HAMİŞ

Kelime Kökeni: Arapça hāmiş

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çıkma
    • "Demir Bey mektubuna şu hamişi ilave etti." (Refik Halit Karay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü