İçinde ami olan 5 harfli 15 kelime var. İçerisinde AMİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ami olan kelimeler listesine ya da sonu ami ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ami Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
İMA, MAİ
2 Harfli Kelimeler
AM, İM, MA, Mİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ārāmį
-
[isim]
MÖ 11-8. yüzyıllar arasında Mezopotamya'da yaşamış halktan veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
MÖ 11-8. yüzyıllar arasında Mezopotamya'da yaşamış halktan veya bu halkın soyundan olan kimse
- ZAMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça żamīr
-
[isim, dil bilgisi]
Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik anlamı vererek adların yerini tutan söz; adıl: ben, sen, o, biz, siz, onlar, kendim, kendin, kendi, kendimiz, kendiniz, bu, şu, o, kim, ne, biri
- "Onu ya insana verilen özel adla ya da adın yerini tutan bir zamirle gösterir."
-
[isim, dil bilgisi]
Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik anlamı vererek adların yerini tutan söz; adıl: ben, sen, o, biz, siz, onlar, kendim, kendin, kendi, kendimiz, kendiniz, bu, şu, o, kim, ne, biri
- ESAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça esāmį
-
[isim]
Bakınız esame
- "Pusulada başkâtipliğe namzet gösterilen bazı kimselerin esamisi yazılı idi."
-
[isim]
Bakınız esame
- AGAMİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca agami
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız borazan kuşu
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız borazan kuşu
- AMİGO
-
Kelime Kökeni: İspanyolca amigo
-
[isim]
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse
- "Sabahattin patlak gözlü, biraz hidrosefal, toraman bir çocuktu; her fırsatta Beşiktaş'ın amigosu olduğunu belli ederdi."
-
[isim]
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse
- KAMİL
-
Kelime Kökeni: Arapça kāmil
-
[sıfat]
Bakınız olgun
-
[sıfat]
Bakınız olgun
- CAMİT
-
Kelime Kökeni: Arapça cāmid
-
[sıfat]
Bakınız cansız
- "Bir kenara bırakılıvermek, bir camit eşya gibi ayak ucuyla itilmek ne korkunç."
-
Donmuş olan
-
[sıfat]
Bakınız cansız
- TAMİK
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿmīḳ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız derinleştirme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız derinleştirme
- TAMİM
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿmīm
-
[isim]
Bakınız genelge
- "Askerî tamimlerin, nizamların, kanunların, tefsirlerin, göreneklerin çeşidi, vergi kâtibinin hafızasına yerleşti."
-
[eskimiş, felsefe]
Bakınız genelleştirme
-
[eskimiş, mantık]
Bakınız genelleme
-
[isim]
Bakınız genelge
- CAMİA
-
Kelime Kökeni: Arapça cāmiʿa
-
[isim]
Ortak eğilimleri nedeniyle bir araya gelerek birlik oluşturan insan topluluğu
- "Millî şairler camiaların millet hâline geldikleri zamanlarda ortaya çıkarlar."
-
Bakınız dünya
-
[isim]
Ortak eğilimleri nedeniyle bir araya gelerek birlik oluşturan insan topluluğu
- TAMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿmīr
-
[isim]
Bakınız onarım
-
[mecaz]
Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma
- "Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu?"
-
[isim]
Bakınız onarım
- ŞAMİL
-
Kelime Kökeni: Arapça şāmil
-
[sıfat]
İçine alan, kaplayan, kapsayan
-
[sıfat]
İçine alan, kaplayan, kapsayan
- HAMİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāmil
-
[sıfat, eskimiş]
Elinde bulunduran, üzerinde taşıyan
-
[isim]
Bakınız destek
-
[sıfat, eskimiş]
Elinde bulunduran, üzerinde taşıyan
- AZAMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça aʿẓamī
-
[sıfat]
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimal
- "Ben azami derecede haşarı ve uçarı bir çocuktum."
-
[matematik]
Bakınız maksimum
-
[sıfat]
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik); maksimum, maksimal
- HAMİŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça hāmiş
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çıkma
- "Demir Bey mektubuna şu hamişi ilave etti."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çıkma