İçinde amel olan 24 kelime var. İçerisinde AMEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında amel olan kelimeler listesine ya da sonu amel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
AMELİYATHANE
AMELİYATLI
AKSÜLAMEL, ALLAMELİK
AMELELİK, AMELİLİK, AMELİYAT, KARAMELA, MUAMELAT, MÜSTAMEL, NETAMELİ
AMELİYE, BEŞAMEL, KAMELYA, KARAMEL, LAMELİF, MAMELEK, MUAMELE
ÇAMELİ
AMELE, AMELİ, HAMEL, LAMEL
AMEL
Amel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ALEM, AMEL, ELMA, LAME, MALE, MEAL
3 Harfli Kelimeler
ELA, LAM, MAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AM, EL, EM, LA, LE, MA, ME
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AMELİYATHANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿameliyyāt + Farsça hāne
-
[isim]
Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm
- "Ameliyathanenin yanında koğuşta yatıyor; girip çıkarken gidip bakıyorum, daima su istiyor."
-
[isim]
Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm
- AMELİYATLI
-
-
[sıfat]
Ameliyat edilmiş
- "Ameliyatlı hasta."
-
[sıfat]
Ameliyat edilmiş
- ALLAMELİK
-
-
[isim]
Allame olma durumu
-
[mecaz]
Her şeyi bilir tavrı takınmak, çok bilmişlik
- "Şimdi ben bunları niye anlatıyorum? Herhâlde allamelik taslayıp kafa ütülemek için değil!"
-
[isim]
Allame olma durumu
- AKSÜLAMEL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + ʿamel
- AMELİLİK
-
-
[isim]
Amelî olma durumu
- "Canım bunda amelîlik, nazarilik var mı?"
-
[isim]
Amelî olma durumu
- MÜSTAMEL
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaʿmel
-
[sıfat, eskimiş]
Kullanılmış olan
-
Bakınız eski
-
[sıfat, eskimiş]
Kullanılmış olan
- AMELİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿameliyyāt
-
[isim, tıp]
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi; cerrahi müdahale, operasyon
- "Hastaneden çıkmış, ameliyat başarılı geçmiş."
-
[eskimiş]
İşler, faaliyetler
- "Enkazın kalkması üç dört günlük ameliyata muhtaç."
-
[isim, tıp]
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi; cerrahi müdahale, operasyon
- MUAMELAT
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāmelāt
-
[isim, eskimiş]
İşlemler
- "Muamelat müdürü."
-
Davranışlar
-
[isim, eskimiş]
İşlemler
- NETAMELİ
-
-
[sıfat]
Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan
- "Artık yürüyelim, bir an önce çıkalım bu netameli yerden."
-
Başına sık sık kaza gelen
- "Söyle, hiçbir günü öbürüne uymayan bu belalı, bu netameli adam senden af dilemeye muhtaç mı?"
-
[sıfat]
Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan
- AMELELİK
-
-
[isim]
Amelenin yaptığı iş
- "İstanbul’u, vilayet merkezlerini dolduran tömbeki, çay, kâğıt, kalem ticaretini, ameleliği eline geçirmiş olan Azerbaycanlı Türkoğlu Türklere esvaplarına bakarak 'Acem' diyordu."
-
[isim]
Amelenin yaptığı iş
- KARAMELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca caramella
-
[isim]
Bakınız karamel
- "Al bunları! İçinde Paris’ten gelmiş bonbonlar, karamelalar, fondanlar var. Evine götür. Çocuklarına yedir..."
-
[isim]
Bakınız karamel
- KARAMEL
-
Kelime Kökeni: Fransızca caramel
-
[isim]
Eritilmiş ve birazı yakılmış şekerle yapılan şekerleme, karamelayakılarak kavrulmuş şekere süt, yağ, krema vb. katılarak yapılan kıvamlı şekerleme; karamela
-
[isim]
Eritilmiş ve birazı yakılmış şekerle yapılan şekerleme, karamelayakılarak kavrulmuş şekere süt, yağ, krema vb. katılarak yapılan kıvamlı şekerleme; karamela
- BEŞAMEL
-
Kelime Kökeni: Fransızca béchamel
-
[isim]
Bakınız beşamel sos
- "Beşamel salçasının meyanesini fazla mı kavurdu bilmem, yerken genizde acımtırak bir tat bırakıyordu."
-
[isim]
Bakınız beşamel sos
- KAMELYA
-
Kelime Kökeni: Fransızca camélia
-
[isim, bitki bilimi]
Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki; Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica)
-
[isim, bitki bilimi]
Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki; Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica)
- LAMELİF
-
Kelime Kökeni: Arapça lām + elif
-
[isim]
Arap alfabesinde elifin lam ile birlikte yazılmış biçimi
- "Elindeki kamışı kâğıdın üzerinde hareket ettirdi ve bir lamelif çizdi."
-
[sıfat, eskimiş, mecaz]
Bakınız dolambaçlı
-
[sıfat, eskimiş, mecaz]
Eğri büğrü, çarpık olan
-
[sıfat, eskimiş, mecaz]
Sıkıntılı, karışık olan
- "He ile hidayet Mevla’dan gelir / Lamelif derunum bir Mevla bilir."
-
[isim]
Arap alfabesinde elifin lam ile birlikte yazılmış biçimi
- AMELİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿameliyye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız uygulama
- "Şimdi yavaş yavaş kendimize geliyoruz ama bir damak kaldırma ameliyesine muhtacız hâlâ."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız uygulama
- MUAMELE
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāmele
- MAMELEK
-
Kelime Kökeni: Arapça māmelek
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Bakınız mal varlığı
-
[isim, eskimiş, hukuk]
Bakınız mal varlığı
- ÇAMELİ
-
-
[isim]
Denizli iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Denizli iline bağlı ilçelerden biri
- AMELE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿamele
-
[isim]
Gündelikle çalışan işçi
- "Tuğla harmanındaki ameleler etrafı aradılar."
-
[isim]
Gündelikle çalışan işçi