İçinde alıntı olan 12 kelime var. İçerisinde ALINTI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alıntı olan kelimeler listesine ya da Sonu alıntı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ALINTILANABİLME, ALINTILAYABİLME
ALINTILANMAK
ALINTILAMAK, ALINTILANIŞ, ALINTILANMA
ALINTILAMA
SALINTILI
ÇALINTI, KALINTI, SALINTI
ALINTI
A I I L N T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
ALINTI, ANITLI
5 Harfli Kelimeler
ALTIN, ANTLI, ATILI
4 Harfli Kelimeler
ALIN, ALTI, ANIT, ATIL, ATLI, TANI, TINI
3 Harfli Kelimeler
ALT, ANI, ANT, LAN, NAL, TAL, TAN, TIN
2 Harfli Kelimeler
AL, AN, AT, LA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALINTILANABİLME
-
-
[isim]
Alıntılanabilmek işi
-
[isim]
Alıntılanabilmek işi
- ALINTILAYABİLME
-
-
[isim]
Alıntılayabilmek işi
-
[isim]
Alıntılayabilmek işi
- ALINTILANMAK
-
-
[nsz]
Alıntılama işine konu olmak
-
[nsz]
Alıntılama işine konu olmak
- ALINTILANMA
-
-
[isim]
Alıntılanmak işi
-
[isim]
Alıntılanmak işi
- ALINTILANIŞ
-
-
[isim]
Alıntılanma işi veya biçimi
-
[isim]
Alıntılanma işi veya biçimi
- ALINTILAMAK
-
-
[-i]
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek
-
Bir yazının tamamını almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek
-
[-i]
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek
- ALINTILAMA
-
-
[isim]
Alıntılamak işi
-
[isim]
Alıntılamak işi
- SALINTILI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen
- "Salıntılı bir ev."
-
Yürüyüşünde iki yana salınan
-
[sıfat]
Herhangi bir etkiyle sarsılabilen, sallanabilen
- ÇALINTI
-
-
Çalınmış olan
- "Çalıntı otomobil."
-
Çalınmış olan
- KALINTI
-
-
[isim]
Artıp kalan şey, bakiye
-
Bir kentten veya mimarlık eserinden artakalan bölüm, yıkıntı, harabe, enkaz
- "Efes, Bergama'nın kalıntıları, ulaştıkları uygarlığı serer gözler önüne." (Necati Cumalı)
-
İz, işaret
-
Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey
- "Bu babacan, filozof ve hazırcevap insanlar kuşağı, tükenen bir görgü devrinin son kalıntıları gibidir." (Haldun Taner)
-
[isim]
Artıp kalan şey, bakiye
- SALINTI
-
-
[isim]
Salınma işi
-
[isim]
Salınma işi
- ALINTI
-
-
[isim]
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas
-
Başka bir dilden alınmış kelime
-
[isim]
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas