İçinde alt olan 9 harfli 42 kelime var. İçerisinde ALT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alt olan kelimeler listesine ya da sonu alt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Alt Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L T

3 Harfli Kelimeler

ALT, TAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AT, LA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇOĞALTICI

  1. [isim, teknik] Çoğaltma işini gerçekleştiren düzenek
    • "… bu elektronlar da bir çoğaltıcıdan ve bir yükselteçten geçtikten sonra bir televizyon tüpünün katot ışınları demetini modülasyona uğratır ve tüpün ekranında görüntü meydana gelir." (Safa Kılıçoğlu)
  2. Bakınız müstensih
    • "Orada yazarlar, çevirmenler, kâtipler, çoğaltıcılar, çizimciler ile ciltçiler bulunuyordu." (Ömer Demircan)
  3. Çoğaltma etkisi bulunan
    • "Bugüne kadar yapılan sınıflandırmalar açıklayıcı olmaktan çok, yanılgıları çoğaltıcı sınıflandırmalardır." (İsmail Kara)
YEMEKALTI

  1. [isim] Yemekten önce yenilen soğuk yiyecekler; ordövr
ALTIŞARLI

  1. [sıfat] Altışar altışar sıralanmış
  2. Her biri altı birimden oluşan
    • "Odada her sininin çevresinde beşerli altışarlı kümeler toplanır, hocanın ‘haydi buyurun bayram yemeğine’ işaretiyle yemeye başlanır." (Ali Rıza Balaban)
HASIRALTI
...
KONYAALTI

  1. [isim] Antalya iline bağlı ilçelerden biri
ONALTILIK

  1. [isim, müzik] Birlik notanın on altıda biri uzunluğunda nota
ALTIEYLÜL

  1. [isim] Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
KOCALTMAK

  1. [-i] Kocamasına yol açmak; kocatmak
ALTMIŞLIK

  1. [sıfat] Altmış tanesi bir arada olan veya içinde aynı şeyden altmış tane bulunan
  2. Altmış yaş dolaylarında olan veya görünen (kimse)
    • "Altmışlık bir ninenin evinde oda tutmuştum." (Aka Gündüz)
ALTİMETRE

Kelime Kökeni: Fransızca altimètre

  1. [isim] Bakınız yükseklikölçer
ALTINIMSI

  1. [sıfat] Bakınız altınsı
    • "Sisin içinde de zerre hâlinde altınımsı bir şey vardı…" (Sait Faik Abasıyanık)
DARALTMAK

  1. [-i] Dar duruma getirmek
    • "Hoyrat bir rüzgâr bütün gün tozu dumanına katmış, solukları kesmiş, göğüsleri daraltmıştı." (Tarık Buğra)
  2. Sayıca azaltmak
    • "Aslında geniş olan kadroyu ne akla hizmet edip de bu derece daralttığına bir türlü akıl erdirememişti." (Haldun Taner)
ALTINEKİN

  1. [isim] Konya iline bağlı ilçelerden biri
DENİZALTI

  1. [isim, askerlik] Deniz yüzeyinin altında ve üstünde yol alabilen savaş veya araştırma gemisi; tahtelbahir
    • "Yaprakların hafif iniltisi içinde, çalılıklar arasından geçerek denizaltının demir attığı koya doğru yaklaşıyoruz." (Esat Mahmut Karakurt)
YOĞALTMAK

  1. [-i] Bakınız tüketmek
    • "Bu şehir yılda yirmi bin ton buğday yoğaltır."
YALTAKLIK

  1. [isim] Bakınız dalkavukluk
BALTALAMA

  1. [isim] Baltalamak işi
  2. [mecaz] Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma; sabotaj, sabote
    • "Bu baltalama, tarihî düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürmektir." (Oğuzhan Cengiz)
UFALTILMA

  1. [isim] Ufaltılmak işi
SAĞALTICI

  1. [isim] Bakınız tedavici
DOMALTMAK

  1. [-i] Domalmasını sağlamak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü