İçinde alt olan 9 harfli 42 kelime var. İçerisinde ALT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alt olan kelimeler listesine ya da Sonu alt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ALT, TAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AT, LA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MALTLANMA
-
-
[isim]
Maltlanmak işi
-
[isim]
Maltlanmak işi
- ALTINOLUK
-
-
[isim]
İşlemeli kadın şalvarı
-
Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş ve bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar
-
Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit
-
[isim]
İşlemeli kadın şalvarı
- BOŞALTMAK
-
-
[-i]
Boş duruma getirmek
-
[-i]
Dökmek, boca etmek
- "Tavşan kanı çayı ince belli çay bardağına boşalttı." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak
- "Yayla devriyesi bizden yardım istemek için havaya silah boşaltmış." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Kusmak
-
Gevşetmek, açmak
- "İbrahim Ağa atın kolanlarını boşaltırken, kendini bir iş yapmış sayar." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Boş duruma getirmek
- YOĞALTMAK
-
-
[-i]
Tüketmek
- "Bu şehir yılda yirmi bin ton buğday yoğaltır."
-
[-i]
Tüketmek
- KONTRALTO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kadın seslerinin en kalını
-
Sesi böyle olan sanatçı, alto
-
[isim]
Kadın seslerinin en kalını
- ALTINEKİN
- ...
- BUNALTICI
-
-
[sıfat]
Boğucu, sıkıcı, sıkıntı veren
- "Tartışma koyulaşıp salonun havası hepsine bunaltıcı geldi mi pencereler açılıyor." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[sıfat]
Boğucu, sıkıcı, sıkıntı veren
- KISALTMAK
-
-
[-i]
Kısa duruma getirmek
- "Ben bu sözü biraz daha kısaltarak tekrar edeceğim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Kısa gibi göstermek
- "Bu giysi boyunu kısaltmış."
-
[-i]
Kısa duruma getirmek
- ALÇALTMAK
-
-
[-i]
Alçak duruma getirmek
- "Yastığımızı alçaltsak da yükseltsek de boynumuz ağrır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Değerini azaltmak
- "Sözleriyle kendini alçalttı."
-
[-i]
Alçak duruma getirmek
- KOCALTMAK
-
-
[-i]
Kocamasına yol açmak, yaşlandırmak
-
[-i]
Kocamasına yol açmak, yaşlandırmak
- DOMALTMAK
-
-
[-i]
Domalmasını sağlamak
-
[-i]
Domalmasını sağlamak
- ALTINIMSI
-
-
[sıfat]
Altınsı
-
[sıfat]
Altınsı
- ALTINORDU
- ...
- UFALTILMA
- ...
- SİLAHALTI
-
-
[isim]
Askerlik görevi
- "Silahaltında bulunan er ve erbaşlarla askerî öğrenciler ... oy kullanamazlar." (Anayasa)
-
[isim]
Askerlik görevi
- DELİBALTA
-
-
[sıfat]
Acımasız, gaddar, zalim (kimse)
-
[sıfat]
Acımasız, gaddar, zalim (kimse)
- ALTMIŞLIK
-
-
[sıfat]
İçinde altmış tane bulunan
- "Altmışlık bir paket."
-
Altmış yaşında olan veya görünen
-
[sıfat]
İçinde altmış tane bulunan
- DARALTMAK
-
-
[-i]
Dar duruma getirmek
- "Hoyrat bir rüzgâr bütün gün tozu dumanına katmış, solukları kesmiş, göğüsleri daraltmıştı." (Tarık Buğra)
-
Sayıca azaltmak
- "Aslında geniş olan kadroyu ne akla hizmet edip de bu derece daralttığına bir türlü akıl erdirememişti." (Haldun Taner)
-
[-i]
Dar duruma getirmek
- DARALTICI
-
-
[isim]
Boruların çaplarını daraltmakta kullanılan bağlantı parçası
-
[isim]
Boruların çaplarını daraltmakta kullanılan bağlantı parçası
- DALTONİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Renk körlüğü
-
[isim]
Renk körlüğü