İçinde all olan 8 harfli 72 kelime var. İçerisinde ALL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında all olan kelimeler listesine ya da Sonu all ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L L Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
LAL
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUKALLİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Taklitçi
-
Taklitçi
- MAŞALLAH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[ünlem]
(ma:şalla:h) "Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz
- "Maşallah! Şu güzelliğe bak, Ruhsar..." (Atilla İlhan)
- "Çocuğun bugün maşallahı var, hiç huysuzluk etmedi."
-
(ma:şalla:h) Umulmadık durumlar karşısında şaşkınlık ve sitem belirtmek için söylenen bir söz
- "Baksana... Maşallah üçü de çocukluktan çoktan çıkmışlar!" (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
(ma:şallah) Nazar değmemesi için çocukların üzerine takılan veya çeşitli araç, bina vb. yerlere asılan, üstünde "maşallah" yazılı nazarlık
-
[ünlem]
(ma:şalla:h) "Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz
- ÇANGALLI
- ...
- NALLAMAK
-
-
[-i]
Hayvanın ayağına nal çakmak
-
Öldürmek
-
[-i]
Hayvanın ayağına nal çakmak
- HAMALLIK
-
-
[isim]
Taşıyıcılık
- "Çocuk tam yedi ay hamallık yaptı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Hamala verilen para, hamaliye
-
Kaba ve ağır iş
-
Gereksiz yere yüklenme
- "Böyle güzel havada palto giymek hamallıktır."
-
Zihni gereksiz bilgilerle doldurma
-
[isim]
Taşıyıcılık
- SALLANIŞ
-
-
[isim]
Sallanma işi veya biçimi
-
[isim]
Sallanma işi veya biçimi
- DOĞALLIK
-
-
[isim]
Doğal olma durumu, tabiilik
- "Onu kökenindeki doğallıktan uzaklaştıran etkenlerden sıyırmalı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Doğal olma durumu, tabiilik
- TAZALLÜM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sızlanma, yanıp yıkılma, ağlaşma, yakınma
- "Bu mektup ... manasız edebiyatlar ve tazallümlerden sonra şu satırlarla bitiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Sızlanma, yanıp yıkılma, ağlaşma, yakınma
- HELALLİK
-
-
[isim]
Nikâhlı eş
- "Şimdi büyüklerinin ellerini öp de helallik dile." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Helal olan şey
-
[isim]
Nikâhlı eş
- YASALLIK
- ...
- HARDALLI
-
-
[sıfat]
Hardalı olan
-
[sıfat]
Hardalı olan
- DURALLIK
-
-
[isim]
Dural olma durumu
- "Hayatımızın o dönemlerdeki durallığı, biteviyeliği, romanı toplumumuzdan uzak tutmuştur." (Selim İleri)
-
[isim]
Dural olma durumu
- HALLEDİŞ
- ...
- MAZGALLI
-
-
[sıfat]
Mazgalları olan
-
[sıfat]
Mazgalları olan
- SALLANTI
-
-
[isim]
Sallanma işi
-
Sürüncemede bırakma, savsaklama
-
[isim]
Sallanma işi
- ALLAHLIK
-
-
[sıfat]
Kendisinden hiçbir işte yararlık umulmayan saf ve zararsız (kimse)
- "Bu adam allahlığın biri, elinden bir şey gelmiyor."
-
[sıfat]
Kendisinden hiçbir işte yararlık umulmayan saf ve zararsız (kimse)
- TUTKALLI
-
-
[sıfat]
Tutkal sürülmüş
-
İçinde tutkal bulunan
- "Ellerime sıvaşan ince, nefis kokulu ve tutkallı sütü hissetmekteyim." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Tutkal sürülmüş
- TAKALLÜS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kasılma
- "Beynim uğulduyor, gözlerimin havası kıvılcımlanıyor, parmaklarım takallüs ediyor." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Kasılma
- ÇATALLIK
-
-
[isim]
Çatal konulan yer
-
[isim]
Çatal konulan yer
- KALLEŞÇE
-
-
[sıfat]
Kalleşe yaraşır
-
Kalleşe yaraşır biçimde
- "Gerçeği söylemek, ömrünün son yıllarını yaşayan bu yaşlı Osmanlı paşasını, görmezliğinden kalleşçe faydalanarak alnının ortasından tabancayla vurmak gibi geliyordu." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Kalleşe yaraşır