İçinde alev olan 18 kelime var. İçerisinde ALEV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alev olan kelimeler listesine ya da sonu alev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

ALEVLENDİRİLMEK

14 Harfli Kelimeler

ALEVLENDİRİLME, ALEVLENEBİLMEK, ALEVLENİVERMEK

13 Harfli Kelimeler

ALEVLENDİRMEK, ALEVLENEBİLME, ALEVLENİVERME

12 Harfli Kelimeler

ALEVLENDİRİŞ, ALEVLENDİRME

10 Harfli Kelimeler

ALEVLENMEK

9 Harfli Kelimeler

ALEVLENİŞ, ALEVLENME

8 Harfli Kelimeler

ALEVİLİK

7 Harfli Kelimeler

ALEVSİZ

6 Harfli Kelimeler

ALEVLİ, KALEVİ

5 Harfli Kelimeler

ALEVİ

4 Harfli Kelimeler

ALEV

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Alev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A E L V

4 Harfli Kelimeler

ALEV, EVLA, LEVA, VALE

3 Harfli Kelimeler

ELA, LAV

2 Harfli Kelimeler

AL, AV, EL, EV, LA, LE, VE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALEVLENDİRİLMEK

  1. [nesnesiz] Alevlendirme işine konu olmak
ALEVLENDİRİLME

  1. [isim] Alevlendirilmek işi
ALEVLENEBİLMEK

  1. [nesnesiz] Alevlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Ama yıllar önce onu terk eden sevgilisiyle karşılaşabileceği, bu eski aşkın yeniden alevlenebileceği hiç aklıma gelmiyordu." (Ahmet Ümit)
ALEVLENİVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak alevlenmek
    • "Babamın yarım bıraktığı işi tamamlamak hissi birdenbire içimde alevleniverdi." (Mehmet Niyazi Özdemir)
ALEVLENEBİLME

  1. [isim] Alevlenebilmek işi
ALEVLENDİRMEK

  1. [-i] Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak
    • "Ateşi alevlendirmek."
  2. [mecaz] Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak; harlatmak
    • "Davayı alevlendirerek zavallı beyimi üzmek istemem." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ALEVLENİVERME

  1. [isim] Alevlenivermek işi
ALEVLENDİRME

  1. [isim] Alevlendirmek işi
ALEVLENDİRİŞ

  1. [isim] Alevlendirmek işi
ALEVLENMEK

  1. [nesnesiz] Yanmaya başlamak
  2. Sıcaklığı artmak
    • "Güneş gene alevlendi, kavak yapraklarına türkü söyleten serin esinti dindi." (Tarık Buğra)
  3. [mecaz] Şiddeti artmak
    • "İki eski arkadaş ansızın alevlenen hatıralarının şaşkınlığıyla bir müddet manasız manasız bakıştılar." (Ömer Seyfettin)
  4. [mecaz] Çok öfkelenmek
    • "Bu ağza alınmaz söz üzerine karşıdakiler birden alevlendiler." (Osman Cemal Kaygılı)
ALEVLENME

  1. [isim] Alevlenmek işi
    • "İçin için yanıp alevlenmeye doğru gitmekte de Enderun körüklemeleri yüzünden geri kalmadılar." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [tıp] Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması; eksaserbasyon
ALEVLENİŞ

  1. [isim] Alevlenmek işi
    • "Haddizatında alelade bir polis vakası olan Çörçil hadisesinin alevleniş şekli bu müdahalenin nerelere kadar gidebileceğini gösterir." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
ALEVİLİK

  1. [isim] Alevi olma durumu
ALEVSİZ

  1. [sıfat] Alevi olmayan
    • "Eşkıyalık, zulüm, hakaret, hırsızlık, açlık, yağmacılık alevsiz bir yangın gibi bu bin senelik ana yurdunu yakıp tutuşturuyordu." (Ömer Seyfettin)
KALEVİ

Kelime Kökeni: Arapça ḳalevī

  1. [sıfat, eskimiş, kimya] Bakınız alkalik
ALEVLİ

  1. [sıfat] Alevi olan, alevlenmiş
  2. [mecaz] Çok hareketli
    • "Eskiden de böyle esrarlı idi deniz / Böyle alevli, harlı idi deniz / Böyle ağlardık, ey kalbim / Sebepsiz" (Halit Fahri Ozansoy)
ALEVİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿalevī

  1. [isim] Hz. Ali'ye bağlı olan kimse
ALEV

  1. [isim] Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı; alaz, yalım, yalın (I), yalaz, yalaza, şule
    • "Alevi ve bağrışmaları gören kadın erkek herkes evimizin bahçesine doldu." (Etem İzzet Benice)
  2. Bakınız sıcaklık
    • "İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü