İçinde alev olan 18 kelime var. İçerisinde ALEV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında alev olan kelimeler listesine ya da sonu alev ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ALEVLENDİRİLMEK
ALEVLENDİRİLME, ALEVLENEBİLMEK, ALEVLENİVERMEK
ALEVLENDİRMEK, ALEVLENEBİLME, ALEVLENİVERME
ALEVLENDİRİŞ, ALEVLENDİRME
ALEVLENMEK
ALEVLENİŞ, ALEVLENME
ALEVİLİK
ALEVSİZ
ALEVLİ, KALEVİ
ALEVİ
ALEV
Alev Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ALEV, EVLA, LEVA, VALE
3 Harfli Kelimeler
ELA, LAV
2 Harfli Kelimeler
AL, AV, EL, EV, LA, LE, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALEVLENDİRİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Alevlendirme işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Alevlendirme işine konu olmak
- ALEVLENDİRİLME
-
-
[isim]
Alevlendirilmek işi
-
[isim]
Alevlendirilmek işi
- ALEVLENEBİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Alevlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Ama yıllar önce onu terk eden sevgilisiyle karşılaşabileceği, bu eski aşkın yeniden alevlenebileceği hiç aklıma gelmiyordu."
-
[nesnesiz]
Alevlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
- ALEVLENİVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak alevlenmek
- "Babamın yarım bıraktığı işi tamamlamak hissi birdenbire içimde alevleniverdi."
-
[nesnesiz]
Çabucak alevlenmek
- ALEVLENEBİLME
-
-
[isim]
Alevlenebilmek işi
-
[isim]
Alevlenebilmek işi
- ALEVLENDİRMEK
-
-
[-i]
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak
- "Ateşi alevlendirmek."
-
[mecaz]
Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak; harlatmak
- "Davayı alevlendirerek zavallı beyimi üzmek istemem."
-
[-i]
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak
- ALEVLENİVERME
-
-
[isim]
Alevlenivermek işi
-
[isim]
Alevlenivermek işi
- ALEVLENDİRME
-
-
[isim]
Alevlendirmek işi
-
[isim]
Alevlendirmek işi
- ALEVLENDİRİŞ
-
-
[isim]
Alevlendirmek işi
-
[isim]
Alevlendirmek işi
- ALEVLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Yanmaya başlamak
-
Sıcaklığı artmak
- "Güneş gene alevlendi, kavak yapraklarına türkü söyleten serin esinti dindi."
-
[mecaz]
Şiddeti artmak
- "İki eski arkadaş ansızın alevlenen hatıralarının şaşkınlığıyla bir müddet manasız manasız bakıştılar."
-
[mecaz]
Çok öfkelenmek
- "Bu ağza alınmaz söz üzerine karşıdakiler birden alevlendiler."
-
[nesnesiz]
Yanmaya başlamak
- ALEVLENME
-
-
[isim]
Alevlenmek işi
- "İçin için yanıp alevlenmeye doğru gitmekte de Enderun körüklemeleri yüzünden geri kalmadılar."
-
[tıp]
Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması; eksaserbasyon
-
[isim]
Alevlenmek işi
- ALEVLENİŞ
-
-
[isim]
Alevlenmek işi
- "Haddizatında alelade bir polis vakası olan Çörçil hadisesinin alevleniş şekli bu müdahalenin nerelere kadar gidebileceğini gösterir."
-
[isim]
Alevlenmek işi
- ALEVİLİK
-
-
[isim]
Alevi olma durumu
-
[isim]
Alevi olma durumu
- ALEVSİZ
-
-
[sıfat]
Alevi olmayan
- "Eşkıyalık, zulüm, hakaret, hırsızlık, açlık, yağmacılık alevsiz bir yangın gibi bu bin senelik ana yurdunu yakıp tutuşturuyordu."
-
[sıfat]
Alevi olmayan
- KALEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳalevī
-
[sıfat, eskimiş, kimya]
Bakınız alkalik
-
[sıfat, eskimiş, kimya]
Bakınız alkalik
- ALEVLİ
-
-
[sıfat]
Alevi olan, alevlenmiş
-
[mecaz]
Çok hareketli
- "Eskiden de böyle esrarlı idi deniz / Böyle alevli, harlı idi deniz / Böyle ağlardık, ey kalbim / Sebepsiz"
-
[sıfat]
Alevi olan, alevlenmiş
- ALEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿalevī
-
[isim]
Hz. Ali'ye bağlı olan kimse
-
[isim]
Hz. Ali'ye bağlı olan kimse
- ALEV
-
-
[isim]
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı; alaz, yalım, yalın (I), yalaz, yalaza, şule
- "Alevi ve bağrışmaları gören kadın erkek herkes evimizin bahçesine doldu."
-
Bakınız sıcaklık
- "İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor."
-
[isim]
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı; alaz, yalım, yalın (I), yalaz, yalaza, şule