İçinde aldırma olan 17 kelime var. İçerisinde ALDIRMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aldırma olan kelimeler listesine ya da sonu aldırma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

SALDIRMAMAZLIK

13 Harfli Kelimeler

ALDIRMAMAZLIK

12 Harfli Kelimeler

BAŞKALDIRMAK, SALDIRMAZLIK

11 Harfli Kelimeler

ALDIRMAZLIK, BAŞKALDIRMA

9 Harfli Kelimeler

ÇALDIRMAK, DALDIRMAK, KALDIRMAK, SALDIRMAK

8 Harfli Kelimeler

ALDIRMAK, ALDIRMAZ, ÇALDIRMA, DALDIRMA, KALDIRMA, SALDIRMA

7 Harfli Kelimeler

ALDIRMA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aldırma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A D I L M R

7 Harfli Kelimeler

ALDIRMA, ARDILMA, DAMARLI, DARILMA

6 Harfli Kelimeler

ARMALI, DAMALI, IRLAMA

5 Harfli Kelimeler

ADALI, ADAMI, ALARM, AMALI, ARALI, ARDIL, DALMA, DAMAL, DAMAR, DAMLA, DAMLI, DARAL, DRAMA, IRAMA, MARAL, MARDA

4 Harfli Kelimeler

ADAM, ADIL, ADIM, ADLI, ALDI, ALIM, ALMA, AMAL, ARDA, ARLI, ARMA, DAMA, DARA, DARI, DRAM, LAMA, MALA

3 Harfli Kelimeler

ADA, ALA, AMA, ARA, ARI, DAL, DAM, DAR, IRA, LAM, MAL, RAM

2 Harfli Kelimeler

AD, AL, AM, AR, IR, LA, MA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SALDIRMAMAZLIK

  1. [isim] Bakınız saldırmazlık
ALDIRMAMAZLIK

  1. [isim] Bakınız aldırmazlık
BAŞKALDIRMAK

  1. [-e] Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelmek; isyan etmek, kalkışmak, asileşmek
    • "Hiçbir şeye isyan etmez, kimseye başkaldırmazdı." (Peyami Safa)
  2. [nesnesiz, mecaz] İyice coşmak, kabarmak
    • "Başkaldırmış denizle dövüşe dövüşe boğulanı gördün mü?" (Zeyyat Selimoğlu)
SALDIRMAZLIK

  1. [isim] Birbirine saldırmama durumu
ALDIRMAZLIK

  1. [isim] Bakınız ilgisizlik
BAŞKALDIRMA

  1. [isim] Bakınız başkaldırı
    • "Tartışma, insanların ızdırap ve acıya karşı duydukları başkaldırıya dayanıyordu." (Halide Edip Adıvar)
DALDIRMAK

  1. [-e, -i] Dalma işini yaptırmak, dalmasına sebep olmak
    • "İnce parmaklarını kocasının saçlarına daldırarak yumuşak bir sesle yalvardı." (Peyami Safa)
  2. [mecaz] Bakınız dalmak
SALDIRMAK

  1. [-e] Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek; salmak
    • "Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. [-den] Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek
  3. [mecaz] Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak
  4. [kimya] Etkisiyle eritmek
    • "Asitler madenlere saldırır."
ÇALDIRMAK

  1. [nesnesiz] Çalma işini yaptırmak
  2. [-i] Hırsıza kaptırmak
    • "Saatimi çaldırdım."
KALDIRMAK

  1. [-i] Bulunduğu yerden almak
    • "Az sonra yatakları, yorganları kaldırıp duvar kenarına yığar." (Cengiz Dağcı)
  2. Yukarı doğru hareket ettirmek
    • "Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Bakınız yükseltmek
    • "Duvarı bir metre daha kaldırmalı."
  4. Ürün toplamak, taşımak
  5. Çekmek, taşımak
    • "Bu araba bu yükü kaldırmaz."
  6. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek
  7. [-e] Hastayı hastaneye götürmek
    • "Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar." (Aka Gündüz)
  8. Tören yaparak ölüyü gömmek
  9. Bakınız toplamak
    • "Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar." (Necati Cumalı)
  10. Alıp başka yere götürmek
    • "Kitapları kaldırmış, bulamıyorum."
  11. Bakınız uyandırmak
    • "Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni" (Halk türküsü)
  12. Piyasadan çekmek
    • "İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar."
  13. Elin ulaşamayacağı yere koymak; saklamak
    • "Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin."
  14. Bakınız kaçırmak
  15. İyi etmek, birini iyileştirmek
    • "Bu ilaç onu yataktan kaldırdı."
  16. Bir şeyden çokça satın almak
  17. Bir yere tayin etmek
    • "Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler." (Memduh Şevket Esendal)
  18. Yok etmek, ortadan silmek
    • "Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır." (Orhan Seyfi Orhon)
  19. Oturur veya yatar durumdan çıkararak ayakları üzerinde doğrultmak
    • "Kızı ayağa kaldırdı." (Yaşar Kemal)
  20. Bulunduğu yerden almak, alıp başka yere götürmek
    • "Az sonra yatakları, yorganları kaldı-rıp duvar kenarına yığar." (Cengiz Dağcı)
  21. Bir işi yapması için harekete geçirmek
    • "Beni de Yahudi kızını da zorla çekip oyuna kaldırdı." (Aziz Nesin)
  22. [nesnesiz, mecaz] Uygun gelmek
    • "Bu kumaş fazla süs kaldırmaz."
  23. [argo] Bir şeyi çalmak, aşırmak
ÇALDIRMA

  1. [isim] Çaldırmak işi
ALDIRMAZ

  1. [sıfat] Bakınız ilgisiz
    • "Aldırmaz davranışlar içine giremeyecektik." (Ayla Kutlu)
  2. Bakınız kaygısız
ALDIRMAK

  1. [nesnesiz] Alma işini yaptırmak
    • "Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım." (Necati Cumalı)
  2. [-e, -i] Getirilmesini sağlamak
    • "Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı." (Cahit Uçuk)
  3. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak
    • "Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak."
  4. [-den] Başkasına kaptırmak
    • "Elinden aldırdı çünkü Demircan kardaşını?" (Kemal Tahir)
  5. [-e, -i] Bir nesneyi bir kaba veya yere sığdırmak
    • "Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız."
  6. [-e, mecaz] Birine veya bir şeye önem vermek, değer vermek
    • "Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz" (Enis Behiç Koryürek)
DALDIRMA

  1. [isim] Daldırmak işi
  2. Bir dalı gövdeden ayırmadan toprağa gömerek köklenmesini sağlama yolu
  3. Bu yolla daldırılan dal
KALDIRMA

  1. [isim] Kaldırmak işi
    • "Şimdi yavaş yavaş kendimize geliyoruz ama bir damak kaldırma ameliyesine muhtacız hâlâ." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bakınız tahammül
SALDIRMA

  1. [isim] Saldırmak işi; tehacüm
    • "Onları mı benim üzerime saldırmaya, beni mi onlara çullanmaya davet ediyordunuz?" (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bir tür büyük bıçak
    • "Hele Üsküdar gibi bıçkını fazla semtlerde on çocuktan üç dördünde bir bıçak, bir sustalı, bir usturpa hatta bir saldırma bulunurdu." (Burhan Felek)
ALDIRMA

  1. [isim] Aldırmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü