İçinde akın olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde AKIN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akın olan kelimeler listesine ya da sonu akın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Akın Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K N

4 Harfli Kelimeler

AKIN, ANIK, KANI, KINA

3 Harfli Kelimeler

AKI, ANI, KAN, KIN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAKINMAK

  1. [nesnesiz] Kendine takmak
  2. [-i, mecaz] Bir nitelik veya durum almak
    • "Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği de yoktu." (Falih Rıfkı Atay)
AKINTILI

  1. [sıfat] Akıntısı olan; anaforlu, cereyanlı
YAKINSAK

  1. [sıfat, fizik] Tek bir noktaya doğru yönelen (ışın)
  2. Işıkları aynı noktaya doğru yöneltme özelliği taşıyan (mercek vb.)
  3. [matematik] Değerleri birbirine gittikçe yaklaşarak bir noktaya doğru yönelen (fonksiyon veya nicelik)
YAKINMAK

  1. [nesnesiz] Kına, yakı vb.ni vücudun bir yerine sürmek, koymak
    • "Kına yakınmak."
SAKINGAN

  1. [sıfat] Bakınız ihtiyatlı
YAKINDAN

  1. [zarf] Yakın bir yerden, yakın olarak
    • "Ben Atatürk’ü yakından görmüş, sesini duymuş bir kuşaktanım." (Feridun Andaç)
  2. [mecaz] Çok dikkatli, titiz bir biçimde
    • "Atatürk, bu girişimleri yakından izliyor ve onları belli bir çerçevede toparlamayı düşünüyordu." (Emre Kongar)
SAKINMAK

  1. [-i, -den] Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak; içtinap etmek
    • "Bıçak kemiğe dayandı mı başkaldırır, canını sakınmaz, hakkını ister." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak
  3. Korumak, esirgemek, gözetmek
    • "Kendini tramvay ve otomobil tehlikelerinden sakınarak yürüdü." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BAKINMAK

  1. [-e, nesnesiz] Çevreye göz gezdirmek, araştırmak
    • "Etrafına bakındı fotoğrafçıları çağırmak için." (Ayşe Kulin)
  2. [ağızlardan] Muayene olmak
KINAKINA

Kelime Kökeni: İspanyolca quinaquina

  1. [isim, bitki bilimi] Kök boyasıgillerden, asıl yurdu Güney Amerika olan, Hindistan ve Endonezya'da da yetiştirilen, kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç (Cinchona)
  2. Bu bitkiden yapılan içecek
    • "Kınakına iştah açar."
BAKINCAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız nişangâh
YAPYAKIN

  1. [zarf] Çok yakın
    • "Birimizin erişilmez uzaklarda gördüğünü öbürümüz yapyakın görüyor." (Reşat Nuri Güntekin)
YAKINLIK

  1. [isim] Yakın olma durumu; mukarenet
    • "Ayrı ayrı anlıyorum da aralarında ne yakınlık var, çıkaramadım." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [mecaz] Duygusal bağ veya akrabalık ilişkisi; ahbaplık, karabet, ünsiyet
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü