İçinde akım olan 37 kelime var. İçerisinde AKIM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akım olan kelimeler listesine ya da sonu akım ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

BAKIMSIZLIK, MİSAKIMİLLİ, TAKIMYILDIZ

10 Harfli Kelimeler

AKIMSIZLIK, AKIMTOPLAR, AYAKTAKIMI, BAKIMCILIK, BAKIMINDAN, BAKIMLILIK

9 Harfli Kelimeler

AKIMCILIK, AKIMÖLÇER, BİRTAKIMI

8 Harfli Kelimeler

BAKIMDAN, BAKIMEVİ, BAKIMLIK, BAKIMSIZ, BİRTAKIM, FOTOAKIM, TAKIMADA

7 Harfli Kelimeler

AKIMSIZ, BAKIMCI, BAKIMLI, BIRAKIM, KAKIMAK, ŞAKIMAK, YAKIMCI

6 Harfli Kelimeler

AKIMCI, AKIMLI, KAKIMA, ŞAKIMA

5 Harfli Kelimeler

BAKIM, ÇAKIM, KAKIM, RAKIM, TAKIM, YAKIM

4 Harfli Kelimeler

AKIM

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Akım Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K M

4 Harfli Kelimeler

AKIM

3 Harfli Kelimeler

AKI, KAM

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAKIMYILDIZ

  1. [isim, gök bilimi] Gök kürenin ayrıldığı seksen sekiz parselden her biri
MİSAKIMİLLİ

Kelime Kökeni: Arapça mīs̱āḳ + millī

  1. [isim, tarih] Erzurum ve Sivas kongrelerinde tespit edilip Osmanlı Mebusan Meclisinde 28 Ocak 1920'de kabul edilen ve milletçe sonuna kadar uygulanmasına karar verilen altı maddelik millî sözleşme; Millî Misak
BAKIMSIZLIK

  1. [isim] Bakımsız olma, terk edilme, yüzüstü bırakılma durumu
    • "Bakımsızlıklarla göçüp gitmiş bir cihan / Mevsimler soğumuş, sular azalmış" (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
AYAKTAKIMI

  1. [isim] Görgüsüzlükleri veya bilgisizlikleri dolayısıyla toplum içinde hor görülen kişiler; lümpen, parya
    • "Dükkânlar karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayaktakımı her gün artıyor." (Halide Edip Adıvar)
BAKIMINDAN

  1. [edat] Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından; itibarıyla
    • "Mamafih, bütün şiirimde şekil bakımından bir çeşit barok hâlâ hükmünü sürdürüyordu." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız göre
    • "Çeviri üzerine okuduğum yazıları -okumadıklarım da öyleymiş gibi geliyor bana- yazılma nedenleri bakımından iki büyük öbekte toplayabilirim." (Nermi Uygur)
BAKIMCILIK

  1. [isim] Bakımcının yaptığı iş
  2. Bakınız falcılık
AKIMSIZLIK

  1. [isim] Akımsız olma durumu
BAKIMLILIK

  1. [isim] Bakımlı olma durumu
    • "Şaşırtıcı bir bakımlılığı vardı. Şaşırtıcı diyorum çünkü Jale kendi kendisiyle uğraşmaz pek." (Pınar Kür)
AKIMTOPLAR

  1. [isim, fizik] Bakınız akümülatör
AKIMCILIK

  1. [isim] Akımcı olma durumu
AKIMÖLÇER

  1. [isim, fizik] Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt; amperölçer, ampermetre
BİRTAKIMI

  1. [zamir] Bir bölümü, bir grubu
    • "Önündeki rengârenk şemsiye alayının birtakımı aşağıya, birtakımı yukarıya doğru dalgalana dalgalana gidiyordu." (Recaizade Mahmut Ekrem)
BAKIMSIZ

  1. [sıfat] Özen gösterilmemiş, bakılmamış
    • "Çocuk, kılıksız ve bakımsız." (Necip Fazıl Kısakürek)
TAKIMADA

  1. [isim, coğrafya] Birbirine yakın büyüklü küçüklü birkaç adanın tümü
BAKIMDAN

  1. [zarf] ... yönden, açıdan
    • "Eğer bana sorarsanız bu kâfirlere sığınmanızı hiçbir bakımdan uygun bulmam." (Necip Fazıl Kısakürek)
BAKIMEVİ

  1. [isim] Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş
    • "Bir hastane bünyesinde tek katlı, en fazla on çocuğa hizmet verecek pilot bir bakımevi kurulsa çok şey mi hayal etmiş oluruz acaba?" (Nursel Tunç)
  2. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim
  3. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina
  4. [askerlik] Bakınız kademe
BAKIMLIK

  1. [isim, sinema, televizyon] Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz
FOTOAKIM

Kelime Kökeni: Fransızca photo + Türkçe akım

  1. [isim, fizik] Fotoelektrik olayından elde edilen akım
BİRTAKIM

  1. [sıfat] (nesne için) Belirsiz bir çokluk
    • "Bu adam birtakım nazari meseleleri çözmek için önceki geceden rüyaya yatmıştı." (İhsan Oktay Anar)
BAKIMLI

  1. [sıfat] İyi bakılmış, iyi korunmuş olan
    • "Bulgaristan’da Hasköy’de Otman Baba Dergâhı yine bakımlı idi." (Bedri Noyan)
  2. Beslenme, giyinme vb. gereksinimleri iyi bir biçimde karşılanmış
    • "Avludan atlar geçmeye başladı. Hepsi besili ve bakımlı idi." (Tarık Buğra)
  3. Kıyafet, beden temizliği vb. bakımından kendisine özen gösteren
  4. Özen gösterilmiş (saç, sakal vb.)
    • "Çalışanların da kıyafetleri, saçı sakalı bakımlı ve temiz olmalıdır." (Bahtiyar Eren)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü