İçinde akü olan 14 kelime var. İçerisinde AKÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akü olan kelimeler listesine ya da sonu akü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
AKÜMÜLATÖR
AYAKÜZERİ, ÇALAKÜREK, FAKÜLTELİ
AYAKÜSTÜ
FAKÜLTE, KAKÜLLÜ, TERAKÜM
ABAKÜS
FAKÜL, KAKÜL, ŞAKÜL
BAKÜ
AKÜ
Akü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AKÜ
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKÜMÜLATÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca accumulateur
-
[isim, fizik]
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz; akımtoplar, akü
-
[isim, fizik]
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz; akımtoplar, akü
- FAKÜLTELİ
-
-
[sıfat]
Fakülte öğrencisi olan (kimse)
-
[sıfat]
Fakülte öğrencisi olan (kimse)
- ÇALAKÜREK
-
-
[zarf]
Sürekli kürek çekerek
- "Bu sırada kaldırılmakta olan birinci sınıf merdivenine doğru bir sandalın çalakürek yanaştığı görüldü."
-
[zarf]
Sürekli kürek çekerek
- AYAKÜZERİ
-
-
[zarf]
Bakınız ayaküstü
- "Girişte resmî giyimli üç polis ayaküzeri sohbet ediyorlar."
-
[zarf]
Bakınız ayaküstü
- AYAKÜSTÜ
-
-
[zarf]
Oturmadan, ayakta durarak
- "Makasçı, ayaküstü bana gayet basit kelimelerle bir dram anlattı."
-
Kısa sürede, acele olarak; ayaküzeri
- "Nihayet idare, ayaküstü çıkarılan emirlerle mahpusun yaşayışına bir düzen verilemeyeceğini anladı."
-
[zarf]
Oturmadan, ayakta durarak
- TERAKÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça terākum
-
[isim, eskimiş]
Bakınız birikme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız birikme
- FAKÜLTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca faculté
-
[isim]
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri; medrese
- "Bir ev hizmetçisi azıcık dişini sıkınca çocuğunu fakülteye gönderebiliyor."
-
[isim]
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri; medrese
- KAKÜLLÜ
-
-
[sıfat]
Kâkülü olan
-
[sıfat]
Kâkülü olan
- ABAKÜS
-
Kelime Kökeni: İngilizce abacus
-
[isim, matematik]
Bakınız sayı boncuğu
- "Kahraman vatanseverlerimiz sayılamayacak kadar çok olmakla birlikte, iktisadi vatanseverlerimiz abaküsün boncuk sayısını geçmez."
-
[mimarlık]
Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok; abak (I)
-
[isim, matematik]
Bakınız sayı boncuğu
- FAKÜL
-
Kelime Kökeni: Fransızca facule
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız benek
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız benek
- KAKÜL
-
Kelime Kökeni: Farsça kākul
-
[isim]
Alna düşen kısa kesilmiş saç; perçem
- "Kâküllerini alnına düşürmüş, yanakları al al..."
-
[isim]
Alna düşen kısa kesilmiş saç; perçem
- ŞAKÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça şāḳūl
-
[isim, eskimiş, fizik]
Bakınız çekül
-
[isim, eskimiş, fizik]
Bakınız çekül
- BAKÜ
-
-
[isim]
Azerbaycan'ın başkenti
-
[isim]
Azerbaycan'ın başkenti
- AKÜ
-
Kelime Kökeni: Fransızca accu
-
[isim, fizik]
Bakınız akümülatör
-
[isim, fizik]
Bakınız akümülatör