İçinde akse olan 24 kelime var. İçerisinde AKSE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında akse olan kelimeler listesine ya da sonu akse ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
AKSETTİREBİLMEK
AKSETTİREBİLME
AKSELEROMETRE, AKSESUARCILIK, AKSETTİRİLMEK
AKSEDEBİLMEK, AKSELEROGRAF, AKSETTİRİLİŞ, AKSETTİRİLME
AKSEDEBİLME, AKSETTİRMEK, HAKSEVERLİK
AKSESUARCI, AKSETTİRİŞ, AKSETTİRME
AKSEPTANS
AKSESUAR, AKSETMEK, HAKSEVER
AKSEDİR, AKSEDİŞ, AKSETME
AKSEKİ
AKSE
Akse Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AKSE, KASE, SAKE
3 Harfli Kelimeler
AKS, ASK, KAS, KES, SAK, SEK
2 Harfli Kelimeler
AK, AS, EK, ES, KE, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKSETTİREBİLMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + Türkçe ettirebilmek
-
[-i]
Bakınız yansıtabilmek
-
Bakınız yankılatabilmek
-
[-i]
Bakınız yansıtabilmek
- AKSETTİREBİLME
-
-
[isim]
Bakınız yansıtabilme
-
Bakınız yankılatabilme
-
[isim]
Bakınız yansıtabilme
- AKSETTİRİLMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + Türkçe ettirilmek
-
[nesnesiz]
Bakınız yansıtılmak
- "Arkasında tümen tümen hafiyeler dolaştığını, en ufak hareketlerinin saraya kadar aksettirildiğini biliyordu."
-
Bakınız yankılatılmak
-
[nesnesiz]
Bakınız yansıtılmak
- AKSELEROMETRE
-
Kelime Kökeni: Fransızca accéléromètre
-
[isim, fizik]
Bakınız ivmeölçer
-
[isim, fizik]
Bakınız ivmeölçer
- AKSESUARCILIK
-
-
[isim]
Aksesuarcının yaptığı iş
-
Aksesuarcı olma durumu
-
[isim]
Aksesuarcının yaptığı iş
- AKSETTİRİLME
-
-
[isim]
Bakınız yansıtılma
-
Bakınız yankılatılma
-
[isim]
Bakınız yansıtılma
- AKSEDEBİLMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + Türkçe edebilmek
-
[nesnesiz]
Bakınız yansıyabilmek
- "Yarattığı eserlerde hayatın realiteleri gayet sağlam surette, yeni ve değişik şekillerle aksedebiliyor mu?"
-
Bakınız yankılanabilmek
-
[nesnesiz]
Bakınız yansıyabilmek
- AKSETTİRİLİŞ
-
-
[isim]
Bakınız yansıtılış
- "Ayrıca aynı değerlerin gerçekleştiriliş yani hayata eylem olarak aksettiriliş biçimlerinin farklı olacağına daha önce işaret edilmişti."
-
Bakınız yankılatılış
-
[isim]
Bakınız yansıtılış
- AKSELEROGRAF
-
Kelime Kökeni: Fransızca accélérographe
-
[isim, fizik]
Bakınız ivmeyazar
-
[isim, fizik]
Bakınız ivmeyazar
- HAKSEVERLİK
-
-
[isim]
Haksever olma durumu; hakperestlik
-
[isim]
Haksever olma durumu; hakperestlik
- AKSETTİRMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + Türkçe ettirmek
-
[-e, -i]
Bakınız yansıtmak
-
Bakınız yankılatmak
-
Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak
- "Meseleyi taraf gözetmeden aksettirmek için o yazıdan da bir parça almak isterdik."
-
[-e, -i]
Bakınız yansıtmak
- AKSEDEBİLME
-
-
[isim]
Bakınız yansıyabilme
- "Planlamanın daima üzerinde durulup bir türlü yerine getirilemeyen ekonomik, kültürel ve sosyal cephelerinin hazırlanacak nazım plana aksedebilmesi ... kademeler içinde paralel bir çalışma yapan ekiplerin teşkiline de bağlı gibi gözükmektedir."
-
Bakınız yankılanabilme
-
[isim]
Bakınız yansıyabilme
- AKSETTİRME
-
-
[isim]
Bakınız yansıtma
- "Güneş sanki yalnız sizin tepenize ışık ve sıcaklık aksettirmeye çalışıyor."
-
Bakınız yankılatma
-
[isim]
Bakınız yansıtma
- AKSESUARCI
-
-
[isim]
Aksesuar satan kimse
-
Aksesuarı hazırlayan kimse
- "Şimdi nasıldır bilmiyorum ama o senelerde ne dekoratör ne de aksesuarcılar malzemeleri bütün ısrarımıza rağmen son günden önce getirmezlerdi."
-
Aksesuar kullanmasını seven kimse
-
[isim]
Aksesuar satan kimse
- AKSETTİRİŞ
-
-
[isim]
Bakınız yansıtış
-
Bakınız yankılatış
-
[isim]
Bakınız yansıtış
- AKSEPTANS
-
Kelime Kökeni: İngilizce acceptance
-
[isim, eğitim]
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için yabancı üniversitenin ilgililerince gönderilen kabul belgesi
- "Nerede çalışacağım hakkında henüz Londra’daki herhangi bir enstitüden bir akseptans alamadım."
-
[ticaret]
Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama; kabul
-
[isim, eğitim]
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için yabancı üniversitenin ilgililerince gönderilen kabul belgesi
- AKSETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaks + Türkçe etmek
-
[-e, -den]
Bakınız yansımak
- "Ve aynaya akseden alın kırışığında / Ölümü hatırlarız solgun mum ışığında"
-
Bakınız yankılanmak
- "Aksetti uyanmış tepelerden sırasıyla / Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezindi"
-
[-e, mecaz]
Birileri aracılığıyla duyulmak
- "Zaptiye ve hafiye vakalarına dair havadisler bize, âdeta, efsaneleşmiş olarak aksetmez miydi?"
-
[-e, -den]
Bakınız yansımak
- AKSESUAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca accessoire
-
[isim]
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne
- "Bu pozlar için fotoğrafhanenin kendi özel dekoru ve aksesuarı vardı ki bunlar da çoğunlukla birbirine benzer eşyaydı."
-
Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya
- "Fakat pırlanta işlemeli yakut tacı, bülbül yuvaları gibi çarpıcı aksesuarı olup çıkmıştı."
-
[tiyatro]
Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya
- "Mizansen deriz, rejisör deriz, dekor deriz, kostüm deriz, aksesuar deriz."
-
[isim]
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne
- HAKSEVER
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳḳ + Türkçe sever
-
[sıfat]
Doğru bildiği şeyden ayrılmayan (kimse); hakperest
-
[sıfat]
Doğru bildiği şeyden ayrılmayan (kimse); hakperest
- AKSETME
-
-
[isim]
Bakınız yansıma
-
Bakınız yankılanma
-
[isim]
Bakınız yansıma