İçinde aks olan 6 harfli 17 kelime var. İçerisinde AKS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aks olan kelimeler listesine ya da Sonu aks ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AKS, ASK, KAS, SAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKSATA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Alışveriş, ahzüita
- "Şarap satacağım, ben aksatama bakarım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Alışveriş, ahzüita
- AKSUNA
-
-
[isim]
Basınçlanma
-
[isim]
Basınçlanma
- DAKSİL
- ...
- MAKSUT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İstenen, niyet edilen, güdülen, amaçlanan
-
[sıfat]
İstenen, niyet edilen, güdülen, amaçlanan
- AKSİNE
-
-
[zarf]
Tersine
- "Dikkatle dinlemiyordu bu haberleri. Aksine gittikçe artan bir güvensizlik duyuyordu söylenen sözlere." (Necati Cumalı)
-
[zarf]
Tersine
- TAKSİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kısaltma, kısma
-
Kusurda bulunma
-
Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu
- "Elbette bir taksirimiz varmış ki çekiyoruz. Bugünleri de görmek mukaddermiş." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Kısaltma, kısma
- RELAKS
- ...
- ALPAKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı
-
[isim]
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı
- AKSEKİ
- ...
- TAKSİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi gerekli olan parçalarından her biri
- "Sen nasıl olsa memursun, taksitle her şeyi alabilirsin." (Çetin Altan)
-
[isim]
Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi gerekli olan parçalarından her biri
- TAKSİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Parçalara bölme, bölüştürme
- "Bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti'nin taksimini öngörüyordu." (Atilla İlhan)
-
Bölme
-
Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının içinden geldiği biçimde yaptığı müzik
- "Davullar çalarken, kemanlar taksim yapıyor, kanunlar derin bir ezgi ile titreşirken bando coşuyor." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Parçalara bölme, bölüştürme
- BORAKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu
-
[isim]
Yoğunlaşmış borik asitten türeyen sodyum tuzu
- AKSONA
-
-
[isim]
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları
-
[isim]
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları
- HAKSIZ
-
-
[sıfat]
Hak ve adalete uygun olmayan
-
Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse)
- "Arkadaşınız bu işte haksızdır."
-
[sıfat]
Hak ve adalete uygun olmayan
- AYAKSI
-
-
[sıfat]
Ayağı andıran, ayağa benzeyen, ayak gibi
-
[sıfat]
Ayağı andıran, ayağa benzeyen, ayak gibi
- AKSAMA
-
-
[isim]
Aksamak işi
- "Aradan yedi sekiz ay geçmiş, hiç aksama olmamıştı ödemelerde." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Aksamak işi
- MAKSAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İstenilen şey, amaç, gaye, erek
- "Bugün oraya gitmeden evvel, Maarif idaresine uğradım. Maksadım evrakı geriye almaktı." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Hiçbir maksat gütmeyerek yaptığım bu ufak tefek hizmetler boşa gitti." (Reşat Nuri Güntekin)
- "İmzanın arkasına saklanan adam dost, düşman her kim olursa olsun maksat hasıl olmuştu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
İstenilen şey, amaç, gaye, erek