İçinde aka olan 9 harfli 81 kelime var. İçerisinde AKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aka olan kelimeler listesine ya da Sonu aka ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AKA
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FALAKASIZ
-
-
[sıfat]
Falakası olmayan
-
[sıfat]
Falakası olmayan
- REFAKATÇİ
-
-
[isim]
Hastanelerde hastanın yanında kalan, hastaya yardımcı olan kimse
-
[isim]
Hastanelerde hastanın yanında kalan, hastaya yardımcı olan kimse
- SAKAMETLİ
-
-
[sıfat]
Kötü, bozuk
-
[sıfat]
Kötü, bozuk
- BAKAYAZMA
-
-
[isim]
Bakayazmak işi
-
[isim]
Bakayazmak işi
- AKÇAKAVAK
-
-
[isim]
Akkavak
-
[isim]
Akkavak
- KARAKAVUK
-
-
[isim]
Hindiba
-
[isim]
Hindiba
- BAKAKALMA
-
-
[isim]
Bakakalmak işi veya durumu
-
[isim]
Bakakalmak işi veya durumu
- YAKABİLME
- ...
- MAKARNACI
-
-
[isim]
Makarna yapan veya satan kimse
-
Makarnayı çok seven kimse
-
Şişman, hareketsiz kimse
-
İtalyan
- "Şimdi kralımızdan jandarma çavuşuna kadar hepimiz makarnacıların emrindeyiz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Makarna yapan veya satan kimse
- KAKAVANCA
- ...
- ŞAKALAŞMA
-
-
[isim]
Şakalaşmak işi
-
[isim]
Şakalaşmak işi
- ŞAKALAŞIŞ
- ...
- BAKAKALIŞ
-
-
[isim]
Bakakalma işi veya biçimi
-
[isim]
Bakakalma işi veya biçimi
- BAŞMAKALE
-
-
[isim]
Başyazı
-
[isim]
Başyazı
- TABAKASIZ
-
-
[sıfat]
Tabakası olmayan
-
[sıfat]
Tabakası olmayan
- YAKALAMAK
-
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak
- "Üç ince dalı birleştirerek sıkıca yakaladım." (Refik Halit Karay)
-
Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek
-
Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak
- "Bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar." (Halide Edip Adıvar)
-
Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak
- "Kocasını bir kadınla yakalamış."
-
Bir kimsenin suçluluğunu gösteren söz, bakış veya işareti fark etmek
-
Birdenbire etkisi altına almak
- "Yağmur bizi yolda yakaladı."
-
Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak
- "Zehra, Yorgaki'nin müziğini herhangi bir yerinden yakalıyor." (Atilla İlhan)
-
Belirlemek, anlamak
- "Kız onun zayıf damarını yakalamıştı." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak
- VAKANÜVİS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi
- CAKALANMA
-
-
[isim]
Caka satma
-
[isim]
Caka satma
- BAKALORYA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı
-
[isim]
Üniversitelere girebilmek için lise öğreniminden sonra verilen olgunluk sınavı
- AKAÇLAMAK
-
-
[-i]
Bir yerde birikmiş suları akıtmak
-
Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak
-
[-i]
Bir yerde birikmiş suları akıtmak