İçinde aka olan 7 harfli 82 kelime var. İçerisinde AKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aka olan kelimeler listesine ya da sonu aka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AKA
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAKACAK
-
-
[isim]
Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde; mahrukat
-
[isim]
Odun, kömür gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde; mahrukat
- OCAKAYI
-
-
[isim]
Sığırlarda asalaklara bağlı olarak görülen ve hayvanı öldüren bir hastalık
-
[isim]
Sığırlarda asalaklara bağlı olarak görülen ve hayvanı öldüren bir hastalık
- SAKALIK
-
-
[isim]
Sakanın işi
-
[isim]
Sakanın işi
- DERAKAP
-
Kelime Kökeni: Farsça der + Arapça ʿaḳab
-
[zarf, eskimiş]
Hemen arkasından
-
Bakınız çabucak
-
[zarf, eskimiş]
Hemen arkasından
- MUAŞAKA
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāşaḳa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız âşıktaşlık
- "Bir muaşakadan sonra evlendiği hanımla aralarında bir hayli kıskançlık vakaları geçmiş."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız âşıktaşlık
- TRUAKAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca trocart
-
[isim, tıp]
Vücut boşluklarına girmek veya sıvı boşaltmak için kullanılan, kanül içine yerleştirilmiş sivri uçlu cerrahi alet; trokar
-
[isim, tıp]
Vücut boşluklarına girmek veya sıvı boşaltmak için kullanılan, kanül içine yerleştirilmiş sivri uçlu cerrahi alet; trokar
- HAFAKAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫafaḳān
-
[isim]
Sıkıntı, çarpıntı; afakan
- "Gece, hafakanlar içinde, vaziyeti unutup da elektrik düğmesini çevirdiğim zaman korkunç bir 'tık' sedası duydum."
-
[isim]
Sıkıntı, çarpıntı; afakan
- AKSAKAL
-
-
[isim]
Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse; duayen
-
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse
-
[isim]
Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse; duayen
- REFAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça refāḳat
-
[isim]
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
- "Nice yıllar devam eden bir refakatin hatırası bundan mı ibaretti?"
-
[müzik]
Eşlik etme
-
[isim]
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
- LAKAYIT
-
Kelime Kökeni: Arapça lāḳayd
-
[sıfat]
Bakınız ilgisiz
- "Yüzündeki gülümseyiş geçti, yeniden lakayıt, uzak ve donmuş hâlini takındı."
-
[zarf]
İlgisiz bir biçimde
- "Kız, kendini mümkün olduğu kadar sakin, lakayıt gösterebilmek için elinden geleni yapmaya çalışmaktadır."
-
[sıfat]
Bakınız ilgisiz
- PLAKALI
-
-
[sıfat]
Üzerinde plaka bulunan
- "Bir ara Türkiye plakalı uzun araçlara yaklaştık."
-
[sıfat]
Üzerinde plaka bulunan
- SAKALLI
-
-
[sıfat]
Sakalı olan
- "Uzaktan çadırımıza doğru gelen siyah sakallı, kırk beşlik bir bedeviyi işaret ettiler."
-
[isim, tarih]
Yaşı geçkin savaş tutsağı
-
[sıfat]
Sakalı olan
- VAKARLI
-
-
[sıfat]
Bakınız ağırbaşlı
- "Vakarlı, gösterişli bir adam."
-
[sıfat]
Bakınız ağırbaşlı
- ŞAKAMSI
-
-
[zarf]
Şakaya benzer biçimde
- "İşçinin başına şakamsı şap şap vurur."
-
[zarf]
Şakaya benzer biçimde
- LAKAPLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir lakabı olan
-
Lakap takılmış olan
-
[sıfat]
Herhangi bir lakabı olan
- YAKASIZ
-
-
[sıfat]
Yakası olmayan
- "Adamın sırtında yakasız bir mintan, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı."
-
[sıfat]
Yakası olmayan
- TAKATLİ
-
-
[sıfat]
Takati olan
-
[sıfat]
Takati olan
- KAKALAK
-
Kelime Kökeni: Almanca Kakerlak
-
[isim, hayvan bilimi]
Daha çok gemilerde görülen bir tür hamam böceği
-
[isim, hayvan bilimi]
Daha çok gemilerde görülen bir tür hamam böceği
- LAKAYDİ
-
Kelime Kökeni: Arapça lāḳaydī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ilgisizlik
- "Hâlinde bir gevşeklik ve lakaydi vardı."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ilgisizlik
- PLAKACI
-
-
[isim]
Plaka yapıp satan kimse
-
[isim]
Plaka yapıp satan kimse