İçinde aka olan 7 harfli 82 kelime var. İçerisinde AKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aka olan kelimeler listesine ya da Sonu aka ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A A K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

AKA

2 Harfli Kelimeler

AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAKASIZ

  1. [sıfat] Yakası olmayan
    • "Adamın sırtında yakasız bir mintan, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)

TALAKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düzgün söz söyleme kolaylığı
    • "Sakin ve çekingen Ahmet Naci, umulmaz bir talakat ve hararetle uzun uzun söyledi." (Reşat Nuri Güntekin)

ALAKART

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Seçmeli yemek, tabildot karşıtı
  2. [zarf] Yemek listesinden seçerek
    • "Alakart yedik."

LİYAKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Layık olma, yaraşırlık, uygunluk, değim
  2. Yeterlilik, kifayet
    • "Her birimiz kendi liyakatimize göre, üzerimize bir vazife almalıyız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MAKAMLI
...
CEFAKAR
...
JAKARLI
...
MUTLAKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kesinlikle
    • "Mutlaka sabırsızlığından kendi kendine soyunmaya girmiştir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

SAKARYA
...
KAÇAKAÇ
...
BAKARAK

  1. [zarf] Göre
    • "Sen onlara bakarak daha anlayışlısın."

SADAKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İçten bağlılık, sağlam, güçlü dostluk
    • "Vazifemi sadakatle yaptığımdan dolayı memnun olduklarını sanıyorum." (Refik Halit Karay)

RİYAKAR
...
SAKATÇI

  1. [isim] Sakatatçı
    • "Emeğini alınca doğru hâldeki sakatçıya uğradı." (Memduh Şevket Esendal)

LAKAPLI

  1. [sıfat] Herhangi bir lakabı olan
  2. Lakap takılmış olan

ÇALYAKA

  1. [zarf] Yakasına yapışıp sıkıca tutarak
    • "Bizi çalyaka karakola götürdüler." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Şimdi karakoldan görürlerse kudurmuşsun diyerek çalyaka ederler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

LAKAYIT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] İlgisiz, aldırmaz, umursamaz, kayıtsız
    • "Yüzündeki gülümseyiş geçti, yeniden lakayıt, uzak ve donmuş hâlini takındı." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Onun gözyaşlarına lakayıt kalmak mecburiyetinde bulunuyorum." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [zarf] İlgisiz, aldırmaz, umursamaz, kayıtsız bir biçimde

AKSAKAL

  1. [isim] Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse
  2. Ermiş, evliya

SAKARCA

  1. [zarf] Sakar gibi, sakara benzer bir biçimde

HAKASÇA
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü