İçinde aka olan 5 harfli 34 kelime var. İçerisinde AKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aka olan kelimeler listesine ya da sonu aka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K

3 Harfli Kelimeler

AKA

2 Harfli Kelimeler

AK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALAKA

Kelime Kökeni: Arapça ʿalāḳa

  1. [isim] Bakınız ilgi
    • "Sporla alakası var, dedimse öyle sıkı fıkı bir alaka değil." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız gönül bağı
    • "Benim başkalarının aşk ve alakasıyla uğraşacak vaktim yok!" (Ömer Seyfettin)
DAKAR

  1. [isim] Senegal'in başkenti
TAKAT

Kelime Kökeni: Arapça ṭāḳat

  1. [isim] Vücuttaki iş yapabilme, başarabilme gücü; derman, hâl, mecal
    • "Hareket edebilecek ne vasıtamız ne takatimiz vardı." (Aka Gündüz)
TAKAS

Kelime Kökeni: Arapça taḳāṣṣ

  1. [isim] Bakınız değişim
  2. [ticaret] İki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ödenmesi
VAKAR

Kelime Kökeni: Arapça vaḳār

  1. [isim] Bakınız ağırbaşlılık
    • "Hepsi temiz, hepsi yeni giyinmiş askerin vakarı, efendiliği üstlerinden akıyor." (Halide Edip Adıvar)
KAKAO

Kelime Kökeni: Fransızca cacao

  1. [isim, bitki bilimi] İki çeneklilerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç; Hint bademi (Theobroma cacao)
  2. [bitki bilimi] Bu ağacın meyvesinin çekirdeği
  3. Bu çekirdeklerin öğütülmesiyle elde edilen toz
  4. Bu tozdan su veya sütle hazırlanan içecek
ŞAKAK

  1. [isim] Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge; duluk
    • "Ara sıra boynunu, şakaklarını ovdururdu bana." (Yusuf Atılgan)
AKALA

Kelime Kökeni: İngilizce acala

  1. [isim] Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir tür pamuk
MAKAT

Kelime Kökeni: Arapça maḳʿad

  1. [isim] Bakınız kıç
  2. [anatomi] Bakınız anüs
  3. Minderli alçak sedir
    • "Babam gecelik entarisiyle makatta oturuyordu." (Cahit Külebi)
  4. Minder yüzü, minderin üzerine yayılan kumaş
MAKAS

Kelime Kökeni: Arapça miḳaṣṣ

  1. [isim] Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç; sındı
    • "Her iki eliyle kullanırdı makasıyla tarağını." (Necati Cumalı)
  2. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet
  3. Birbirini kesen demir yolu kavşağı
  4. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay
  5. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi
  6. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı
  7. [mecaz] Çalma, kırpma
  8. [mimarlık] Bakınız dirsek
  9. [denizcilik] Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni
  10. [hayvan bilimi] Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç
  11. [spor] Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılan bir hareket
MAKAM

Kelime Kökeni: Arapça maḳām

  1. [isim] Devlet kademesinde yüksek ve önemli memuriyet; kat (I), huzur, mansıp, mevki, post
  2. Durulan yer, mekân tutulan yer
    • "İnsan değil, gökyüzündeki makamını şaşırarak yere inmiş bir melektir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. Bakınız makam odası
    • "29 Ekim günü, kaymakam makamında tebrikleri kabul eder, sonra Cumhuriyet Alanı’na gidilir." (Oktay Güvemli)
  4. Bir velinin veya büyük bir zatın defnedildiği veya defnedilmediği hâlde onun adına yapılmış türbe; ziyaret yeri
    • "Kâhta’nın ziyaretgâhı ve mesire yeri de Suraka Hazretlerinin makamı." (Münevver Ayaşlı)
  5. [müzik] Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi
    • "Rast makamında 15. yüzyıldan bize kalan tüm eserler Meragi’ye ait olup hepsi ladinîdir." (Halûk Yücel)
MAKAK

Kelime Kökeni: Fransızca macaque

  1. [isim, hayvan bilimi] Güneydoğu Asya'da yaşayan kuyruklu bir maymun (Macacus)
BAKAÇ

  1. [isim, fizik] Bakınız dürbün
  2. Bakınız vizör
RAKAM

Kelime Kökeni: Arapça raḳam

  1. [isim, matematik] Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri
    • "0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, I, II, III ..."
  2. [mecaz] Bu işaretlerle belirtilen miktar veya değer
    • "Kayıplar yüksek bir rakama çıktı."
AKAJU

Kelime Kökeni: Fransızca acajou

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız maun
    • "Akajudan yapılmış bu narin ve şık dolaplar otuz âşıklı bir kokotun elbise dolaplarına benziyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. [sıfat] Maundan yapılmış
    • "Kenarda akaju bir yazıhane duruyordu." (Ömer Seyfettin)
  3. [sıfat] Maun renginde olan
    • "... büsbütün tabii bir siyahlıkta değil, hafif bir akaju rengine çalıyor." (Orhan Seyfi Orhon)
HAKAN

  1. [isim, tarih] Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir ünvan
    • "Eski Türklerde hakan, devletin ve yürütmenin başıydı. Özellikle yürütmeye ilişkin büyük yetkilere sahipti." (Koray Kamcı)
  2. Osmanlı padişahlarına verilen ünvan
HAKAS

  1. [isim] Rusya Federasyonu’na bağlı Hakas Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
SAKAK

  1. [isim] Çene altı
ARAKA

Kelime Kökeni: Yunanca

  1. [isim, bitki bilimi] İri taneli bezelye
AKAİT

Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳāʾid

  1. [isim, din bilimi] İnanışlar
  2. İbadet dışında inanç ve imanla ilgili dinî kuralların bütünü
  3. Bir dinin inanç ve imanla ilgili kurallarını inceleyen bilim dalı
  4. Bu kuralları toplayan kitap
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü