İçinde aka olan 4 harfli 12 kelime var. İçerisinde AKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aka olan kelimeler listesine ya da sonu aka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A K
3 Harfli Kelimeler
AKA
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳār
-
[isim, eskimiş]
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk; akaret
-
[isim, eskimiş]
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk; akaret
- AKAK
-
-
[isim, coğrafya]
Bakınız yatak
- "Büğetin oraya varınca dere yatağının alt tarafından, kurumuş akaktan sürüyü öteki tarafa geçirdik."
-
Eğimi, inişi fazla olan yer
-
[isim, coğrafya]
Bakınız yatak
- AKAD
-
-
[isim, tarih]
Mezopotamya'da MÖ 24. yüzyılda kurulan devlet ve bu devletin halkı
-
[isim, tarih]
Mezopotamya'da MÖ 24. yüzyılda kurulan devlet ve bu devletin halkı
- ŞAKA
-
-
[isim]
Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz; latife
- "Şaka ettiğini ama şakanın tadını kaçırdığını söylüyordu."
-
[isim]
Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz; latife
- KAKA
-
-
[isim]
Bakınız dışkı
-
[sıfat]
Çocuk dilinde kötü, çirkin
-
[isim]
Bakınız dışkı
- CAKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca giacca
-
[isim, argo]
Bakınız gösteriş
- "Onların dördünde de bir kral havası, bir padişah cakası vardır."
-
[isim, argo]
Bakınız gösteriş
- SAKA
-
Kelime Kökeni: Arapça saḳḳā
-
[isim]
Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse; sucu
-
Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse
-
[isim]
Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse; sucu
- VAKA
-
Kelime Kökeni: Arapça vaḳʿa
-
[isim]
Bakınız olay
- "O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü."
-
[tıp]
Herhangi bir hastalığa yakalanma durumlarından her biri
-
[isim]
Bakınız olay
- AKAÇ
-
-
[isim]
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç
-
Yer altı su oluğu
-
[isim]
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç
- YAKA
-
-
[isim]
Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü
- "Paltosunun yakasını kaldırıp tenha caddeyi tutturdu."
-
Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası
-
Karşılıklı iki yandan her biri; geçe (II)
- "Sokağın karşı yakasına geçtiler."
-
Eğimli arazi
-
Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha
-
Bakınız semt
-
Bakınız kenar
-
[denizcilik]
Bakınız sahil
-
[denizcilik]
Yelkenlerin kenar ve köşeleri
-
[isim]
Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü
- TAKA
-
-
[isim, denizcilik]
Doğu Karadeniz Bölgesi'ne özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi
- "Limana vardıklarında kendilerini bekleyen takayı görünce ürperdi."
-
[sıfat, mecaz]
Bozuk, zor çalışan veya eski kara taşıtları için kullanılan bir söz
- "Babamın taka arabasını ben kullanıyorum o yorulmasın diye."
-
[isim, denizcilik]
Doğu Karadeniz Bölgesi'ne özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi
- LAKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca lacca
-
[isim]
Yol üzerinde oluşan çukur
-
[isim]
Yol üzerinde oluşan çukur