İçinde ak olan 8 harfli 1114 kelime var. İçerisinde AK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ak olan kelimeler listesine ya da Sonu ak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BILKIMAK

  1. [nsz] Bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, erimek

PAYLAMAK

  1. [-i] Birine kusurundan ötürü sert sözler söylemek, azarlamak
    • "Görümcesi onu paylıyor, o ise Kutlu'nun yüzüne bakıyordu, duymamacasına." (Nezihe Araz)

ŞAPPADAK

  1. [zarf] Ansızın
  2. Ani bir "şapırtı" sesi çıkararak
    • "Sonra şappadak alnımdan öpersin." (Ercüment Ekrem Talu)

DAMLAMAK

  1. [-e] Damla durumunda tane tane düşmek
    • "Örtüye yağ damlamış."
  2. [nsz] İçindekini damla damla akıtmak
    • "Musluk damlıyor."
  3. [nsz] Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek
    • "Herkes yattıktan sonra şu fıstık ağacının altına damla." (Peyami Safa)

KAZAKLIK

  1. [isim] Karısına söz geçirme, dediğini yaptırma durumu

PATAKREM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yüz ve boyundaki bozuklukları ve pürüzleri gideren pudra ile fondöten karışımı bir madde

RAPPADAK

  1. [zarf] Ansızın

RUJLAMAK

  1. [isim] Ruj sürmek

ŞAKKADAK

  1. [zarf] Ansızın
    • "İşte böyle bir gün adamın hatasını şakkadak suratına vururlardı." (Ömer Seyfettin)

TOSLAMAK

  1. [-i] Tos vurmak
    • "Koç çocuğu tosladı."
  2. [-e] Taşıt ön kısmını bir yere veya bir başka taşıta hafifçe çarpmak
  3. [-e] Önündeki cismi görmeyerek hızla ona çarpmak
  4. [-e] Para vermek
    • "Beyoğlu'na çıkmadan rejisör ona bir elli kâğıt tosladı." (Atilla İlhan)

VURUNMAK

  1. [nsz] Kendine vurmak
  2. Giyinmek, örtünmek
    • "Yaşmak vurunmak."
  3. Koymak

ALACAKLI

  1. [sıfat] Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı
    • "Gelir desen dar gelir / Günaşırı alacaklılar gelir." (Orhan Veli Kanık)

BAŞLAMAK

  1. [-e] Bir işe girişmek, harekete geçmek
    • "Şairliğe on sekiz yaşında gazel ve rubailerle başlamıştı." (Haldun Taner)
    • "Gene başlama!"
  2. [nsz] Çalışır, işler, yürür duruma girmek
    • "Bundan başka evlenme hayatı da oldukça başarılı başladı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak
    • "Şiirimiz milletimizin Anadolu'daki teşekkülü ile başlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. Görünmek
    • "Kasabanın kenar mahallelerinden sonra bir mezarlık başlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Etkisini göstermek
    • "Kış başlarken yapraklar döküldü." (Cahit Uçuk)
  6. Hoş olmayan bir davranışa koyulmak
    • "Etraftaki çocuklar gene arsızlanmaya başladılar." (Osman Cemal Kaygılı)

BIÇAKSIZ
...
ÇIRAKLIK

  1. [isim] Çırak olma durumu, yamaklık
    • "Evimize yakın olan bu kahveye gide gele, kahveci çıraklığına başlayıverdim." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Çırağın yaptığı iş
    • "Bir şey söylemeden çıraklık vazifesini alırdı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Çırağa verilen ücret
  4. Çırakların çalıştığı yer

DAYAKSIZ

  1. [sıfat] Dayağı olmayan

KIPIRDAK

  1. Çok hareketli, yerinde duramayan, canlı

PAKLAMAK

  1. [-i] Arıtmak

TAKRİBEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Aşağı yukarı, yaklaşık olarak
    • "Bendeniz istasyondan burasını ölçmedim ya! Takriben söyledim." (Memduh Şevket Esendal)

TASLAMAK

  1. [-i] Taşçılıkta bir taşın kaba bölümlerini, çıkıntılarını almak
  2. Kendinde olmayan bir değeri varmış gibi göstermek
    • "Düne kadar kibir onların, büyüklük taslamak onların." (Necati Cumalı)
  3. Gözetlemek, gizlice izlemek

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü