İçinde ak olan 8 harfli 1114 kelime var. İçerisinde AK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ak olan kelimeler listesine ya da Sonu ak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKTÖRECİ
...
AKUZATİF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Belirtme durumu

HAKTANIR

  1. [sıfat] Herkesin hakkını gözeten (kimse), hakşinas

MÜSTAKİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Doğru, doğruluktan şaşmayan
  2. Doğrulu

SAPTAMAK

  1. [-i] Bir şeyi belirgin kılmak, tespit etmek

TAKAYYÜT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bağlı olma, bağlanma
  2. Üstüne düşme, özen gösterme

YATIRMAK

  1. [-i] Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
    • "Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [-i] Uyutmak
    • "Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar." (Ömer Seyfettin)
  3. [-i] Eğmek, yatık duruma getirmek
    • "Yağmur ekinleri yatırdı."
  4. [-i] Konuk etmek
  5. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek
    • "Eline geçen serveti ... emlaka yatırıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
  6. Parayı bir kuruluşa vermek, teslim etmek
    • "Telefon parasını PTT'ye yatırdım."
  7. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek
    • "Pastırmayı çemene yatırmak."
  8. [-i] Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak
    • "Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor." (Atilla İlhan)
  9. Harcamak
    • "Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır." (Haldun Taner)

BAĞIRDAK

  1. [isim] Bağıldak

KAZITMAK

  1. [-i] Kazıma işini yaptırmak
    • "Berbere o koskoca bıyıklarını kazıt da çocuklarla yeniden zıpzıp oynamaya başla!" (Osman Cemal Kaygılı)

SAVURMAK

  1. [-i] Havaya atıp dağıtmak, saçmak
    • "Bir eğlence yerinde destelerle banknotu havaya savurduktan sonra..." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak
  3. Kaldırıp atmak, fırlatmak
    • "Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu." (Nazlı Eray)
  4. [nsz] Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak
    • "Kılıç savurmak. Değnek savurmak."
  5. Bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek
    • "Sarnıcın suyunu savurmak."
  6. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak
    • "Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı." (Peyami Safa)
  7. [nsz] Yalan, küfür vb. söylemek
    • "Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti." (Haldun Taner)
  8. Boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek
    • "Paraları savurmak."

AĞARTMAK

  1. [-i] Ak duruma getirmek, beyazlatmak
  2. Kuyumculukta gümüşü temizlemek

ALABACAK

  1. [sıfat] Ayağı sekili (at)
  2. Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse)

BALKIMAK

  1. [nsz] Parlamak, parıldamak
  2. Şimşek çakmak
  3. Su halkalanmak, dalgalanmak
  4. Organ, kesik kesik ağrımak, sancımak

KULAKTAN

  1. [zarf] Sadece duyarak, dinleyerek
    • "Fırat sultan bu okçu şehzadeye kulaktan âşık olmuş." (Refik Halit Karay)

PARALAKS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Farklı iki yerden çok uzaktaki bir noktaya yönelmiş iki doğru arasındaki açı
  2. Dünyanın yarıçapını bir gezegenden veya dünya güneş uzaklığını bir yıldızdan gören açı

PUFLAMAK

  1. [nsz] "Puf" diye ses çıkararak sıkıntı veya üzüntüsünü belli etmek

YOĞALMAK

  1. [nsz] Varlığı ortadan kalkmak, yok olmak

AYRIŞMAK

  1. [nsz] Birbirinden ayrılmak, birliği bozmak
  2. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek

DUDAKSIZ

  1. [sıfat] Dudağı olmayan

BOŞNAKÇA
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü