İçinde ak olan 7 harfli 683 kelime var. İçerisinde AK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ak olan kelimeler listesine ya da Sonu ak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CARTLAK
- ...
- BUDAMAK
-
-
[-i]
Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak
-
Bir şeyi eksiltmek, azaltmak
- "Aylıkları budamak."
-
Yeni filiz sürmesi için bir bitkinin dallarını kesmek
-
Güreşte rakibinin ayaklarını bir ayak oyunu veya vuruşu ile yerden kesmek
-
[-i]
Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak
- KONAKÇI
-
-
[isim]
Toplu olarak yapılan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kimse
-
Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay
-
Asalağın erginini veya gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı, konak
-
[isim]
Toplu olarak yapılan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kimse
- MUTLAKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Kesinlikle
- "Mutlaka sabırsızlığından kendi kendine soyunmaya girmiştir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[zarf]
Kesinlikle
- TAKINAK
-
-
[isim]
Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce
-
[isim]
Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce
- UÇAKSIZ
- ...
- UFLAMAK
-
-
[nsz]
Acı, sızı duyarak uf demek
-
[nsz]
Acı, sızı duyarak uf demek
- ATLAMAK
-
-
[-den]
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
- "Duvardan atlamak. Hendekten atlamak."
-
[-den]
Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek biçimde kendini bırakmak
- "Çukura atlamak."
-
[-e]
Binmek
- "Atlasam bir vapura, şehre insem diyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek
-
[-i]
Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek
-
[-i]
Sınıfı okumadan geçmek
- "Birinci sınıfı atladı."
-
Çıkmak, inmek
- "Otomobilden atlayıp vapura doğru seğirten bir adama tutup sual sorulur mu?" (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-de]
Yanılmak, aldanmak
-
[-den]
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
- ÇIRAKMA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Şamdan
-
[isim]
Şamdan
- AKŞEHİR
- ...
- AKSIRIŞ
-
-
[isim]
Aksırma, aksırma biçimi
- "Kollarını açıp üç kişilik yer kaplayarak yemek yiyişi, aksırışı ve gülüşü çekilmez." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Aksırma, aksırma biçimi
- BUNAKÇA
-
-
[zarf]
Bunak gibi
-
[zarf]
Bunak gibi
- OFLAMAK
-
-
[nsz]
"Of" diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
- "Oflaya puflaya neleri varsa hepsini vermek zorunda kalırlar." (Çetin Altan)
- "Bunaltıcı, öğürtücü, uyku getiren bir sıcak, oflatıp puflatıyordu." (Orhan Kemal)
-
[nsz]
"Of" diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
- OKLAMAK
-
-
[nsz]
Ok gibi fırlamak
-
[-i]
Okla vurmak
-
[nsz]
Ok gibi fırlamak
- UNUTMAK
-
-
[-i]
Aklında kalmamak, hatırlamamak
- "Kaç kere aynı palavralarla kendimi avutmuş, öfkemi geçirmiş, sonradan hepsini unutmuştum." (Refik Halit Karay)
-
Bir şeyi dalgınlıkla bir yerde bırakmak
-
Bir şeyi yapamaz duruma gelmek
- "Onu da bilirdim eskiden memleketteyken amma sonradan unuttum." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Bağışlamak
- "Onun yersiz davranışlarını çoktan unuttum."
-
Gereken önemi vermemek, üstünde durmamak
- "İçinde kabaran sevinçten vücudunun berelerini unutarak uyudu." (Halide Edip Adıvar)
-
Hatırdan, gönülden çıkarmak
- "İyiliğini de ölünceye kadar unutmam." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Aklında kalmamak, hatırlamamak
- TENAKUZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Anlam aykırılığı, çelişme, çelişki
-
[isim]
Anlam aykırılığı, çelişme, çelişki
- BIRAKIT
-
-
[isim]
Miras
-
[isim]
Miras
- SICAKÇA
-
-
[sıfat]
Biraz sıcak, sıcağa yakın
-
[sıfat]
Biraz sıcak, sıcağa yakın
- ANTRAKT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ara
-
[isim]
Ara
- ARAŞMAK
- ...