İçinde ak olan 10 harfli 1231 kelime var. İçerisinde AK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ak olan kelimeler listesine ya da sonu ak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOŞANILMAK
-
-
[nesnesiz]
Boşanma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Boşanma işi yapılmak
- SIĞINILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sığınma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Sığınma işi yapılmak
- SIRTLANMAK
-
-
[-i]
Sırtlamak işi yapılmak
-
[mecaz]
Sorumluluk almak, üstüne almak
- "Eşini pek az görmüş, çocuklarının mesuliyetini tek başına sırtlanmak zorunda kalmış."
-
[-i]
Sırtlamak işi yapılmak
- KIRPTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Kırpma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Kırpma işini yaptırmak
- TİRYAKİLİK
-
-
[isim]
Bakınız düşkünlük
- "Onun için ... bu nargile tiryakiliğini dert saymaz."
-
[isim]
Bakınız düşkünlük
- YAKINLAŞMA
-
-
[isim]
Yakınlaşmak işi; yakınlama
- "Zenginliğe doğru kendimde bir yakınlaşma duyar, elmaslı, kürklü kadınlara sokulmak isterdim."
-
[isim]
Yakınlaşmak işi; yakınlama
- KANATILMAK
-
-
[-i]
Kanatma işi yapılmak
- "Bir sabah bembeyaz bir arabayla gelip çöpün sahibi olduğunu, söyleyen adamın ağzı burnu kanatıldı."
-
[-i]
Kanatma işi yapılmak
- BAKIMINDAN
-
-
[edat]
Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından; itibarıyla
- "Mamafih, bütün şiirimde şekil bakımından bir çeşit barok hâlâ hükmünü sürdürüyordu."
-
Bakınız göre
- "Çeviri üzerine okuduğum yazıları -okumadıklarım da öyleymiş gibi geliyor bana- yazılma nedenleri bakımından iki büyük öbekte toplayabilirim."
-
[edat]
Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından; itibarıyla
- SARIMTIRAK
-
-
[sıfat]
Bakınız sarımsı
- "Sarımtırak kirpiklerinin arasından bana bakan gözleri çivit mavisiydi."
-
[sıfat]
Bakınız sarımsı
- DAVALAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak
-
[nesnesiz]
Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak
- BAKIŞIMSIZ
-
-
[sıfat, matematik]
Aralarında bakışım bulunmayan (iki şey) veya iki yanı arasında bakışım olmayan (bir şey); simetrisiz, asimetrik
- "Genel olarak bakışımsız kompozisyonlar izleyicide büyük bir görsel gerilim uyandırır."
-
[sıfat, matematik]
Aralarında bakışım bulunmayan (iki şey) veya iki yanı arasında bakışım olmayan (bir şey); simetrisiz, asimetrik
- ALAKALANMA
-
-
[isim]
Bakınız ilgilenme
-
[isim]
Bakınız ilgilenme
- OLUMLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Olumlu duruma gelmek veya getirilmek
-
[nesnesiz]
Olumlu duruma gelmek veya getirilmek
- BOĞUŞULMAK
-
-
[nesnesiz]
Boğuşma işi yapılmak
- "Cehaletle savaşılmaz, boğuşulur."
-
[nesnesiz]
Boğuşma işi yapılmak
- NEZAKETSİZ
-
-
[sıfat]
Nazik olmayan
- "Birdenbire tavırlarını değiştirmişler, nezaketsiz diyemeyeceğim ama oldukça soğuk bir eda takınmışlardı."
-
[sıfat]
Nazik olmayan
- SARPLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Sarp bir duruma girmek
- "Yol birdenbire sarplaştı."
-
[nesnesiz]
Sarp bir duruma girmek
- EMLAKÇILIK
-
-
[isim]
Emlakçının yaptığı iş
-
[isim]
Emlakçının yaptığı iş
- BIÇAKLANMA
-
-
[isim]
Bıçaklanmak işi
-
[isim]
Bıçaklanmak işi
- HIŞILDAMAK
-
-
[nesnesiz]
Hışıltılı ses çıkarmak
-
[nesnesiz]
Hışıltılı ses çıkarmak
- TIRAŞLAMAK
-
-
[-i]
Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek
-
Bir şeyin üzerindeki pürüzleri almak; yontmak
-
[argo]
Bıkkınlık verecek kadar uzun, asılsız, abartılı konuşmak
-
[-i]
Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek