İçinde ak olan 10 harfli 1231 kelime var. İçerisinde AK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ak olan kelimeler listesine ya da Sonu ak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ADDOLUNMAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[nsz]
Sayılmak
- "İstanbul'da mühim addolunacak teşebbüslerden biri İngiliz Muhipleri Cemiyeti idi." (Atatürk)
-
[nsz]
Sayılmak
- FIKIRDAMAK
-
-
[nsz]
Fıkır fıkır kaynamak
-
Cilvelenmek
- "Ben kapıdan çıkarken, iki genç fıkırdayarak arkamdan bakıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[nsz]
Fıkır fıkır kaynamak
- KAZAKİSTAN
- ...
- PALAZLAMAK
-
-
[nsz]
Kuş yavrusu irileşip semirmek
-
Küçük çocuk gelişmek
-
Varlığı artmak, zenginlemek
-
[nsz]
Kuş yavrusu irileşip semirmek
- SABUKLAMAK
-
-
[nsz]
Abuk sabuk, saçma sapan söz söylemek
-
[nsz]
Abuk sabuk, saçma sapan söz söylemek
- ŞAVKLANMAK
- ...
- BATAKÇILIK
-
-
[isim]
Batakçı olma durumu
-
[isim]
Batakçı olma durumu
- ÇATILDAMAK
-
-
[nsz]
Çatık duruma gelmek
-
[nsz]
Çatık duruma gelmek
- KIKIRDAKLI
-
-
[sıfat]
Yapısında kıkırdak bulunan
-
[sıfat]
Yapısında kıkırdak bulunan
- NAKLİYATÇI
-
-
[isim]
Taşıma işleri yapan kimse, taşımacı
-
[isim]
Taşıma işleri yapan kimse, taşımacı
- YABANTIRAK
-
-
[isim]
Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu (Anethum graveolens)
-
[isim]
Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu (Anethum graveolens)
- ATANDIRMAK
- ...
- ÇALKALAMAK
-
-
[-i]
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak
- "Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına!" (Atilla İlhan)
-
[nsz]
İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak
- "Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek
- "Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak."
-
Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek
-
[nsz]
Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak
- "Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Kuluçka yumurtalarını çevirmek
-
Sağlığının bozulmasına yol açmak
-
[-i]
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak
- OYNATILMAK
-
-
[nsz]
Oynatma işine konu olmak
- "Biri gelir bakarsa taşı eski hâlinde bulmalıdır, oynatıldığı belli olmamalıdır." (Refik Halit Karay)
-
[nsz]
Oynatma işine konu olmak
- TANIKLAMAK
-
-
[-i]
Bir iddiayı tanıkla desteklemek, tanık göstermek
-
[-i]
Bir iddiayı tanıkla desteklemek, tanık göstermek
- TUTAMLAMAK
-
-
[-i]
Bir tutam almak
-
[-i]
Bir tutam almak
- UYDULAŞMAK
-
-
[nsz]
Uydu durumuna gelmek
-
[nsz]
Uydu durumuna gelmek
- YAYIKLAMAK
-
-
Yayıkta dövmek
-
Yayıkta dövmek
- AZARLATMAK
-
-
[-i]
Azarlama işini yaptırmak veya azarlanmasına yol açmak
- "O kendini kimseye azarlatmaz."
-
[-i]
Azarlama işini yaptırmak veya azarlanmasına yol açmak
- BAŞAKORTÇU
-
-
[isim]
Müzik aletlerini akort edenlerin başı
- "Muhatabımız Silezya erganun fabrikasının başakortçularından biri imiş." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Müzik aletlerini akort edenlerin başı