İçinde ak olan 10 harfli 1231 kelime var. İçerisinde AK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ak olan kelimeler listesine ya da sonu ak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BOŞANILMAK

  1. [nesnesiz] Boşanma işi yapılmak
SIĞINILMAK

  1. [nesnesiz] Sığınma işi yapılmak
SIRTLANMAK

  1. [-i] Sırtlamak işi yapılmak
  2. [mecaz] Sorumluluk almak, üstüne almak
    • "Eşini pek az görmüş, çocuklarının mesuliyetini tek başına sırtlanmak zorunda kalmış." (Ayşe Kulin)
KIRPTIRMAK

  1. [-e, -i] Kırpma işini yaptırmak
TİRYAKİLİK

  1. [isim] Bakınız düşkünlük
    • "Onun için ... bu nargile tiryakiliğini dert saymaz." (Sait Faik Abasıyanık)
YAKINLAŞMA

  1. [isim] Yakınlaşmak işi; yakınlama
    • "Zenginliğe doğru kendimde bir yakınlaşma duyar, elmaslı, kürklü kadınlara sokulmak isterdim." (Refik Halit Karay)
KANATILMAK

  1. [-i] Kanatma işi yapılmak
    • "Bir sabah bembeyaz bir arabayla gelip çöpün sahibi olduğunu, söyleyen adamın ağzı burnu kanatıldı." (Lâtife Tekin)
BAKIMINDAN

  1. [edat] Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından; itibarıyla
    • "Mamafih, bütün şiirimde şekil bakımından bir çeşit barok hâlâ hükmünü sürdürüyordu." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız göre
    • "Çeviri üzerine okuduğum yazıları -okumadıklarım da öyleymiş gibi geliyor bana- yazılma nedenleri bakımından iki büyük öbekte toplayabilirim." (Nermi Uygur)
SARIMTIRAK

  1. [sıfat] Bakınız sarımsı
    • "Sarımtırak kirpiklerinin arasından bana bakan gözleri çivit mavisiydi." (Ziya Osman Saba)
DAVALAŞMAK

  1. [nesnesiz] Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak
BAKIŞIMSIZ

  1. [sıfat, matematik] Aralarında bakışım bulunmayan (iki şey) veya iki yanı arasında bakışım olmayan (bir şey); simetrisiz, asimetrik
    • "Genel olarak bakışımsız kompozisyonlar izleyicide büyük bir görsel gerilim uyandırır." (Yusuf Keş)
ALAKALANMA

  1. [isim] Bakınız ilgilenme
OLUMLANMAK

  1. [nesnesiz] Olumlu duruma gelmek veya getirilmek
BOĞUŞULMAK

  1. [nesnesiz] Boğuşma işi yapılmak
    • "Cehaletle savaşılmaz, boğuşulur." (Özdemir Asaf)
NEZAKETSİZ

  1. [sıfat] Nazik olmayan
    • "Birdenbire tavırlarını değiştirmişler, nezaketsiz diyemeyeceğim ama oldukça soğuk bir eda takınmışlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SARPLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Sarp bir duruma girmek
    • "Yol birdenbire sarplaştı."
EMLAKÇILIK

  1. [isim] Emlakçının yaptığı iş
BIÇAKLANMA

  1. [isim] Bıçaklanmak işi
HIŞILDAMAK

  1. [nesnesiz] Hışıltılı ses çıkarmak
TIRAŞLAMAK

  1. [-i] Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek
  2. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri almak; yontmak
  3. [argo] Bıkkınlık verecek kadar uzun, asılsız, abartılı konuşmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü